Özgür Eğitim-Sen'den 1 Mayıs Açıklaması

Özgür Eğitim-Sen'den 1 Mayıs Açıklaması

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ile ilgili olarak Tokat Özgür Eğitim-Sen adına Mustafa Başpınar bir basın açıklaması yaptı.

Başpınar açıklamasında kapitalist sömürünün acımasızca sürdürüldüğü, özgürlüklerin yok sayılarak özellikle başörtüsü yasağının şiddetli bir şekilde uygulandığı bir ortamda emek ve dayanışma bayramı ilan edilmesinin büyük bir çelişki olduğunu ifade etti.

Bazı sendikaların 28 Şubat postmodern darbe sürecinde ve darbeci-çeteci Ergenekon yapılanmasında yer aldığını, dolayısıyla böyle bir sendika anlayışının özgürlük, emek ve dayanışmadan bahsedemeyeceğini vurgulayan Başpınar'ın yaptığı açıklamanın tam metni aşağıdadır:

Basın açıklamasının tam metni:

ÖZGÜRLÜK İÇİN DAYANIŞMADAN YANAYIZ

1 Mayıs "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanıyor ama emeğin ve dayanışmanın özünün yok edildiği bir zamandayız.

Enteresan bir ülkede yaşıyoruz. Bugün güya emekçi halkın hak ve özgürlüklerini koruma iddiasındaki birçok sendikanın darbeci Ergenekon yapılanmasında yer aldığı açıkça ortaya çıkmıştır.

Türkiye'deki sendikaların bir kısmı 28 Şubat post modern darbe sürecinde açıkça kendilerini çete olarak tanımlamış ve halkın tercih ve değerlerine savaş ilan etmişlerdir.

Halkın tercih ve değerlerini yok sayıp onları aşağılayan bir zihniyetin "dayanışma" değil ancak bir "dayatma" anlayışı içinde olduğu söylenebilir.

Emeğin tamamen kapitalist kuşatma altında vahşice sömürüldüğü bir vasatta kapitalizme teslim olanların emek ve dayanışma günü ilan etmeleri büyük bir kandırmacadan başka bir şey değildir.

Küresel sermaye ve yerli uzantılarının insanlığı toptan köleleştirme niyetinde oldukları bir zaman diliminde dayanışma esasen ölümcül bir önem taşımaktadır. Ancak resmi ya da gayrı resmi egemen ideolojiler ezilen halkların dayanışmasına mani olmak için her türlü hileye başvurmaktan çekinmemektedirler.

Asgari ücret soygununu köleliğin resmileştirilmesi olduğu gerçeği dillendirilmedikçe emek ve dayanışmadan söz edilemez. Ekonomik kriz bahanelerinin yeni soygunlar için oluşturduğu imkânlar teşhir edilmedikçe dayanışma iddiaları havada kalır.

Bol üyeli ve hazine destekli memur sendikaları en büyük insanlık suçu olarak sürmekte olan başörtüsü yasağına tavır koymadıktan sonra hangi dayanışmadan dem vurabilirler? Üç maymunu oynamaktan bıkıp utanmayarak kendi başörtülü üyelerinin bile hakları için hesap soramayan sendikalar ancak egemenleri razı etme politikası üretebilirler.

Bugün emeğin hatırlanacak, bayramı yapılacak bir tatil ilan edilmesi göstermelik bir tavırdan başka bir şey değildir. Kapitalizmin otobüsü insanlığı ihtirasların duvarına toslatmıştır. Fütursuzca dünyaya saldıran kapitalizm ihtirasların kırbaçladığı süreçte bütün dünyayı büyük bir felakete sürüklemiştir.

Emeğin, yoksulluğun ve özgürlüğün sesi olması gereken sözüm ona emek örgütleri, yerli ve küresel egemenlerin halka açtığı savaşta 28 Şubat ve Ergenekon darbecilerinin yanlarında durarak gerçek yüzlerini göstermişlerdir.

Artık halkımız, sahte emek örgütleriyle değil de kendi değerlerinden yola çıkan birlikteliklerle emeğine sahip çıkan, özgürlüklerini tırnaklarıyla kazanacak bir dayanışma süreci inşa etmelidir. Bayram adı altında emek ve dayanışmayı inisiyatifi altında tutmaya çalışan kapitalist sistemin işleyişi açık edilmeli ve ona karşı tutarlı bir tavır konulmalıdır.

Bu vesileyle Özgür Eğitim-Sen olarak diyoruz ki, bütün ezilen halklarla beraber halkımız, emeği sömüren ve ezilen halkların dayanışmasını engellemeye çalışan zalimlere karşı açık bir bilinçlilik içinde olmalıdır.

Özgür Eğitim-Sen Temsilcisi Mustafa Başpınar

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir