Platform adına açıklamayı yapan Muammer Durmaz, konuşmasına Araf Suresi 27. ayetini okuyarak başladı.
Gündemlerin sürekli değişmesine ve bu değişimin insanları meşgul etmesine değinen ve her gün farklı gündemler peşinde koşuşan insanların zihninde büyük bir karmaşa yaşadığını söyleyen Durmaz 'Sorumluluklarımızı, haklarımızı ve özgürlüklerimizi gereksiz ve konuşulmaması gereken bir gündem maddesi haline getirmek isteyenler bu karmaşadan yararlanmaktadırlar.'dedi.
Durmaz sözlerinin devamında Allah'ın emirlerine sımsıkı sarılacaklarını geçici gündemin kulluk sorumluluklarını terk ettiremeyeceğini ve unutturamayacağını söyledi. Allah'ın emirlerinin tartışmaya açılamayacağını ve buy emirlere hiçbir müdahalede bulunulamayacağına değinen Durmaz ; başörtüsünün en önemli gündem maddeleri olduğunu ve yasakçıların bu yasak ve zulmü gündemden düşürme isteğinin aynı zamanda İslami kimliklerini ülke coğrafyasından silme veyahut içeriğini boşaltıp etkisiz hale getirme isteği olduğunu söyledi.
Durmaz, Allah'ın dininin parçalanamaz bir bütün olduğunu ve hiçbir uzlaşma da kabul etmeyeceğini söyledi. Sığındıkları bahanelerin hiçbir gerçeğe dayanmadığını savunan Durmaz: : 'Arkalarına sığındıkları bahanelerin hiçbir hakikati yoktur. Öncelik sıralaması yaptıkları gündemler biri çözüldükçe bir başkası gelecek olan gündemlerdir. Ve hiçbirisi Allah'a karşı sorumluluğumuzdan öncelikli değildir. Allah'a karşı vazifelerini yapmayanlar topluma karşı sorumluluklarını da yerine getirmiş olmayacaklardır.' dedi.
'Özgür bir ülkede yaşama umudu ile hepinizi 49. haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah'a emanet ediyoruz' ifadesi ile açıklama sona erdi.
48. HAFTA BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ:
Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla...
Ey Âdemoğulları! Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkarttığı gibi sizi de kandırıp bir belaya düşürmesin. Çünkü O ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları inanmayanların velileri yaptık. (Araf Suresi, 27)
Ülkemizde gündem sürekli değişmektedir. Günlük, saatlik gündemler ülkemiz insanını meşgul etmektedir. Her gün farklı gündemler peşinde koşuşturan insan zihni büyük bir karmaşa yaşamaktadır. Hareketli ve değişken gündem toplum kimyasını bozarak öncelikler sıralamasını da bozmaktadır. Sorumluluklarımızı, haklarımızı ve özgürlüklerimizi gereksiz ve konuşulmaması gereken bir gündem maddesi haline getirmek isteyenler bu karmaşadan yararlanmaktadırlar.
Biz Müslümanlar olarak Allah'ı ve onun emirlerini kulluğumuz gereği her zaman gündemimizin ilk sırasında tutmak zorundayız. Hiçbir geçici gündem bizi, kulluk sorumluluğumuzu terk etmeye, unutmaya götüremeyecektir. Allah'ın emirlerine yapılacak her türlü müdahale ve müdahale isteği en önemli gündem maddemizdir. Bu müdahaleler en büyük sorundur. Allah'ın emirleri tartışmaya dahi açılamaz.
Bu bağlamda başörtüsü yasağı öncelikli gündemimizdir. Bu gündemi görmezden gelmek isteyenler, başörtüsü yasağının temelde İslami kimlikle ilişkisini de görmezden gelmeye çalışmaktadırlar. Bu kimliği ülkemiz coğrafyasından silmeye, en azından içeriğini boşaltarak etkisizleştirmeye yönelik bir çaba sürdürmektedirler. Müslümanları örtülerinden sıyırdıklarında; tevhidi bir toplum, adil bir yönetim biçimi ve Müslüman'ca yaşama taleplerinden de vazgeçirebileceklerini düşünüyorlar ve örtümüze karşı amansız bir mücadele yürütüyorlar. Meşruiyetini halk nezdinde hiçbir zaman kazanamamış olan yasakçı, baskıcı ve hukuksuz anlayışın ve ideolojinin sahipleri, kendilerini korumak ve kollamak adına, başörtüsü yasağı üzerinden tüm Müslümanları hizaya getirmeye çalışıyorlar.
Başörtüsü yasağını koyan, uygulayan ve savunanlar iyi bilsinler ki; bizim hayatımız, ibadetimiz ve ölümümüz Allah içindir. Bize dayatmak istedikleri dünya görüşünü ya da resmi ideolojilerini ve hukuksuz baskıcı düşüncelerini asla ve asla kabul etmeyeceğiz.
Din Allah'ındır bölünme ve uzlaşma kabul etmez. Allah'ın emirleri hususunda parçalamayı ve başka inançlar, yaşam biçimleri ile uzlaşmayı kabul etmek, İslam'ın ve Müslümanların kabul edeceği bir anlayış değildir. Hiçbir mazeret ve ileri sürülebilecek bahaneler hukuksuz baskılar için sebep olamaz. Bazı bahanelerin arkasına sığınarak bu yasakçı tutumu devam ettirenler şunu iyice bilsinler ki: Arkalarına sığındıkları bahanelerin hiçbir hakikati yoktur. Öncelik sıralaması yaptıkları gündemler biri çözüldükçe bir başkası gelecek olan gündemlerdir. Ve hiçbirisi Allah'a karşı sorumluluğumuzdan öncelikli değildir. Allah'a karşı vazifelerini yapmayanlar topluma karşı sorumluluklarını da yerine getirmiş olmayacaklardır. Gücü elinde bulunduranların bahane üretmeye ve dedikodu kültürü ile sorumluluklarından kaytarmaya çalışmaları onları Din Günü'nün sahibinin elinden, o dehşet gününde kurtaramayacaktır.
KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

