Sakarya: "Hürriyet Değil İkiyüzlülük Treni"

Sakarya: "Hürriyet Değil İkiyüzlülük Treni"

Sakarya Başörtüsü Platformu mensupları bu hafta 152’inci eylemlerini gerçekleştirirken, Adapazarı’na gelen Hürriyet Treni’ni protesto ettiler.

152 haftadır "Başörtüsüne Özgürlük" eylemi düzenleyen Sakarya A.G. Başörtüsü Platformu mensupları bu haftaki eylemde "Hürriyet Hakkımızdır" projesi çerçevesinde Adapazarı Garı'na gelen Hürriyet Treni'ni protesto etti. "Hürriyet'in özgürlüklere bakışı trenin öküze bakışı gibidir" yazılı pankart açan eylemciler adına basın açıklamasını Platform adına Ribat Eğitim Vakfı mensubu Sahir Akça okudu. Açıklamada "Hürriyet'in kurnaz pazarlamacıları, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ilânı ile gazetenin 60. yılı arasında asılsız ve tamamen zorlama eseri bir irtibat kurmaktadır. Logosunun altında faşistçe bir slogan yazan Hürriyet'in "evrensel insan hakları" ile hiçbir ilgisinin olmadığını ispatlamak için, 28 Şubat sürecindeki çabası ve başörtüsüne özgürlük girişiminde attıkları "411 el kaosa kalktı" manşeti yeter de artar bile!" ifadelerine yer verdi.

 

Basın Açıklamasının Tam Metni:

 

Toplumsal ve siyasal alanda sahnenin yeniden düzenlediği bir süreçten geçiyoruz. Halk üzerinde şiddet ve korku egemenliği kuranların imtiyazları el değiştiriyor. Eski statüko sahipleriyle yeni iktidar taliplileri arasında ciddi bir mücadele yaşanıyor. AK Parti'ye açılan kapatma davasından çıkan karar, dengelerin Kemalist seçkinlerinin aleyhinde geliştiğinin bir göstergesidir. Fakat bu kararı sevinçle karşılayanlar önemli bir kararı atlamaktadır. O karar, Anayasa Mahkemesi'nin başörtüsüne üniversitelerle sınırlı özgürlük girişimi iptal etmesidir.

 

Anayasa Mahkemesi, mevcut kanunları delerek başörtüsü değişikliğini iptal ederek, Meclis'in yetkilerine ortak olmuştur. Egemenler, yüksek yargı ile halka açıkça şu mesajı vermiştir: "Halkın egemenliği içi boş bir slogandır. Siz seçme ve seçilme hakkınızı kullanın ama yönetim hakkı benimdir ve ancak benimle uzlaştığınız oranda bu yetkiyi paylaşabiliriz!" Başörtüsünü yasaklayarak İslami bir hayat tarzına asla geçit vermeyeceğini kesinkes ortaya koyan egemenler, AK Parti'yi kapatmayarak uzlaşı kapısını aralamak zorunda kalmıştır.

 

Meclis üzerindeki askeri vesayet sürerken ve Anayasa Mahkemesi AK Parti'yi önce suçlu ilan edip sonra az bir cezaya mahkûm ederken iyimser bir tablo ortaya koyanlar halkı kandırmaya çalışmaktadır. Oysaki Ergenekon davası ortaya koymaktadır ki, ülkeyi taşeron paramiliter örgütler sarmıştır. Kemalist zihniyet komitacı geleneğini sürdürmektedir ve bu zihniyet henüz kendi içinde köklü bir değişim yaşamamıştır. O halde askeri vesayetle işleyen Kemalist sistem gerçeğiyle yüzleşmek kaçınılmazdır. Darbeci gelenekle hesaplaşmadan, küçük uzlaşılarla ortaya çıkan tablolara aldanmamak gerekir! Bugün Ergenekon tasfiye edilebilir fakat onu üreten sistem ve ideoloji ayakta kaldığı sürece, yarın yeni bir Ergenekon'un ortaya çıkmayacağını kim garanti edebilir?

 

Ergenekon'daki tutuklamalarla yetinenler, AK Parti'nin kapatılmamasıyla sorunların hallolduğunu sananlar, Haziran'da deşifre olan "Lahika-1" i ne çabuk unuttu? Kışla tipi bir toplum mühendisliği ürünü olan Lahika-1'de muhalif unsurların ve "irtica" olarak gösterilen İslami kesimlerin hizaya getirilmesi planlanıyordu. "İrtica ile mücadele"nin daha stratejik ve profesyonelce yürütülmesi amaçlanıyordu.

 

İktidar seçkinleri Kemalist modelden vazgeçtiklerini ilan etmediklerine ve başörtüsü yasağı halen sürdüğüne göre, demek ki iktidar seçkinleri sistem içindeki ayarları bundan sonra daha ince yapmaya özen gösterecek! YAŞ kararları gibi tartışma yaratan ihraçlar yerine farklı yöntemler izlenecek. Hükümet ise taşıdığı muhafazakâr kimliği bu yeni Kemalist zihniyet ile sürekli uzlaştırmak zorunda kalacak. Nasıl ki Ergenekon davası ile Kemalist zihniyet "ılımlı" hale getiriliyorsa, AK Parti'nin temsil ettiği zihniyet de "bireysel dindarlık" ve "ılımlı İslam" fikrine alıştırılacaktır!

 

İşte tam böyle bir süreçte Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu olarak herkesi mevcut tabloyu doğru okumaya ve derhal tutarlı bir tavır almaya davet ediyoruz. İktidar nimetlerinden faydalanabilmek için kimliklerinden, değerlerinden ve taleplerinden vazgeçenlerin yapacağı uzlaşı ancak ve ancak zillet getirir! Başörtüsünü İslami kimlikten soyutlayarak içi boş bir din anlayışını ve egemenlerin hoş görebilecekleri bir kimliği Müslüman mahallesine pazarlamaya çalışanların oyunu bozulmak zorundadır!

 

Bu hafta değinmek istediğimiz bir diğer konu ise Hürriyet'in Adapazarı'na gelen trenine ilişkindir. Hürriyet'in kurnaz pazarlamacıları, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ilanı ile gazetenin 60. yılı arasında asılsız ve tamamen zorlama eseri bir irtibat kurmaktadır. Logosunun altında faşistçe bir slogan yazan Hürriyet'in "evrensel insan hakları" ile hiçbir ilgisinin olmadığını ispatlamak için,28 şubat sürecindeki performansı ve  başörtüsüne özgürlük girişiminde attıkları "411 el kaosa kalktı" manşeti yeter ve artar bile!

 

Toplumsal sorunlarda bugüne kadar sadece Kemalist azınlığın sesi olan, İslam'ı karalamak için her türlü rezilliği sergileyen, Müslümanları tahkir etmek için en ufak bir fırsatı kaçırmayan Hürriyet'in bugün şehrimize gelen trenle oynayacağı oyunlara kanmadığımızı belirtmek istiyoruz. Ve Sakarya halkına, başörtümüze dil uzatanların ve her gün İslami kimliğimize saldıranların sergilediği bu ikiyüzlülüğe prim verilmemesi çağrısı yapıyoruz.

 

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına Ribat Eğitim Vakfı

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir