Köklü Değişim Dergisinden Yapılan Açıklama:
Köklü Değişim Dergisinden Kamuoyuna,
Öncelikle şunu belirtmemiz gerekir ki herkes bu konuda ne kadar samimi, ne kadar sabırlı ve ne kadar güçlü olduğumuzu bir kez daha görsün. Yayın hayatına atıldığımız 2004 yılında "suskunluğun kırılma noktası" olarak kendimizi tarif ettik ve "İslam ile değişmek ve değiştirmek için" yola çıktık. Her zaman doğru bildiklerimizi zalimlerden ve onların zavallı zevatından korkmadan söyledik. Her ne olursa olsun söylemekten de Allah azze ve celle şahit olsun ki asla geri duymayacağız.
Hukuktan ve adaletten yoksun, kendi beşeri kurallarına bile uymaktan aciz olan bir sistemle mücadele etmenin muhtemel zorlukları ile karşı karşıyayız. Maalesef bugün burada yapmayı planladığımız konferansımız resmi ve resmi olmayan yollardan iptal edilmiştir. "Müslümanların Bugünkü Durumu ve Çözüm Yolları" adlı konferansımız haksız gerekçeler ile iptal edilmiştir. Dünyanın her tarafında zulümlere maruz kalan, ırzları kirletilen ve hunlarca katledilen Müslümanların durumunun düzelmesinden korkan, onları bu yalnızlık çukurundan çıkarmak istemeyen T.C hükümeti ve ona bağlı hareket eden İstanbul valiliği yine bir konferansımızı iptal etmiştir.
Daha önce de Feshane Kültür Merkezinde "Gazze olayları" ile alakalı düzenlemek istediğimiz konferansımıza izin verilmemişti. Bu ülkede her türlü çirkin fikirlere sahip insanların, cinsi sapıklıklara düşmüşlerin bile faaliyetlerine izin verilirken neden KöklüDeğişim bu tür engellemelere maruz kalmaktadır. Bunu akli selim her insan objektif bir şekilde düşündüğü zaman bulacaktır. Zira KöklüDeğişim İslam ile değiştirmek istemektedir. İslam'a ve onun fikirlerine savaş açmış, Müslümanları düşman görmüş, fişlemiş, haklarında belgeler tutmuş bir sistemden doğrusunu söylemek gerekirse fazlasını da beklemiyoruz. Ama eğer bu ülke birilerinin dediği gibi "muz cumhuriyeti" değilse hiç olmazsa kendi kurallarına göre hareket ederler ve kendi koymuş oldukları beşeri kanunlarına uyma saygısını gösterirler diye ummuştuk. Ama maalesef İslami olmayan hiçbir beşeri fasid nizamdan en ufak bir adalet bile umulmayacağını da bir kez daha görmüş olduk.
24 Temmuz Cuma Sabahı saat 06,00 dan itibaren bu konferansın engellenmesi için Emniyet Genel Müdürlüğü ve küresel İslam düşmanları her türlü baskıyı ve saldırıyı kullanmışlardır. Haberlerde asılsız ve mesnetsiz bilgiler dile getirilmiş ve sistemli bir şekilde karalama yapmaya çalışılmıştır. Güneş nasıl balçıkla sıvanamaz ise, İslam ve İslami hareket de bunlarla yıldırılamaz. Bütün cahiliye kafalı kişilere bunu buradan haykırıyoruz.
Gelelim bu haksız uygulamanın nasıl gerçekleştiğine gelince. Fakat bu haberleri yapanların bize bir mail ve telefon kadar yakın olduklarını ve Müslümanlar hakkında yapılan bu çirkin iftiralara karşı cevap hakkı vermekten bile yoksun olmaları da şaşırtıcı değildir. Zira kimin ekmeğini yersen, onun kılıcını sallarsın. Ama İslami medya olarak bilinen ve bu zulümlere karşı sessiz kalanlar varya, işte onlardan Allah için söylediklerini yapmadıkları ve hep oyalama taktikleri ile bizleri değil kendilerini kandırdıkları için Mahkemeyi Kübra da şikâyetçi olacağız.
Yapılan yalan haberlerle alakalı diyoruz ki;
1- İstanbul Valiliğinden 15 gün önce izin alarak bu konferansı yapmaya karar verdik. Valiliğe konuşmacıların kimlik suretlerini, ikametgâh adreslerini, konuşacakları konunun içeriğini bildirdik. Ve izin alarak Spor AŞ den Hakkı Başer Spor Kompleksini kiraladık. Ama Cuma gecesi valilik daha önce izin vermesine rağmen konferansı iptal ettiğini tertip komitesine bildirdi. Buradan soruyoruz! Nerede herkes şiddete başvurmadan istediğini söyleyebilir diyen yalancılar! Nerede düşünceye karşı asla bir engellememiz olmaz diyen riyakârlar!
2- Cuma sabahı önceden valiliğe kimliklerini bildirmemize rağmen konuşmacılarımızdan Ercan Tekinbaş, Musa Bayoğlu, ve Ali Dikici evlerine yapılan baskın ile ne olduğuna şaşırmışlardır. Ercan Tekinbaş ve Musa Bayoğlu haksızca gözaltına alınarak sorguya alınmışlardır.
3- Ve çıkan haberlerde bizim İstanbul'u bu gün kana bulayacağımız dile getirilmiştir. Bizler buraya kendi çocuk, eş ve ailelerimizle beraber gelmekteyiz. Sevdiklerimizi ve değer verdiklerimizi, Müslüman kardeşlerimizi davet etmekteyiz. Nasıl olurda böyle bir saçmalık dile getirilir doğrusu anlamakta çok zorlanıyoruz.
4- Gözaltına alınan kardeşlerimizin terör örgütü üyesi olduğu yalanı da söylenmektedir. Bombalı saldırı yapacakları dile getirilmiştir. Fakat 200 kadar kişinin ev ve iş yeri aramasında ne bir silah nede bir bomba düzeneği nede bir mühimmat ele geçirilmiştir. Peki, bu çelişki nasıl izah edilecektir! Atılan bu iftiraların hesabı bir gün mutlaka ama mutlaka sorulacaktır! Çünkü Müslümanların onuru ve şerefi her zaman çok kıymetli ve önemli olmuştur. Şeref ve onurdan habersiz olanların bunu bilmesi çok zor olsa da bir gün bütün hesaplar Allah azze ve celle'nin huzurunda verilecektir.
5- Bir diğer saçma iddia ise; bazı kişilerin Endonezya ya bomba eğitimi almak için gitmiş olmaları ve dönüşte gözaltına alınmış olmalarıdır. Salı günü Endonezya'nın başkenti Cakarta da onbinlerce Müslüman ve âlimin katılımıyla her türlü legal izinler alınarak "Uluslar arası Âlimler Konferansı" yapılmış ve Türkiye den de bu konferansa katılmak için samimi Müslümanlar hayırlı bir iş için yola çıkmışlardır. Bu kişilerin hepsi toplum tarafından itibar gören ve kendi yazdıkları kitapları olan seçkin şahsiyetlerdir. Ve yaş ortalamaları ise 40'ın üzerindedir. Nasıl olacak şimdi, asılsız ve yalan haber yapanlar nasıl uyduracaklar minareyi kılıfına! Bu kadar becerikliler mi? Hep beraber göreceğiz. Ya da hala haysiyet ve onura sahipseler ise bu basın açıklamasını dikkate alır ve yapması gerekenleri yaparlar…
Son olarak şunu belirtmek istiyoruz. Bizler Müslüman kimseleriz. Eğer aksini belirten varsa onları meydana gerekçeleri ile bekliyoruz. Fakat biz inanıyoruz ki, Allah azze ve celleye, onun Rasulune ve imanın gerektirdiği hususlara inanan fakat bizim gibi düşünmeyenlerde bizim Müslüman kardeşlerimiz. Ve Rasul Sallallahu Aleyhi ves Sellem'in dediği gibi onlara şunu hatırlatıyoruz. " Müslümanın müslümana kanı ve malı haramdır" Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ona zulmetmez onu yardımsız bırakmaz" İşte bizim şiarımız budur.
Medyaya yansıyan haberler tamamen maksatlı haberlerdir. Onlar biz Müslüman kardeşleriniz ile aramıza silah, terör, bomba vb. gibi kelimeler koyarak kaynaşmamızı istememektedirler. Bizler ise zalimlere ve onların yardakçılarına karşı bu zulümlerden ötürü olan kinimizi haykırıyor ve yakında bir gün bu kin ile mahvolmalarını istiyoruz. Bunun dışında etrafımızda devamlı beşeri ilişkiler kurduğumuz kardeşlerimizin ise kardeşleri olduğumuzu ve bu oynanan sinsi oyuna gelmemelerini istiyoruz.
Zalimlere şunu da bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bütün yapılan bu baskılar, yalan haberler ve tutuklamalar ise; tersi istikametinde karşılık görecek ve bizlerin azmini, inancını ve kararlılığını artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
"Zalimler yakında nasıl bir inkılapla devrileceklerini bileceklerdir."
Kamuoyuna Saygıyla Duyururuz.
KöklüDeğişim
İlgili Haberler:

