Kolombiya Devlet Başkanı ‘soykırımcı İsrail’ ile ilişkileri yeniden tesis etmeye hazırlanıyor

Kolombiya Devlet Başkanı ‘soykırımcı İsrail’ ile ilişkileri yeniden tesis etmeye hazırlanıyor

Kolombiya'da tartışmalı geçen seçimlerin ardından göreve gelmeye hazırlanan aşırı sağcı yeni hükümet, mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro'nun Filistin yanlısı politikasını tamamen tersine çevireceğini açıkladı.

Kolombiya'da az bir farkla kazanılan ve üzerinde yoğun tartışmaların yaşandığı devlet başkanlığı seçimlerinin ardından, göreve gelmeye hazırlanan aşırı sağcı hükümetin büyükelçiliği Kudüs’e taşımayı planladığı ve Gazze’deki soykırım davasına yönelik desteği geri çekmeye hazırlandığı bildirildi.

Kolombiya’nın yeni aşırı sağcı yönetimi, Filistin ile dayanışmayı esas alan mevcut dış politikayı tamamen değiştirmeye yönelik adımlar atmaya başladı. Yeni yönetim; işgalci İsrail ile diplomatik ilişkileri yeniden kuracağını, büyükelçiliği Kudüs’e taşıyacağını ve Uluslararası Adalet Divanı'ndaki (UAD) soykırım davasından Kolombiya'nın imzasını çekeceğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın müttefiki olarak bilinen yeni seçilen Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella’nın, son derece kutuplaşmış bir atmosferde geçen ve yüzde birden daha az bir oy farkıyla kazandığı ikinci tur seçimlerinin ardından 7 Ağustos'ta görevi devralması bekleniyor.

Büyükelçiliğin Kudüs’e Taşınması Kararı

De la Espriella’nın ofisinden perşembe günü yapılan açıklamada, "İsrail’in başkenti Kudüs’teki Kolombiya Büyükelçiliği’nin açılışı" için hazırlıkların hızlandırıldığı belirtildi. Bu adım, yeni hükümetin işgalci İsrail’in şehir üzerindeki tek taraflı egemenlik iddiasını doğrudan desteklediği anlamına geliyor.

Kudüs, uluslararası hukukta 1967 yılında işgal edilen Filistin topraklarının bir parçası olarak kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler (BM), işgal yönetiminin "ilhak" adımlarını defalarca reddetti ve ülkelere Kudüs’te diplomatik temsilcilik açmama çağrısında bulundu. Kolombiya’nın bu hamlesi, Trump’ın ilk başkanlık döneminde (2018) büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıyan Washington yönetimiyle aynı çizgiye gelmesi olarak değerlendirildi.

Yeni Dışişleri Bakanı Omar Bula, bu hafta Washington’da işgalci İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile bir araya geldi. Görüşmede, De la Espriella’nın göreve başlamasının ardından karşılıklı büyükelçilerin atanması ve vatandaşlar için vize şartlarının kaldırılması konusunda mutabakata varıldı. Yeni yönetim, "Petro hükümetinin tek taraflı olarak kestiği tarihi ilişkilerin yeniden güçlendirileceğini" ifade etti. Planlanan yakınlaşma; ekonomik, istihbarat ve askeri iş birliklerinin yenilenmesini de içeriyor.

Petro Döneminin Filistin Politikası Tersine Dönüyor

Bu radikal eksen değişimi, 2024 yılında Gazze’deki soykırıma tepki olarak işgal yönetimiyle diplomatik ilişkileri tamamen kesen mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun politikasından kesin bir kopuşu ifade ediyor.

Petro hükümeti süreç içerisinde şu adımları atmıştı:

İşgalci İsrail'den silah alımını tamamen durdurdu.

Kolombiya kömürünün işgal altındaki topraklara ihraç edilmesini kısıtladı.

Güney Afrika'nın UAD'de açtığı soykırım davasına resmi olarak müdahillik beyanı sundu.

Yeni yönetimin davadan çekilmesi, Latin Amerika’nın Filistin’e verdiği en güçlü hukuki desteklerden birinin sona ermesi anlamına gelecek. Kararın ardından Petro, De la Espriella’yı "soykırım suç ortaklığı" ile suçlayarak sosyal medya hesabı X üzerinden, "Soykırımı destekleyen herkes onun ortağıdır" açıklamasını yaptı.

Tartışmalı Seçim ve Müdahale İddiaları

Dış politikadaki bu tarihi geri dönüş, Kolombiya yakın tarihinin en başabaş geçen seçimlerinin ardından yaşandı. De la Espriella oyların yaklaşık %49,7’sini alırken, ilerici aday Iván Cepeda %48,7’de kaldı. İkinci turda 26 milyondan fazla Kolombiyalı oy kullandı.

Mevcut Devlet Başkanı Petro, ABD ve İsrail’in De la Espriella’ya yardım etmek amacıyla seçimlere müdahale ettiğini ve sandık sonuç tutanaklarının manipüle edildiğini öne sürdü. Cepeda’nın kampanya ekibi ise 30 binden fazla sandıktaki sonuçlara itiraz ederek yurt dışı oylarının yeniden sayılmasını talep etti ancak bu talep seçim kurullarınca reddedildi.

Avrupa Birliği (AB) Seçim Gözlem Misyonu, şahit oldukları oy sayım ve döküm işlemlerinin şeffaf olduğunu ve seçim sonuçlarının değişmesini sağlayacak düzeyde bir sahteciliğe dair doğrulanmış bir kanıt bulunmadığını açıkladı. Ancak misyon; seçim kampanyasının yoğun dezenformasyon, benzeri görülmemiş düzeyde yapay zeka içerikli materyal kullanımı ve yabancı baskıların gölgesinde yürütüldüğünü, dijital reklam bütçelerinde şeffaflığın kısıtlı olduğunu rapor etti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir