Batı Şeria'da zeytin hasadı sezonu hedefte: 500'den fazla saldırı, 157 milyon doları aşan zarar

Batı Şeria'da zeytin hasadı sezonu hedefte: 500'den fazla saldırı, 157 milyon doları aşan zarar

Batı Şeria'da zeytin hasadı sezonunun başlangıcından ekim sonuna kadar 500'den fazla saldırı gerçekleştirildiği bildirildi. Saldırılar nedeniyle zeytinyağı üretimi yaklaşık yüzde 50 azalırken, 2023'ten bu yana sektördeki doğrudan kayıplar 157 milyon doları aştı. İşgal güçleri ve yerleşimci çetelerinin çiftçilere yönelik saldırıları, ürün hırsızlıkları ve yeni yerleşim faaliyetleri devam ediyor.

İşgal altındaki Batı Şeria'da zeytin hasadı sezonu, İsrail işgal güçleri ve yerleşimci çetelerinin giderek artan saldırılarına maruz kalıyor. Askerî kısıtlamalar, araziye erişimin engellenmesi ve Filistinli çiftçilere yönelik saldırılar nedeniyle zeytinyağı üretimi yaklaşık yüzde 50 azalırken, tarım sektörünün 2023'ten bu yana uğradığı zararın 157 milyon doları aştığı bildirildi.

Filistin Topraklarını Savunma ve Yerleşimlere Karşı Direniş Ulusal Ofisinin 24-30 Ekim 2026 dönemini kapsayan haftalık raporunda, zeytin hasadı sezonunun başlangıcından ekim ayının sonuna kadar işgal güçleri ve yerleşimci çeteleri tarafından 500'den fazla saldırı gerçekleştirildiği belirtildi.

Yaklaşık 200 Filistin yerleşim birimini etkileyen saldırıların ağırlıklı olarak Nablus, Cenin, Selfit ve Ramallah vilayetlerinde yoğunlaştığı kaydedildi.

Rapora göre saldırılar; çiftçilerin arazilerine ulaşmalarının ve zeytin hasadı yapmalarının engellenmesini, ağaçların tahrip edilmesini, tarım işçilerinin darbedilmesini ve ürünlerin çalınmasını kapsıyor. Ayrıca 150'den fazla doğrudan ürün hırsızlığı vakasının belgelendiği, çalınan zeytinlerin yerleşimlerde kurulan tesislere götürülerek sıkıldığı ve yerleşimci çeteleri adına pazarlanarak ticari kazanca dönüştürüldüğü aktarıldı.

Üretim yarı yarıya düştü, zarar 157 milyon doları aştı

Filistin Tarım Bakanlığının tahminlerine göre, mevcut sezonda zeytinyağı üretiminin 10-11 bin ton seviyesinde kalması bekleniyor. Oysa ilk tahminlerde üretimin yaklaşık 21 bin tona ulaşabileceği öngörülüyordu.

Raporda, üretimdeki düşüşün temel nedenlerinden birinin zeytin ağaçlarıyla kaplı arazilerin yaklaşık yarısında hasat yapılamaması olduğu belirtildi. Özellikle ayrım duvarının arkasında ve yerleşimlerin yakınında bulunan tarım arazilerine, askerî kısıtlamalar ve tekrarlanan saldırılar nedeniyle çiftçilerin erişemediği ifade edildi.

2023'ten bu yana zeytin sektörünün uğradığı doğrudan ve birikimli zararın 157 milyon doları aştığı kaydedildi. Bu kayıpların, Batı Şeria'daki Filistinli ailelerin en önemli tarımsal gelir kaynaklarından biri olan zeytincilik sektörünün karşı karşıya kaldığı tahribatı gözler önüne serdiği vurgulandı.

Çiftçilerin ürünlerinin çalınmasına aşırılıkçı hahamlardan fetva, askerî kısıtlamalara yeni kararlar

Raporda, Filistinlilere ait zeytin ürünlerinin çalınmasına dinî gerekçeler sunulması amacıyla aşırılıkçı haham Dov Lior'un 16 Ekim'de yayımladığı fetvaya da dikkat çekildi.

Lior'un, yerleşimci çetelerine Filistinlilerin zeytinlerini toplama ve çalma izni verdiği, bu eylemi dinî bir erdem ve toprağın işgal edilmesine yönelik bir emir olarak sunduğu belirtildi. Söz konusu fetvada, arazilerin Yahudilere ait olduğu iddiasının öne sürüldüğü aktarıldı.

Daha önce Kiryat Arba yerleşiminin hahamlığını yapan Lior'un, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile bağlantılı dinî isimlerden biri olduğu ifade edildi. Bu fetvanın, aralarında İshak Şapira, Yosef Elitzur ve Haham Mordehay Eliyahu'nun da bulunduğu aşırılıkçı hahamların daha önceki fetvalarının devamı niteliğinde olduğu kaydedildi. Bu kapsamda Şapira ve Elitzur'un Kralın Öğretisi adlı kitabına da atıfta bulunuldu.

Öte yandan işgal ordusu, Filistinli çiftçilerin zeytin hasadı amacıyla kendi tanımladığı şekliyle "devlet arazilerine" girişini yasaklayan yeni uygulamaları yürürlüğe koydu. İlk kez uygulandığı belirtilen bu kararla, özel mülkiyete ait arazilere erişim de işgal makamlarıyla önceden koordinasyon sağlanması şartına bağlandı.

İşgal yönetimi ve ordusu içerisinde Filistinli çiftçilere destek veren uluslararası dayanışma aktivistlerine yönelik kışkırtıcı söylemlerin de arttığı belirtildi. Söz konusu aktivistlerin "anarşist" olarak nitelendirildiği, çiftçilerle birlikte hedef alınan arazilere ulaşmaya çalışırken saldırılara maruz kaldıkları aktarıldı.

Yeni yerleşim noktaları ve Batı Şeria'yı parçalama planları

Raporda, Batı Şeria'nın farklı vilayetlerinde yeni yasa dışı yerleşim noktalarının kurulduğu ve mevcut yerleşimlerin genişletilmesine yönelik planların sürdüğü belirtildi.

Cenin vilayetinde: İşgal güçleri, Ceba ve Sanur beldeleri arasındaki yol üzerinde bulunan Sanur askerî kampına mobil konutlar (karavanlar) getirdi. Bu adım, temmuz ayında İsrail Güvenlik Kabinesi tarafından onaylanan "Doğu Sanur" yerleşiminin kurulmasına yönelik hazırlıklarla eş zamanlı gerçekleştirildi. Bölgede arazi düzleme çalışmalarının başlatıldığı ve planın Cenin vilayetindeki Filistin yerleşimlerini birbirinden koparma ve izole etme riski taşıdığı ifade edildi.

Ramallah ve Eriha'da: Yerleşimci çeteleri iki yeni yerleşim noktası kurdu. İlk nokta, El-Bire kentinin kuzey girişinde, El-Balu Mahallesi'nin karşısındaki tepeye iki mobil konut yerleştirilerek oluşturuldu. Bu girişimin Beyt El yerleşimini genişletmeyi ve El-Bire'yi doğu ve kuzeyindeki Beytin ile Yabrud gibi Filistin köylerinden ayırmayı amaçladığı belirtildi.

İkinci yerleşim noktası ise Ürdün Vadisi'ndeki Ciftlik köyünde demir kemerler ve brandalar yerleştirilerek kuruldu. Bu girişimin, Mesuva yerleşiminin genişletilmesiyle eş zamanlı olarak su kaynakları ve meraların kontrol altına alınmasını ve Filistinli ailelerin zorla yerinden edilmesini hedeflediği aktarıldı.

El Halil vilayetinde: Yerleşimci çeteleri, Yatta'nın batısındaki Hallet el-Ferra bölgesinde ve Yatta kırsalında Züveydin ile Ümmü Kussa köyleri arasında iki yeni yerleşim noktası oluşturdu.

Hallet el-Ferra ve Merah er-Rabiye bölgelerinde su ve elektrik şebekeleri döşenirken Filistinlilere ait araziler de düzleştirildi. İşgal yönetiminin desteğiyle "Laman Ahyi" adı verilen bir yerleşim çiftliğinin kurulmasının hedeflendiği belirtildi.

Yatta'nın doğusundaki Mesafir Yatta bölgesinde bulunan Ümmü'l-Hayr Bedevi yerleşimine yönelik saldırılar da devam ediyor. Karmel yerleşimi ve çevresindeki Barkay, Şoraşim, Mişak Man ve Mitzrim yerleşim noktalarından gelen çetelerin, bölge halkını baskı altına alarak zorla göçe zorlamayı amaçladığı ifade edildi.

İşgal altındaki Kudüs'te: İşgal yönetiminin desteklediği Amana yerleşim örgütü, Şeyh Cerrah Mahallesi'ndeki Kerem el-Müfti bölgesinde 122 yerleşim birimi inşa edilmesini öngören bir projeyi gündeme taşıdı. Projenin 11 Kasım'da görüşülmesinin planlandığı, girişimin Kudüs'ün kuzey kesimlerini Eski Şehir ve Mescid-i Aksa'dan koparmayı hedeflediği belirtildi.

Batı Şeria'nın farklı vilayetlerinde saldırılar, yıkımlar ve ürün hırsızlıkları

Raporda, Batı Şeria genelinde kaydedilen diğer ihlallere de yer verildi.

Kudüs: İşgal belediyesi, 60 bin şekel para cezasına rağmen Filistinli Fevaz er-Rucbi ve Hanan er-Rucbi ailelerini Beyt Hanina beldesindeki evlerini kendi elleriyle yıkmaya zorladı.

El Halil: Yerleşimci çeteleri, Han el-Ahmer yakınlarındaki Tebne Bedevi yerleşiminde su hatlarına zarar verdi. İşgal güçlerinin koruması altında Beyt İksa köyünde zeytin hasadı yapan çiftçilere saldırıldı.

İşgal güçleri, Birin köyünde Semih Deanna'ya ait bir konutu yıktı, 200'den fazla meyve ağacını söktü ve üç su kuyusunu tahrip etti. Tuvane ve Rekiz bölgelerinde çiftçilerin zeytin toplaması engellenirken Şuyuh beldesindeki Vadi el-Megarat bölgesinde yasa dışı yerleşim yolu inşaatı sürdürüldü.

Semu'nun doğusundaki Harbet el-Harabe'de yerleşimci çetelerinin saldırısı sonucu 58 yaşındaki Hakime Halayile'nin de aralarında bulunduğu iki Filistinli yaralandı. Harbet Suba'daki kaktüs çiftliklerinde çalışan bazı işçiler de yaralanırken işgal güçlerinin ambulansların bölgeye ulaşmasını engellediği bildirildi.

Ayrıca Sa'ir beldesinde zeytin ürünleri, Yatta'nın güneyinde Cevdet el-Mısri'ye ait evden 12 koyun çalındı. Beyt Kahil'de de çiftçilere saldırılar düzenlendi.

Ramallah ve El-Bire: İşgal güçleri, Deyr Kaddis ve Harbesa Beni Haris bölgelerinde yeni bir yol ve yerleşim kurulması amacıyla geniş arazileri düzleştirdi ve onlarca zeytin ağacını söktü. Müğayyir'in doğusundaki Sehl er-Refid bölgesinde arazi düzleme çalışmalarına yeniden başlanırken Vadi Ömer'deki zeytin ürünlerine el konuldu.

Beyt Ur et-Tahta'da yerleşimci çeteleri ve işgal güçlerinin saldırılarına karşı koymaya çalışan Filistinliler ve uluslararası dayanışma aktivistleri gazdan etkilendi. Berka ve Sin cil'de onlarca ağaç yakıldı, bazı ağaçlar kesildi. Ümmü Safa, Ayn Yabrud ve Kefr Malik beldelerine de saldırılar düzenlendi.

Nablus ve Selfit: Yerleşimci çeteleri, Saviye köyünün arazilerinde zeytin toplayan çok sayıda Filistinliyi kaçırarak darbetti ve Rahalim yerleşimine götürdü. Saldırganların ayrıca bir traktörü ve zeytin ürünlerini çaldığı bildirildi.

Burin beldesinde yerleşimcilerin saldırısı ve bir evi yakma girişimi sırasında üç Filistinli yaralandı. Saldırının işgal güçlerinin koruması altında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yerleşimci çeteleri, Lübnan eş-Şarkiye, Yasuf, Marda ve Deyrestiya bölgelerinde biber gazı kullandı, çiftçileri araçlarıyla ezmeye çalıştı ve araçlarına zarar verdi. Ayrıca Nablus Belediyesi ekiplerinden bir grup, Asker Mülteci Kampı ile Asira eş-Şemaliye beldesi arasında alıkonuldu.

Beytüllahim ve Ürdün Vadisi: Yerleşimci çeteleri, Za'tara beldesine ait arazilere bir karavan ve çadırlar yerleştirdi. Minye köyünde Filistinlilerin evlerine saldırılar düzenleyerek ağaçlara zarar verdi.

Ürdün Vadisi'ndeki Hımme yerleşiminde bir su kaynağının çevresi çitlerle kapatılarak bölge halkının buraya erişimi engellendi. Tubas vilayetindeki Yerza yerleşiminde tarım ürünleri tahrip edildi, Farisiye bölgesinde ise çobanlar takip edilerek bölgeden uzaklaştırılmaya çalışıldı.

Raporda yer alan veriler, Batı Şeria'daki zeytin hasadı sezonunun çok yönlü saldırılarla hedef alındığını ortaya koyuyor. Çiftçilerin arazilerine erişiminin engellenmesi, ürünlerin çalınması, ağaçların tahrip edilmesi ve yeni yerleşim noktalarının kurulması, Filistinli ailelerin geçim kaynaklarını tehdit ederken tarım sektöründeki ekonomik kayıpları da artırıyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir