Filistinlilerde, işgal makamlarının işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet gösteren bankalar ve Filistin bankacılık sistemi üzerindeki kontrolünü artıracağı yönündeki endişeler giderek büyüyor.İşgalci İsrail’in Filistin bankacılık sektörüne yönelik geniş kapsamlı baskılarının, özellikle yıkımın ağır olduğu Gazze Şeridi’nde halkın yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığı belirtiliyor.
Gazze’de halkın büyük bölümü, temel ihtiyaçların karşılanması için alışveriş ve diğer ticari işlemlerini banka uygulamaları ve elektronik cüzdanlar üzerinden gerçekleştirmek zorunda kalıyor.
Gazze’de nadir rastlanan bir görüntü geçtiğimiz hafta yaşandı. Arab21 muhabiri, bir taksi yolcusunun ücretini ödemek için sürücüye madeni para verdiğine tanık oldu. Parayı alan sürücü, uzun süredir böyle bir madeni para görmemiş olmanın şaşkınlığıyla parayı inceledikten sonra cebine koydu.
Gazze’de aylardır nakit para kullanımı büyük ölçüde ortadan kalkarken, ticari işlemler banka hesaplarına bağlı uygulamalar ve cep telefonları üzerinden kullanılabilen elektronik cüzdanlara yönelmiş durumda.
Nakit para piyasadan çekiliyor
Gazze’deki yerel piyasalardaki ticari hareketliliği izleyen Arab21’in haberine göre, nakit banknotların piyasadan çekilmesine yönelik görünürde olmayan bir süreç yaşanıyor. Piyasada bulunan az sayıdaki banknotun önemli bölümünün ise son derece yıpranmış olması nedeniyle alıcı ve satıcılar tarafından kabul edilmediği aktarılıyor.
Bu durum, Gazze halkını giderek daha fazla elektronik ödeme sistemlerine yöneltiyor.
Bununla birlikte çok sayıda Filistinli, hesaplarının veya elektronik cüzdanlarının işgal makamları ya da işgalci İsrail baskısı altındaki Filistin bankaları tarafından kapatılmasından endişe ediyor.
Gazze’deki bankaların medya kuruluşlarıyla konuşmaktan kaçındığı belirtilirken, Arab21 bir banka çalışanına ulaşarak mevcut durumu sordu.
Banka çalışanı, Gazze Şeridi’ne nakit para girişine ilişkin şu anda herhangi bir gelişmeden haberdar olmadıklarını belirterek bankaların faaliyetlerinin büyük ölçüde idari işlemlerle sınırlı olduğunu söyledi. Buna göre bankalarda şu aşamada nakit para çekme veya yatırma işlemleri yapılamıyor; hesap açma ve müşteri bilgilerinin güncellenmesi gibi işlemler devam ediyor.
Vatandaşların hesaplarının işgal makamları tarafından kontrol edilmesi, elektronik cüzdanlarının kapatılması veya paralarının ele geçirilmesi ihtimaline ilişkin ise çalışan, genel olarak elektronik cüzdanların kapatılamayacağını ancak bankaların çeşitli sorunlar veya şüpheler bulunması halinde hesapları kapatabileceğini söyledi.
Çalışan, işgal makamlarının kâğıt paranın Gazze’ye girişine izin vermemesi nedeniyle bankaların nakit para çekme ve yatırma işlemlerini yeniden başlatmasının da mümkün görünmediğini belirtti.
Vatandaşlara kişisel bilgilerini, şifrelerini ve banka uygulaması veya elektronik cüzdanlarına erişim yöntemlerini gizli tutmaları çağrısında bulunan çalışan, aksi halde hesapların ele geçirilmesi ve içindeki paraların çalınması riski bulunduğunu vurguladı.
“Filistin bankalarına geniş kapsamlı baskı uygulanıyor”
Ekonomist Mahmud Sabra, İsrail’in Filistin bankaları ve Filistin bankacılık sektörü üzerinde büyük ve geniş kapsamlı baskı uyguladığını söyledi.
Sabra’ya göre bu baskılar arasında Filistin bankalarıyla ilişkilerin kesilmesi tehdidi ve sistem içerisinde ciddi miktarda likidite fazlası oluşturulması bulunuyor. Ekonomist, bunun işgalci İsrail ekonomisine Filistin topraklarındaki söz konusu fazla parayı kullanma imkânı sağladığını ve bu durumun “egemenlik rantı” olarak tanımlanabileceğini belirtti.
Sabra, Filistin ekonomisinde ciddi bir belirsizlik bulunduğuna dikkat çekerek ticaretin yaklaşık yüzde 90’ının şekel üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
İsrail’in Filistin bankalarıyla ilişkileri kesme yönündeki baskılarının kamuoyuna “terörle mücadele” ve “kara para aklamayla mücadele” gerekçeleriyle sunulduğunu belirten Sabra, bunun gerçekte Batı Şeria’daki Filistin ekonomisiyle siyasi ilişkinin yeniden yapılandırılması ve bölge üzerindeki kontrolün artırılması sürecinin bir parçası olduğunu savundu.
Hesaplar kapatılabilir mi?
“İşgal, vatandaşların banka hesaplarını veya elektronik cüzdanlarını kapatıp bunların kontrolünü ele geçirebilir mi?” sorusuna Sabra, bunun zaten uzun süredir uygulanan politikaların bir parçası olduğunu söyledi.
Sabra, Filistin Para Otoritesi ve Filistin bankalarının, bankalara yönelik yaptırım uygulanması korkusuyla işgal makamları adına bu işlevi yerine getirdiğini ileri sürdü.
Filistin bankalarının kara para aklama şüphesi gerekçesiyle vatandaşların hesaplarını denetlediğini ve kapattığını belirten Sabra, “kara para aklama” kavramının ulusal bakış açısıyla mevcut hukuk sistemi açısından farklı değerlendirilebildiğini söyledi.
Sabra, Filistin halkının Gazze’deki direnişini ve ayakta kalma mücadelesini desteklemek amacıyla yapılan bazı işlemlerin, mevcut hukuk düzeninde kara para aklama olarak değerlendirilebildiğini savundu.
Filistinli ekonomist ayrıca, Bank of Palestine tarafından vatandaşların hesaplarını incelemek üzere bir komite oluşturulduğunu ve bu yapının bankacılık faaliyetinin profesyonel sınırlarını aşacak şekilde istihbari bir rol üstlendiğini öne sürdü.
Bankacılık sisteminin felç olması hayatı durdurabilir
Ekonomi uzmanı ve danışman Samir el-Dukran ise işgalci İsrail’in bankalar üzerindeki baskısının Filistinlilere yönelik baskı zincirinin bir parçası olduğunu söyledi.
Dukran, bankaların elinde fazla bir seçenek bulunmadığını ve Gazze’deki bazı banka şubelerinin faaliyetlerinin yalnızca idari işlemlerle sınırlı kaldığını belirtti.
“Vatandaş bankalardan, bankalar Filistin Para Otoritesi'nden, bu otorite de Filistin bankacılık sisteminin içinde bulunduğu koşullardan muzdarip” diyen Dukran, bankaların vatandaşların mevduat ve kredileri üzerinde önceden bildirimde bulunmaksızın ve herhangi bir yasal işlem olmadan tasarrufta bulunduğunu ileri sürdü.
Filistin genelindeki, özellikle de Gazze’deki bankacılık durumunun son derece kötü olduğunu belirten Dukran, şu aşamada çözüm işareti bulunmadığını söyledi.
İşgal makamlarının bankalara yönelik en önemli baskılarından birinin kâğıt para girişini engellemek olduğunu belirten Dukran, Gazze piyasasında bulunan nakit paranın büyük ölçüde yıpranmış olduğunu ve çok az kişi tarafından kabul edildiğini ifade etti.
Bu nedenle Gazze halkının ticari işlemlerinde banka uygulamaları ve elektronik cüzdanlara bağımlı hale geldiğini belirten Dukran, elektronik transferlerin de engellenmesi durumunda ticaretin sürdürülebilmesi için geriye herhangi bir mekanizma kalmayacağını söyledi.
Dukran, bunun Gazze’de ekonomik hayat açısından büyük risk oluşturacağı uyarısında bulunarak uluslararası topluma Filistin’de, özellikle Gazze’de parasal istikrarın yeniden sağlanması için müdahale çağrısı yaptı.
Vatandaşların banka hesaplarının ve elektronik cüzdanlarının kapatılması ihtimalini de dışlamayan Dukran, işgalin uluslararası hukuku ve uluslararası teamülleri hiçe sayarak hareket ettiğini ve bu nedenle Gazze halkına karşı her türlü adımın atılabileceğini savundu.
Dukran'a göre vatandaşların hesapları ve elektronik cüzdanları üzerindeki herhangi bir kontrol veya el koyma girişimi, Gazze’de ekonomik faaliyetleri durma noktasına getirebilir. Nakit ve elektronik alışveriş kanallarının aynı anda devre dışı kalması halinde, takasın da mümkün olmaması nedeniyle Gazze’de hayatın neredeyse tamamen durması söz konusu olabilir.