1. HABERLER

  2. ETKİNLİK-EYLEM

  3. “Sanat hakikat ile anlam ve meşruiyet kazanır”
“Sanat hakikat ile anlam ve meşruiyet kazanır”

“Sanat hakikat ile anlam ve meşruiyet kazanır”

Bursa’da düzenlenen bir programda Mehmet Ali Aslan “Mücadelemizin Ezgisi” başlıklı bir sunum yaptı.

30 Ocak 2026 Cuma 21:26A+A-

HAKSÖZ HABER

Mehmet Ali Aslan, Bursa’da yaptığı bir sunumda Allah’ın güzellik ifadesine yüklediği anlam üzerinden hakikatin, doğrunun ve iyinin güzel ile ilişkili olduğunu anlatarak, sanatın da bu çerçevede anlam ve meşruiyet kazandığını söyledi.

Birlik Vakfı tarafından “Mücadelemizin Ezgisi” başlığı ile Cuma akşamı düzenlenen programda sanat, müzik, estetik gibi konular ele alındı.

 “Kökü sabit dalları gökte olan güzel bir ağaç” ayetini hatırlatan Aslan, Allah’ın iyi, hakikat gibi konular dışında güzel mefhumuna da dikkati çektiğini belirterek, doğru ve iyi olmanın yanında insanın güzellik arayışının da olduğunu ifade etti ve güzelliğin sanat ile tanzim edildiğini anlattı.

Şuara Suresi’nde şairlere yapılan uyarıyı da anımsatan Aslan, istisna tutulanların öneminin altını çizerek sanat, müzik, sinema, tiyatro gibi dalların hakikat içererek bir mana bulabileceğini ve meşru olabileceğini söyledi.

Sanatın gerçeklik, iyilik, güzellik, doğruluk gibi birçok kavramla ilintili olduğunu anlatan Aslan, Allah’ın güzel olduğunu, güzeli sevdiğini ifade etti ve sözün doğru olmanın yanında güzel söylenmesi gerektiğini vurguladı.

 “Öğüt ver ama güzel ver, sözünü söyle ama güzel söyle, yaptığımız işleri güzel yapmalıyız, en azından bu yönde çaba sarfetmeliyiz.” diyen Aslan, yaratılanlara bakıldığında da birçok güzellik örneğinn görüleceğini hatırlattı.

mehmetaliaslan-2.jpg

Bazı durumlarda bir ürünün dışı güzelken içeriğinin kötü olabileceğini ya da dışında bir güzellik bulunmazken muhtevasının çok güzel olabileceğini söyleyen Aslan, bugün göze ya da kulağa hoş gelebilecek bir çok sanat çalışmasının kötüye çağırabildiğini ya da üreticisinin fahiş işlerle iştigal edebileceğini söyledi.

Aslan, Türkiye’de 80’li yıllardan sonra başlayan ve adına “ezgi” denilen müzikal çalışmaların, Müslümanların hakikati güzel şekilde anlatma gayretinin bir sonucu olduğunu söyleyerek, tiyatrodan şiire, ebrudan tezhibe sayılabilecek tüm diğer alanlarda da Müslümanları harekete sevk eden amilin bu olduğunu bildirdi.

 “Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?” uyarısını da anımsatan Aslan, sanat üretiminde meşruiyet için çizilmesi gereken çerçevenin ihlali durumunda Şuara Suresi’nde uyarılan şairlerin durumuna düşülebileceğinin altını çizdi.

Direniş ve sanat

Direnişin sanata etkisi çerçevesine de değinen Aslan, örnek olarak Gazze’nin Kuran’daki birçok kavramı fiilen gösterdiğini belirtti.

Dağ gibi sarsılmaz adamların Gazze’de karşımıza çıktığını anlatan Aslan, yıllardır süregelen kuşatmanın son 2 yıldır katlanılmaz boyutlara ulaştığını fakat bölgedeki halkın yenilemediğini söyledi.

Sanat yoluyla bu gibi direnişlerinin abartılmasına rağmen hakkının verilemeyeceğini fakat çabanın bu ihtişamlı duruşun sanat yoluyla ifade edilmesi olduğunu belirtti.

Sanatın tesiri

Solcular ve Ülkücülerin geçmişte kendi direnişlerine dair bir sanatsal üretim yaparken Müslümanların kültürel ideolojik hegemonya altında çaresiz hissettiğini söyleyen Aslan, Çağrı ve Çöl Aslanı gibi filmlerle durumun değiştiğini söyledi.

Sanatın büyük bir tesir gücü olduğuna dikkati çeken Aslan, sanat anlamında şiir ve edebiyat gibi istisnai alanlar dışında Müslümanların geride kaldığını söyledi.

Bu anlamda ortaya konulan çabaların da beklentinin altında kaldığını belirten Aslan, geçmişten önemli isim ve olaylara dair üretilmiş sanat eserlerinin olmadığı gibi Gazze gibi güncel bir hadisenin dahi sanatsal alanda çok sınırlı karşılık bulduğuna dikkati çekti.

Aslan, “Sanat aynı zamanda bir hafıza inşasıdır.” diyerek, 28 Şubat gibi tarih olayların da sanat ile işlenerek anlatılması gerektiğini fakat bu konularda çok sınırlı üretim olduğunu vurguladı.

HABERE YORUM KAT