Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zehra Seyfikli'nin, "Ben Cumhuriyet kadınıyım. Cumhuriyet kadını olduğum için de kadınlarımızın başını örtmesine kesinlikle karşıyım!" sözlerine yönelik tepkiler sürüyor. Toplumsal Dayanışma Derneği (TOKAD) tarafından yapılan basın açıklaması aşağıdadır.
REKTÖR SEYFİKLİ İNANÇ VE DEĞERLERİMİZE SAYGI GÖSTERMELİDİR!
Bilindiği gibi, başörtüsü yasağı; hiçbir yasal dayanağı ve haklı gerekçesi olmadan uygulanan ciddi bir haksızlık ve ayrımcılıktır. Anayasa Mahkemesi'nin, son derece sağlıksız yorumlara dayanarak verdiği bir iptal kararı; yasakçılar tarafından adeta bir kanun maddesi gibi yorumlanmış ve uygulanmıştır. Bu, halkın inanç ve değerlerine, hak ve özgürlüklerine karşı yapılmış bir baskıdır. Halkımızın büyük çoğunluğunun, bu hukuksuz yasağın derhal kaldırılmasını istediği de, kamuoyu anketlerinde ortaya çıkan açık bir gerçektir. Tokat halkı da, başörtüsü yasağına karşı olduğunu bugüne kadarki birçok etkinlikle göstermiş ve yasağın kaldırılmasına yönelik talebini çeşitli vesilelerle ifade etmiştir.
Son zamanlarda, özgürlük taraftarı olması gereken üniversite rektörlerinin başörtüsü yasağını savunmak için ortaya attığı iddiaları yakından takip ediyoruz. Toplumsal vicdanın reddettiği bu tür iddialar, akademik düzeyde en üst mevkilere çıkmış şahısların seviyesini göstermektedir. Maalesef, bu ülke insanlarının zekâsıyla alay edercesine sarf edilen sözler; halkımız tarafından inanç ve değerlerine yönelik bir saldırı olarak algılanmaktadır. Toplumu kamplaştıran ve birbirine karşı olumsuz yargılar beslemesine yol açan bu tür açıklamaların hiçbir faydası olmadığı ortadadır. Unutulmamalıdır ki; yasakçı zihniyetin sebep olduğu sosyal, siyasal ve ekonomik krizlerin bedellerini, yasakçılar değil yine halkımız ödemektedir!
Tesettür, bizim için Allah'ın emri olan dini bir vecibedir. Binlerce yıldır yaşatılan örtünme emrini, bugün engellemeye kalkışanlar; acaba nasıl bir sorumluluğu yüklendiklerinin farkında mıdır?
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zehra Seyfikli'nin, kısa bir süre önce, yerel medya mensuplarıyla yaptığı bir söyleşide sarf ettiği "Ben Cumhuriyet kadınıyım. Cumhuriyet kadını olduğum için de kadınlarımızın başını örtmesine kesinlikle karşıyım!" sözlerini; halkımızın inanç ve değerlerine yönelik bir saldırı olarak görüyoruz. Sayın Seyfikli iyi bilmelidir ki; başörtümüz, inandığımız gibi ve özgürce yaşama talebimizin bir ifadesidir. Bu sebeple, başörtümüze karşı getirilen herhangi bir sınırlama ya da yasaklamayı kesinlikle kabul etmiyoruz.
Rektör Seyrikli; bir yandan "Üniversite insanların özgür olduğu yerlerdir," derken, diğer yandan başörtüsü yasağını savunarak "bilimsel" düşünce metodolojisine ve temel mantık kurallarına ne kadar vakıf olduğunu ortaya koymuştur. Bu açık tutarsızlığı ve ayrımcılığı Tokat halkının vicdanına havale ediyoruz. "Başörtüsünün yasallaşmasına Anayasa Mahkemesi tarafından izin verilmeyeceğine" inanan Rektör Seyfikli'ye ise; kısa bir hukuk dersi vererek, bu mahkemenin kanun koyamayacağını ya da yasak ihdas edemeyeceğini hatırlatıyoruz.
Hem "Özgür olmak dini simgeden uzak olmayı gerektirir" diyen, hem de "Rektör" gibi "Hristiyanlık dininde kilisedeki idarecilerden" türetilmiş bir sıfatı kullanan sayın Seyfikli'nin; rencide edici ifadelerden sakınması gerekmektedir. Tokat halkı, kendi içinde bugüne kadar asla başörtülü-başı açık gibi bir ayrım yapmadığı halde, başörtülü öğrencileri kampüs kapısından geri çeviren bu tür bir yasakçı ayrımcılığa kesinlikle karşıyız. Tokat halkına "üniversiteye sahip çıkma çağrısı" yapan Rektör Seyfikli'yi, öncelikle biz; halkımızın inanç ve değerlerine saygı göstermeye; inandığı gibi yaşama ve eğitim alma özgürlüğünü hukuksuzca engellememeye çağırıyoruz.
Rektör Seyfikli'nin asıl sorumluluğu, akademik personelin ve öğrencilerin sıkıntı ve sorunlarını çözerek; Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ni, şehrimiz için faydalı işler yapan üretken bir kuruma dönüştürmektir. Ne var ki, bunu sağlamak için yasakçılıktan arınması; herkes için adalet ve özgürlük isteyen bir bilinç seviyesine ulaşması gerekmektedir.
TOKAD
(TOPLUMSAL DAYANIŞMA KÜLTÜR EĞİTİM VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ)

