Sinan ÖN’ün yazısı:
Modernite ile din arasındaki ilişki sürekli bir çatışmadan beslendi! Modernliğin dine alternatif olarak sunulması, bu çatışmanın omurgasını oluşturdu. Aradaki ilişkinin, alternatiflik ilişkisi olmaktan çıktığını görmek gerekiyor!
Modernite, dinin öngörmediği bir hayat tarzını dayatsa da radikal zıtlıklardan kaçınmak lazım. İhtiyatlı, olgun, seçici, eleştirel bir uslüpla konuyu tartışmaya ihtiyacımız var. Mutlak hakikat fikrine dayanan din her ortamda varolabilir. Evrensel formatının yansıması ile varoldu da!
Geleneksel ortamın avantaj ve dezavantajları olduğu gibi, bu modern zamanlar için de geçerli! İslam’ın hayatla kurduğu ilişki o kadar güçlüdür ki, modernitenin dindışı olgusunun, bununla mücadele edebilmesi mümkün değil. Yeter ki müslümanlar; bu güçlü ilişkiyi yüksek bilgi, metodoloji ve özgüvenle ortaya çıkarsın.
Bugün dünya müslümanları her zamankinden daha fazla iletişim imkanına sahip ve bu da bilgiye ulaşma, alternatif sesleri duyma, canlı bir fikir ortamı oluşturma imkanı sunuyor.

