1. HABERLER

  2. ETKİNLİK-EYLEM

  3. Mescid-i Aksa'nın kapatılması Bingöl'de protesto edildi
Mescid-i Aksa'nın kapatılması Bingöl'de protesto edildi

Mescid-i Aksa'nın kapatılması Bingöl'de protesto edildi

Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, İşgalci İsrail’in Mescid-i Aksa’nın kapalı olması ve Filistinli tutsakların idam kararına tepki olarak Kent Meydanında Kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdi.

05 Nisan 2026 Pazar 21:04A+A-

Program, öğlen namazının ardından Bingöl Dörtyol Kent Meydanında toplanan kalabalığın ve cami cemaatinin bir araya gelmesiyle başladı. Bir araya gelen kalabalık ellerinde Filistin ve Tevhid bayrakları ile birlikte çeşitli pankartlar taşıdı. Ayrıca kalabalık çeşitli sloganlar attı.

Sunuculuğunu Nihat Korlaelçi’nin yaptığı program, önce Sumud Filosuna katılacak olan Yunus Kava’nın kısa bir konuşma gerçekleştirmesiyle başladı. Ardından Yusuf Boğatekin’in basın metnini okumasıyla devam etti. Son olarak dua için mikrofona Ferhat Varolgüneş geçti ve program sona erdi.

Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu’nun bileşeni olan Memur-Sen'in Bingöl Şube Başkanı olan Yunus Kava, Sumud Filosu’na katılmadan önce duygularını şöyle ifade etti: Omuzlandığımız bu misyon son derece kıymetli, son derece anlamlıdır. Filistin’de işgal sona ermeden, Mescid-i aksa özgürleşmeden bizler bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Bugün Filistin’deki zulüm devam ederken Müslümanların rahat etmesi mümkün değildir. Biz bu yola vicdan, adalet, kardeşlik ve insanlık çağrısıyla çıkacağız. Sumud’u gündemde tutmak için elimizden gelen çabayı ortaya koymak için gayret sarf edelim.  Haklarınızı helal edin, dualarınızı eksik etmeyin.

Basın Metninin Tam Hali;

Kıymetli Basın Mensupları ve Değerli Bingöllüler,

İlk kıblemizin bu mahzun günlerinde, Kudüs’e kardeş bir şehirde “Bingöl’de” gönlümüzde Mescid-i Aksa sızısıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Deir Yasin'de kan akarken... Sabra ve Şatilla'da masumlar katledilirken... El Halil gasp edilirken ve Gazze bombalanırken hep mahzundu Mescidi Aksa. Ama uzun yıllardır tüm hüznüne rağmen, müminler hiç eksik olmamıştı avlusundan. Murabıtlar, mücahitler oradaydı. Şimdi ilk defa, 60 yıldan bu yana ilk defa, Ramazan’ı ve bayramı prangalar altında yalnız geçirdi ilk kıblemiz!

7 Ekim Aksa Tufanı, adını Mescidi Aksa'dan alan, gücünü Aksa'yla toplayan, hayatını Aksa'ya adayan kutlu bir direniş hamlesiydi. On binlerce şehit, Mescid-i Aksa'nın hürriyeti için canını feda etti. Yüzbinlerce Filistinli, Aksa için, eşini, evladını, anasını, babasını, evini barkını feda etti. Şimdi bize düşen, şehitlerin emaneti Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmaktır. Dikkatimizi dağıtmalarına fırsat vermeden, Mescid-i Aksa'ya odaklanmalıyız.

İnsanlığın ortak mirası, İslam dünyasının ilk kıblesi ve Müslümanların kutsal harem-i şerifi olan Mescid-i Aksa, gasıp İsrail tarafından haksız gerekçelerle ibadete kapatılmakta; Müslümanların en temel hakkı olan din ve vicdan hürriyeti pervasızca çiğnenmektedir. Bu hukuksuzluk, sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın onuruna vurulmuş bir darbedir.

Mescidi Aksa’nın ibadete kapatılması Kudüs tarihinde ilk kez yaşanan bir durumdur. Bu kutsal mekânın kapılarına 35 gündür kilit vurulması; uluslararası hukukun, insan haklarının ve inanç özgürlüğünün açıkça ihlalidir. Ezanların susturulması, müminlerin mabedine girişinin engellenmesi; hiçbir güvenlik gerekçesiyle izah edilemez. Bugün yaşananlar, sadece bir ibadethanenin kapatılması değil; bir halkın inancına, tarihine ve kimliğine topyekûn saldırıdır.

Kıymetli kardeşler; Gazze’de ilan edilen ateşkese rağmen saldırılarını durdurmayan, Batı Şeria’da hukuk tanımayan ve Müslümanların ilk kıblesi, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) miracı olan Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatarak müminlerin yüreğini yaralayan işgalci rejim; şimdi de "idam yasası" adı altında bir cinayet mekanizması kurmaya çalışmaktadır. Verilen idam kararları adalet için değil, bir halkı topyekûn imha etmek için verilmiştir. İnsani hiç bir değeri gözetmeden ceza evlerinde tutuklu bulunan on binlerce kişiyi idam etme girişimi, caniliğin ta kendisidir. Haklarını ve topraklarını savunan kahramanları idam sehpalarıyla korkutacağını sananlar, Şeyh Ahmed Yasinlerin, Rantisilerin, Yahya Sinvarların mirasına baksınlar! Sizin darağaçlarınız, bizim şehadet aşkımızı ve direniş irademizi asla kıramayacaktır. Esirler onurumuzdur, onları Siyonistlerin insafına terk etmeyeceğiz!

Karşımızda tüm kutsalları çiğneyen hasta ruhlu bir topluluk var. Kutsal kitapları tahrif ederek sapkın bir anlayışı din haline getiren Siyonistler, Mescid-i Aksa'yı yıkarak, onun yerine kendi sapkın inançlarının mabedini inşa etme peşindeler. Bu koşullarda bize düşen görev, Mescid-i Aksa'yı gündemden düşürmemektir. Birbirimize yaslanmaktır.

Sadece Müslümanlar olarak değil, dünya çapında vicdan sahibi tüm insanlarla bir olarak direnmeliyiz. Geçen yıl Akdeniz'de destansı bir mücadele veren Sumud Filosu böyle bir ortak direnişti. Sumud filosu şimdi yine, yeniden harekete geçmek üzere. Dünya çapında devam eden bir boykot hareketi var. Boykotta daha kararlı ve yaygın bir çaba içinde olmalıyız. Her türlü iletişim aracını kullanarak, insanlara ulaşmalı, Siyonizm’e karşı bilinç oluşturmalıyız. Günden güne daha fazla saldırganlaşan işgalci ve soykırımcı çeteye teslim olmamalıyız.

Bugün bölgemizde yaşanan gelişmeler açıkça göstermektedir ki; İsrail ve onun en büyük destekçisi Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde yürütülen saldırgan politikalar yalnızca Filistin’le sınırlı değildir. İran’a yönelik nükleer bahanelerle gerçekleştirilen saldırılar, Lübnan, Yemen, Katar ve Suriye coğrafyasında sürdürülen müdahaleler; aynı emperyal aklın ürünü olan sistematik bir kuşatma ve sindirme planının parçalarıdır. Bu saldırılar, herhangi bir devleti hedef almanın ötesinde; İslam coğrafyasının bağımsızlık iradesini kırmayı, toplumları birbirine düşürmeyi ve bölgeyi kalıcı bir kaos alanına çevirmeyi amaçlamaktadır. Nükleer silahlar üzerinden kurulan çifte standartlı söylemle bir yandan kendi güçlerini meşrulaştıran, diğer yandan bölge ülkelerine yasaklar dayatan bu anlayış; hukuk, ahlak ve insanlık değerlerini hiçe saymaktadır.

İsrail'in hukuk tanımaz ve uslanmaz bu alçak tavrı karşısında tüm Müslüman liderler ve uluslararası kamuoyu harekete geçmelidir.

Buradan Bingöl’den Çağrıda Bulunuyoruz:

​Ey halkı Müslüman olan Ülkelerinin Liderleri: Kınama mesajlarını bırakın, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için somut, caydırıcı, askeri ve ekonomik adımları derhal atın! İşgal altındaki topraklarda süregelen gayri insani ve gayri hukuki tüm uygulamaların son bulması için siyasi, hukuki ve diplomatik tüm imkânlarınızı seferber edin. ​İnsan onurunu ve adil yargılanma hakkını hiçe sayan bu idam yasasına karşı derhal yaptırım uygulayın! ​

​Ey Uluslararası Toplum: Kendi koyduğunuz hukuk kurallarının Siyonistler tarafından çiğnenmesine daha ne kadar seyirci kalacaksınız?

Ey Vicdan Sahibi Kardeşlerim: Boykotu gevşetmeyin, meydanları terk etmeyin. Filistin’in sesi olmayı bir yaşam biçimi haline getirin.

Evet! Mescid-i Aksa müminleri bekliyor. Kudüs, müminleri bekliyor. Merhum Kudüs Şairi Nuri Pakdil demişti ya 'Yürü kardeşim, ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin!' Bugün de burada, ayaklarımıza bir Kudüs gücü gelsin diye toplandık. Bu yolda yürümeye, sürünmeye, ölmeye varız. Bu yoldan dönmeyiz, dönmeyeceğiz! İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı unutmayacağız, unutturmayacağız!

Yaşasın Özgür Kudüs! Yaşasın Küresel İntifada! Kahrolsun Siyonizm, Kahrolsun Emperyalizm!

Özgür Kudüs'te, Mescidi Aksa avlusunda hep beraber saf tutmak duasıyla, Allah'a emanet olun

Program dua ile sona erdi.

photo-5952050208508153115-y.jpg

photo-5952050208508153117-y.jpg

photo-5952050208508153149-y.jpg

whatsapp-image-2026-04-05-at-19-47-21-1.jpeg

whatsapp-image-2026-04-05-at-19-47-21.jpeg

whatsapp-image-2026-04-05-at-22-19-56-1.jpeg

whatsapp-image-2026-04-05-at-19-47-22-1.jpeg

whatsapp-image-2026-04-05-at-19-47-23.jpeg

whatsapp-image-2026-04-05-at-19-47-23-1.jpeg

 

HABERE YORUM KAT

1 Yorum