Pakistan-Afganistan ateşkesi kırılgan: Dört ülke kalıcı çözüm arıyor

Pakistan-Afganistan ateşkesi kırılgan: Dört ülke kalıcı çözüm arıyor

Katar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Çin’in girişimlerine rağmen Pakistan-Afganistan ateşkesi kırılganlığını koruyor. Analiz, kalıcı barış için doğrulanabilir güvenlik taahhütleri ve daha koordineli bir arabuluculuk mekanizması öneriyor.

Katar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Çin’in diplomatik girişimlerine rağmen Pakistan ile Afganistan arasındaki ateşkesin hâlâ kırılgan olduğu bildirildi. Bir analizde, dört ülkenin kritik dönemlerde gerilimi kontrol altına almada önemli rol oynadığı, ancak Kabil ile İslamabad arasındaki temel güvenlik anlaşmazlıklarının henüz çözülemediği belirtildi.

22 Ağustos’ta Modern Diplomacy tarafından yayımlanan ve Sher Ali Ranjha imzasını taşıyan analize göre, diplomatik çabalar Ekim 2025’te yaşanan ciddi sınır çatışmalarının ardından yoğunlaştı. Türkiye ve Katar’ın Doha’da ateşkesin sağlanmasına yardımcı olmasının ardından İstanbul’da gerçekleştirilen görüşmelerde anlaşmanın güçlendirilmesi ve olası bir izleme-doğrulama mekanizması kurulması ele alındı.

İslam Emirliği: Pakistan kendi güvenlik sorunlarını çözmeli

Ateşkes sürecindeki temel anlaşmazlıklardan biri, ihlal olarak değerlendirilecek eylemlerin tanımı konusunda yaşanıyor.

Pakistan, Tehrik-i Taliban Pakistan’ın (TTP) Afganistan topraklarından saldırılar düzenlediğini öne sürerken, Afganistan İslam Emirliği bu iddiaları reddediyor ve Afganistan’ın söz konusu gruba güvenli bir sığınak sağladığı yönündeki suçlamaları kabul etmiyor. İslam Emirliği ayrıca Pakistan’ın kendi güvenlik sorunlarını çözmesi gerektiğini savunuyor.

Analize göre Pakistan, Afganistan topraklarından gerçekleştirildiğini öne sürdüğü silahlı faaliyetlerin engellenmesine yönelik doğrulanabilir tedbirler talep ediyor. Buna karşılık Kabil, Pakistan’ın Afganistan toprakları içerisindeki askerî eylemlerinden ve bunların ülkenin egemenliği üzerindeki etkilerinden endişe duyuyor.

Afganistan-Hindistan ilişkileri denklemi karmaşıklaştırıyor

Afganistan ile Hindistan arasındaki ilişkilerin gelişmesi de Pakistan-Afganistan anlaşmazlığına yeni bir boyut kazandırıyor.

Hindistan’ın Kabil ile diplomatik ve ticari ilişkilerini artırdığı, ayrıca İran’daki Çabahar Limanı üzerinden iş birliğini geliştirdiği belirtiliyor. Pakistan ise Afganistan-Hindistan ilişkilerini Yeni Delhi ile yaşadığı daha geniş rekabet çerçevesinde değerlendiriyor.

Pakistan’ın Hindistan’ın Afganistan’dan faaliyet gösteren silahlı grupları desteklediği yönündeki suçlamalarının ise tartışmalı olduğu ve bağımsız şekilde doğrulanmadığı aktarılıyor. Bununla birlikte söz konusu iddiaların İslamabad’ın güvenlik endişelerini artırdığı ifade ediliyor.

Dört ülkenin farklı arabuluculuk kapasitesi bulunuyor

Analizde, dört arabulucunun önemli diplomatik kanallar oluşturduğu ancak girişimlerin şimdiye kadar tek ve koordineli bir çerçeve içerisinde yürütülmediği değerlendirmesine yer veriliyor.

Katar’ın Afgan yetkililerle güçlü ilişkileri ve müzakere tecrübesi bulunurken, Türkiye’nin her iki tarafla da ilişkilerini sürdürdüğü belirtiliyor. Suudi Arabistan’ın ekonomik ve diplomatik etkisine, Çin’in ise her iki ülkeyle sahip olduğu önemli ekonomik ve stratejik ilişkilere dikkat çekiliyor.

Çin’in 2026 yılında Pakistan ve Afganistan temsilcilerini Urumçi’de bir araya getirerek tarafların yeniden müzakere masasına dönmesine katkı sağladığı kaydediliyor.

Analize göre bu girişimler başarısızlık olarak değerlendirilmemeli. Dört ülke, anlaşmazlığın temel nedenlerini çözmekten ziyade gerilimin yükseldiği dönemleri yönetme konusunda daha başarılı oldu.

Kalıcı ateşkes için doğrulanabilir güvenlik mekanizması önerisi

Daha kalıcı bir düzenleme için analizde, silahlı grupların hareketlerinin sınırlandırılması, finansmanlarının engellenmesi, istihbarat paylaşımı ve sınır ötesi saldırıların önlenmesi gibi ölçülebilir güvenlik taahhütleri öneriliyor.

Buna karşılık Pakistan’ın da tek taraflı askerî operasyonlara başvurma eğilimini azaltması ve daha fazla itidal göstermesi gerektiği ifade ediliyor.

Bağımsız bir doğrulama mekanizmasının kurulmasının iki tarafın endişelerini gidermeye yardımcı olabileceği belirtiliyor. Böyle bir mekanizmanın Afganistan’a, topraklarının Pakistan’a yönelik saldırılar için kullanılmadığını ortaya koyma imkânı verirken Pakistan’a da belirli güvenlik iddialarını diplomatik bir süreç içerisinde gündeme getirme olanağı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Çin'e koordinasyon rolü önerisi

Analizde dört arabulucu arasında Çin’in ortak bir mekanizmayı koordine etmek için en uygun ülke olabileceği savunuluyor. Bunun gerekçesi olarak Çin’in hem Pakistan hem de Afganistan ile ilişkileri ve bölgesel istikrar ile ekonomik bağlantılara yönelik çıkarları gösteriliyor.

Buna göre Çin genel süreci koordine ederken, Katar diplomatik temasları destekleyebilir, Türkiye teknik müzakerelere katkı sağlayabilir ve Suudi Arabistan ekonomik teşvikler sunabilir.

Analiz, yeni bir geçici ateşkesin tek başına yeniden çatışmayı önlemeye yetmeyebileceği sonucuna varıyor. Kalıcı bir düzenleme için ihlal tanımlarının açık olması, güvenilir bir doğrulama mekanizmasının kurulması, ölçülebilir güvenlik taahhütleri ve her iki taraftan karşılıklı itidal gerektiği belirtiliyor.

Dört arabulucunun diplomatik sürecin devam etmesini sağladığı, ancak tekrarlanan kriz yönetiminin daha uzun vadeli bir barış sürecine dönüşebilmesi için daha koordineli bir çerçeveye ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir