Tunus’ta Cumhurbaşkanı Kays Said yönetiminin muhaliflere yönelik baskıları sürerken, Nahda Hareketi’nin eski lider vekili Münzer el-Üneysi, 2023’te sızdırılan ses kayıtlarıyla bağlantılı davada 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aynı davada gazeteci Ziyad el-Heni’ye 4 yıl, gıyabında yargılanan üç sanığa ise 25’er yıl hapis cezası verildi. Kararlar, ülkede muhalefet ve basın özgürlüğü üzerindeki baskılara ilişkin kaygıları yeniden gündeme getirdi.
Tunus’ta Cumhurbaşkanı Kays Said yönetiminin muhalif siyasetçiler ve gazeteciler üzerindeki hukuki baskıları devam ederken, Nahda Hareketi’nin eski lider vekili Münzer el-Üneysi hakkında verilen 9 yıllık hapis cezası tepki çekti.
Tunus İlk Derece Mahkemesi bünyesindeki terör suçlarına bakan ceza dairesi, kararı salı günü geç saatlerde açıkladı. Aynı davada gazeteci Ziyad el-Heni 4 yıl hapis cezasına çarptırılırken, gıyabında yargılanan eski bakan ve Nahda yöneticisi Rafik Abdüsselam, gazeteci Mahir Zeyd ve medya çalışanı Şehrazad Akâşe’ye 25’er yıl hapis cezası verildi. Kararların derhâl uygulanmasına hükmedildi.
Muhalefet ve basın özgürlüğü çevrelerinde endişelere yol açan kararlar, Tunus’ta siyasi muhalefetin faaliyet alanının daraldığı bir dönemde geldi.
Sızdırılan kayıtlar üzerinden ağır cezalar
Dava, Eylül 2023’te Münzer el-Üneysi ile Şehrazad Akâşe arasında geçtiği öne sürülen bir telefon görüşmesine ait ses kaydının sızdırılmasıyla başladı. Kayıtta, Nahda Hareketi içindeki anlaşmazlıklar, yolsuzluk iddiaları ve partinin yurt dışından finansman aldığı yönündeki iddiaların konuşulduğu öne sürüldü.
Tunus’un resmî haber ajansı TAP’ın bir yargı kaynağına dayandırdığı habere göre sanıklar, terör suçlarının işlenmesine veya işlenme ihtimaline ilişkin bilgileri bildirmemek ve terörle bağlantılı suçlar kapsamında Tunus’un diplomatik çıkarlarına zarar verme amacıyla yabancı bir devletin ajanlarıyla temas kurmak gibi suçlardan mahkûm edildi.
Ancak davada verilen ağır cezalar, terörle mücadele mevzuatının siyasi muhalifler ve gazeteciler üzerindeki etkisine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
El-Üneysi’nin eşi Rahma Laabidi, kararı duyduktan sonra Facebook üzerinden yaptığı açıklamada şaşkınlığını dile getirerek eşinin serbest bırakılmasını istedi.
Gazeteciye 4 yıl hapis: Basın özgürlüğüne yönelik kaygılar büyüyor
Tunus Gazeteciler Sendikası, gazeteci Ziyad el-Heni’ye verilen 4 yıllık hapis cezasını kınadı. Sendika, kararı gazetecilere ve basın özgürlüğüne yönelik baskının daha da tırmanması olarak değerlendirdi.
Sendikanın açıklamasına göre el-Heni, soruşturmanın başlangıcında ses kayıtlarıyla ilgili dosyada tanık olarak çağrılmış ve davaya ilişkin bilgi sağlayan kaynaklarla ilişkisi hakkında sorgulanmıştı. Daha sonra hukuki statüsü değiştirilerek sanık hâline getirildi ve terörle mücadele ile kara para aklamayla mücadele mevzuatı kapsamında suçlandı.
El-Heni’ye yöneltilen suçlamalar arasında terör örgütü kurmak, bir terör örgütü yararına gizli bilgileri açıklamak, terör suçunu bildirmemek ve Tunus’un çıkarlarına zarar verecek eylemleri teşvik etmek amacıyla yabancı devlet görevlileriyle temas kurmak bulunuyor.
Gazeteciler Sendikası, kovuşturmanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savunarak sanıkların adil yargılanıp yargılanmadığı konusunda ciddi kaygılar dile getirdi.
Kays Said yönetimi altında muhalefet üzerindeki baskılar
Nahda Hareketi’nin eski lider vekili el-Üneysi hakkındaki karar, Cumhurbaşkanı Kays Said’in Temmuz 2021’de iktidarını pekiştirmesinden bu yana Tunus’ta yaşanan siyasi gerilimlerin gölgesinde verildi.
Said, 2021’de parlamentonun çalışmalarını askıya almış, ardından parlamentoyu feshetmiş ve cumhurbaşkanının yetkilerini önemli ölçüde genişleten yeni bir anayasa yürürlüğe koymuştu.
Muhalefet grupları, Said yönetimini demokratik kurumları zayıflatmak ve eleştirmenleri susturmak için yargıyı kullanmakla suçluyor. Cumhurbaşkanı Said ise bu suçlamaları reddediyor.
Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi, Nisan 2023’ten bu yana cezaevinde bulunuyor ve farklı davalarda birden fazla hapis cezasına çarptırıldı.
2011 devriminin ardından Tunus siyasetinin en önemli güçlerinden biri hâline gelen Nahda Hareketi, son yıllarda giderek artan siyasi ve hukuki baskılarla karşı karşıya. Said yönetiminin iktidarını genişletmesinden bu yana çok sayıda muhalif siyasetçi, aktivist ve gazeteci; devlet güvenliğine karşı komplo kurmak ve terörle bağlantılı suçlar gibi çeşitli suçlamalarla yargılandı.
Muhalefet çevreleri bu süreci siyasi alanın daraltılması olarak değerlendirirken, yönetim yöneltilen suçlamaları reddediyor.

