1. HABERLER

  2. HABER

  3. EĞİTİM

  4. Salgın Döneminin En Kötü Bakanlığı: MEB
Salgın Döneminin En Kötü Bakanlığı: MEB

Salgın Döneminin En Kötü Bakanlığı: MEB

Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye’de salgın döneminde gerçekleştirdiği ve gerçekleştiremedikleri ile kötü bir imtihan verdi.

22 Ağustos 2020 Cumartesi 00:30A+A-

Hamza Tezkorkmaz / Haksöz Haber

Covid 19 salgının başladığı ilk günden beri sürekli televizyon kanallarına çıkarak A, B, C, D ve diğer tüm harfleri içeren planlarının olduğunu söyleyen bakanlığın, okulların tatil edildiği 13 Mart 2020 tarihinden beri öğrencilere faydalı olduğu elle tutulur tek bir faaliyeti bulunmamaktadır.

Uzaktan eğitim ile birçok yenilikten bahseden bakanlık, bu eğitimlere dönük verileri tam olarak paylaşamamaktadır. Televizyondan ders takibi yapan öğrenci sayısını saptamanın imkansız olduğu bilinmekte iken, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden katılım oranlarının da çok düşük olduğu eğitimciler tarafından dile getirilmektedir. Nitelikli okullarda uzaktan eğitimlere katılımın normal düzeylerde olduğu tahmin edilirken, ülke genelinde uzaktan eğitime katılım oranının oldukça düşük olduğu bilinmektedir. EBA sistemi üzerinde toplam aktif kalma süresi ise gerçek verileri yansıtmamaktadır. (Nasıl ki eline bir kitap alıp uyuyan kitabı okumuş sayılmaz ise, her EBA’yı açan kişi de dersleri dinlemiş anlamına gelmemektedir.) Evinde interneti olmayanların katılamadığı EBA eğitimlerine, Bakan Selçuk’un “tüm öğrenciler birinci dönem notları ile okulu geçecek” söylemi ile interneti olanları da eğitimden koparmıştı. Bu kopukluk bir türlü düzeltilememiş ve benzer bir durumda hala devam etmektedir. Bu bağlamda bakanlık 13 Mart 2020 tarihinden beri öğrencileri uzaktan eğitime motive edecek herhangi bir çare bulmuş değil. Geçen aylara rağmen ve okulların açılmasına bir hafta kalmışken hala ders programlarının, seyreltilmiş müfredat içeriklerinin belli olmaması bunun en önemli kanıtı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Meslek Liselerinin 9. Sınıf Dersleri Hala Belli Değil

Özellikle meslek liselerini yükselen yıldız olarak takdim eden bakanlık, okulların açılmasına bir hafta kalmasına rağmen çerçeve öğretim programlarını bitirip yayınlayamamıştır. Talim Terbiye Kurulu tarafından 23 Mart 2020 tarihinde 9. sınıftan itibaren kademeli uygulanması kararlaştırılan yeni ders çizelgelerine ait çerçeve öğretim programlarının aylardır neden yapılmadığına dair bakanlıktan herhangi bir açıklama yapılmış değil. Salgın sebebiyle aylardır evlerinde tutulan öğretmenler ile çerçeve öğretim programları kısa sürede yapılabilecek iken pazartesi günü okullarda yapılacak olan öğretmenler kurulunda herhangi bir ders programı sunulamayacak. Bakanlığın tüm işlerini, özellikle bu tarz önemli işlerini son dakikaya bırakması, tüm eğitim camiasını zor duruma bırakmaktadır.

Bakanlığın Kararsızlığı İdarelerin Yükünü Artırmakta

Salgın döneminden en fazla muzdarip olanlar ise okul idareleridir. Okul idarecileri, salgının başından beri neyi nasıl yapacağına bir türlü karar veremeyen bakanlığın, idarecilerin yükünü artırdığını dile getirmekteler. EBA üzerinden ders tanımlamanın her hafta değiştiğini, gece yarılarına kadar ders tanımlamak için uğraştıklarını fakat bir yaptırımı olmadığı için birçok derse hiçbir öğrencinin katılmadığını, bazılarına ise sadece birkaç öğrencinin katıldığını ve idarecilerce verilen emeğin karşılığının olmadığını dile getirmekteler. Salgının başında yapılan ani değişikliklerin normal olduğunu dile getiren idareciler fakat bunun hala yaşanıyor olması bakanlığın herhangi bir plan ve programının olmadığının göstergesi olduğu kanaatindeler. 31 Ağustos tarihine bir hafta kalmasına rağmen, hala nasıl ve ne şekilde bir eğitim verileceğinin meçhul olması bunun en bariz kanıtıdır. Üzerinden neredeyse 6 ay geçmesine rağmen hala aynı meçhullüğün devam etmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı Reklam Ajansı Değildir!

Eğitim camiasının sadece reklama dönük çalışmalar yapması kabul edilemez. Bakanlığın özellikle merkezi sınav ile öğrenci alan yani toplum tarafından nitelikli olarak adlandırılan okullarının, bakanlık nezdinde görünür olabilmek adına anlamlı anlamsız bir sürü paylaşımda bulunması, reklam yapılacağız diye eğitimin özünü kaçırdıklarının farkına varmalıdırlar. Ahlaki çöküntünün had safhaya ulaştığı bugünlerde reklamdan çok öğrenciye dokunan bir bakanlık olmak gerektiğinin farkına varılmalıdır. Bunun için planlı ve öngörülü bir yaklaşım politikasına geçilmelidir. Her şeyi son ana bırakan bir bakanlığın, yeni nesillere verebileceği bir şey yoktur.

HABERE YORUM KAT

5 Yorum