Norveç ve 11 Batılı ülke, işgal altındaki Batı Şeria’da kurulan işgalci İsrail yerleşimlerinde üretilen malların ticaretine yönelik kısıtlama ve yaptırımlar getirmeye hazırlanıyor. Girişimin, yerleşimlerde faaliyet gösteren şirketlerle ticari ilişki kurulmasını suç sayan yasal düzenlemelere dönüşebileceği belirtiliyor.
Norveç hükümetinin gündemindeki yasa taslağına göre, işgalci İsrail yerleşimlerindeki şirketlerle ticaret yapan kişi veya şirketler, düzenlemenin kabul edilmesi halinde üç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek.
Soykırımcı İsrail merkezli Israel Hayom gazetesinin haberine göre Norveç hükümeti ve diğer bazı Batılı ülkeler, Batı Şeria’daki yerleşim ürünlerinin ticaretini yapan kişi ve kuruluşlara hapis cezasına kadar varan yaptırımlar getirecek ve “emsalsiz” olarak nitelendirilen bir yasal düzenleme için çalışıyor.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, gazetenin aktardığı açıklamasında, söz konusu adımın hayata geçirilmesi ve yasanın gelecek sonbaharda parlamentodan geçirilmesi konusunda “iyimser” olduğunu söyledi. Eide, yasa koyucuların işgal altındaki Filistin topraklarındaki durumun kötüleşmesine karşı harekete geçmeleri yönünde giderek artan baskıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Eide ayrıca ABD’nin bu girişime verdiği tepkinin “şaşırtıcı derecede ılımlı ve hoşgörülü” olduğunu ifade ederek bunun, İsrail’in siyasi konumunda ve son yıllarda sahip olduğu dokunulmazlık düzeyinde ciddi bir gerilemeye işaret edebileceğini savundu.
İşgalci İsrail’de öfke, ekonomik mesaj
Israel Hayom’a göre girişim işgalci İsrail’de geniş tepkiye yol açtı. İngiltere’nin de benzer adımlar açıklaması gerilimi artırırken, işgal hükümeti buna işgal altındaki Kudüs’teki İngiliz konsolosluğunu kapatmak da dahil olmak üzere tırmandırıcı adımlarla karşılık verdi.
Gazete, siyasi açıdan önemli olmasına rağmen Norveç ile Batı Şeria’daki işgalci İsrail yerleşimleri arasındaki doğrudan ticaret hacminin halen görece sınırlı olduğuna dikkat çekti. Ticaretin başta tarım ürünleri ve şarap olmak üzere inşaat ve yerel mühendislik hizmetlerine dayandığı belirtildi.
Barış çalışmaları alanında uzman bir araştırmacı da dahil olmak üzere uzmanlar, önerilen önlemlerin mevcut aşamada büyük ölçüde sembolik nitelik taşıdığını, ancak yerleşimlerle ticarete yönelik Batı’daki ekonomik ve siyasi reddin giderek güçlendiğine dair açık bir mesaj verdiğini değerlendiriyor.
12 ülke yerleşim ticaretine karşı
Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık’tan oluşan 12 ülke, işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan işgalci İsrail yerleşimlerinde üretilen malların ticaretine kısıtlama ve yaptırım getirme niyetini daha önce açıklamıştı. Söz konusu ülkeler, yerleşimleri uluslararası hukuk açısından yasa dışı kabul ediyor.
Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs’teki işgalci İsrail yerleşimleri, işgalin sahadaki kontrol mekanizmalarının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Yüzlerce yerleşim alanına yayılan bu bölgelerde 740 binden fazla yerleşimci yaşıyor.
İşgalci İsrail’in yerleşim projesi son yıllarda yeni inşaat planları ile hükümetin doğrudan mali ve yasal desteğinin etkisiyle hızla genişledi. Bu politikaların, Filistin topraklarında “fiilî ilhak” durumunu dayatmayı ve Filistin coğrafi bütünlüğünü parçalamayı hedeflediği belirtiliyor.
Uluslararası kurumlar, aralarında Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin de bulunduğu kuruluşlar, 1967’de işgal edilen topraklardaki işgalci İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi de işgal gücünün kendi sivil nüfusunu işgal ettiği topraklara nakletmesini yasaklıyor.
Yerleşimlerin genişlemesi ve yerleşimcilerin Filistinlilere ve onların mülklerine yönelik saldırılarının artmasıyla birlikte İngiltere ve diğer bazı Avrupa ülkeleri, yerleşimlerden gelen belirli mallara ve yerleşimlerle bağlantılı şirketlere yönelik yaptırım ve kısıtlamaları artırmaya yöneldi. Bu gelişme, Batı’nın işgalci İsrail’in yerleşim projesine yönelik ekonomik ve siyasi baskısının giderek genişlediğine işaret ediyor.

