
Trump’ın İran kumarı
Abdullah Muradoğlu, Trump’ın İran’a yönelik müdahale ihtimalinin İsrail baskısı ve yanlış hesaplarla kontrolsüz bir savaşa dönüşebileceğini aktarıyor.
Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu
Çehov’un tüfeği!
Trump en son, ABD’nin anlaşma şartlarını kabul etmedikleri takdirde İran’a “sınırlı” bir askeri müdahalede bulunabileceğini söyledi. Bu son açıklama Trump’ın kapsamlı bir müdahale konusunda tereddüt ettiği şeklinde yorumlanıyor. İsrail yanlısı yayınlarda da Trump yönetiminden bazı isimlerin Trump’ı müdahaleden vazgeçirmeye çalıştıklarına dikkat çekiliyor.
Trump’ın ne yapacağını önceden kestirmek çok zor. Bu, Trump’ın iş tutuş tarzıyla ilgili. Geçen yıl İran’la müzakereleri sürdürürken İsrail’in İran’a saldırmasına göz yummuş, desteklemiş, hem de Amerikan uçaklarının İran’ın nükleer tesislerini bombalaması talimatı vermişti.
ABD’nin Körfez’deki yığınağı kapsamlı bir müdahale plânının olduğunu gösteriyor. Analizciler bu yığınağı Rus yazar Anton Çehov’un bir sözüyle yorumluyorlar. Çehov’a atfedilen bu söz, “Tiyatronun birinci sahnesinde duvarda bir silah asılıysa o silah o oyunda mutlaka patlar!” şeklindeydi. Birçok yorumcu Körfez’deki Çehov’un tüfeğinin patlayacağına inanıyor.
İranlılar’a kabul edemeyecekleri nitelikte şartlar dayatarak, bu şartların kabul edilmemesi halinde askerî seçeneği devreye sokacağını söylemek diplomasinin alışılagelen kuralları arasında yer almıyor. Zaten Trump da uluslararası kurallarla bağlı olmadığını söylüyor. Trump için onaylanma, en az kayıpla büyük zafer elde etme hissi kurallardan daha önemli.
Sınırlı bir müdahalenin de tehlikeleri var elbette. Askerî stratejistler en iyi savaş plânının bile savaşın başladığı ilk saatlerde sahada geçerliliğini yitirebileceğini söylerler. “Siyah Kuğu vakaları” olarak tabir edilen beklenmedik durumlar savaşın seyrini değiştirebilir. Sınırlı bir müdahalenin sarpa sarması mümkün ve işler ters gittiğinde kimse kontrolü elinde tutamaz.
Yanlış hesaplamaların kısa vadeli olması beklenen bir savaşın sürünerek uzun yıllar boyunca devam etmesine yol açtığı pek çok örnek var. Birinci Dünya Savaşı Temmuz 1914’te başlamıştı. Saraybosna’nda bir suikastle çakılan kıvılcım Balkanlar’ı yangın yerine çevirdikten sonra Avrupa’yla da sınırlı kalmayarak dünyanın dört bir tarafına yayıldı. Oysa ilk başlarda Londra, Paris ve Berlin’de hava askerlerin “1914 Noeli”nde evlerinde olacakları şeklindeydi. Savaş dört yıl sürdü ve milyonlarca insan hayatını kaybetti. ABD’nin Vietnam ve Afganistan müdahaleleri de pek farklı değil. Trump’a bu yönde hatırlatmalar da yapılıyor tabii.
Trump’ın İran’a askeri müdahale gerekçeleri kendi tabanında bile inandırıcı bulunmuyor. Cuma günü “Fox News” kanalındaki bir programın sunucularından Rachel Campos-Duffy “Başkanın, Amerika’nın kinetik bir savaşa girmesinin neden Amerikan çıkarlarına uygun olduğunu daha iyi bir şekilde açıklaması gerektiğini düşünüyorum” diyordu. Katolik-Muhafazakar Duffy, “Bizi potansiyel olarak bir savaşa sokacaksanız, bunun bizim için neden önemli olduğunu açıklamalısınız. Diğer ülkeler için değil, bizim için” diye devam ediyordu.
ABD’nin İsrail için savaşmasını istemediklerini ima eden Duffy “Bana nedenini açıklayın. Neden askerlik çağındaki oğullarımın Ortadoğu’da başka bir savaşa girme riskini göze almam gerektiğini açıklayın. Bu konuyu kapattığımızı sanıyordum” diyordu. Bu sözler Trump’ın sonu gelmez savaşları bitireceğine dair vaatlerine bir göndermeydi. Duffy İsrailci Neocon politikalara şiddetle karşı çıkan muhafazâkârların duygularına tercüman oluyordu.
“Fox News” Trump’a en yakın televizyon kanalı olarak biliniyor ve Rachel Campos-Duffy sıradan bir muhafazâkâr değil. Duffy’nin kendisi gibi Katolik-Muhafazâkâr olan eşi Sean Duffy ise halihazırda Trump Yönetimi’nde Ulaştırma Bakanı olarak görev yapıyor.
İsrail ise Trump’ın sınırlı ya da kapsamlı fark etmez, her şartta İran’a saldırmasını istiyor. İran’ın gerçek bir misillemede bulunması halinde ABD’nin kontrolü kaybederek kapsamlı bir savaşa sürüklenebileceğini hesap ediyorlar. İsrailliler ve Amerika’daki şahinler İran rejiminin en zayıf bir anı yaşadığına ve güçlü bir darbeyle yere devrileceğine Trump’ı ikna etmeye çalışıyorlar. Fazla bir vakit kalmadı, Trump’ın bu yemi yutup yutmayacağını göreceğiz.




HABERE YORUM KAT