Kocaeli'de 180. Başörtüsü Eylemi

Kocaeli'de 180. Başörtüsü Eylemi

Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu İzmit Sabri Yalım parkı insan hakları anıtı önünde 180. haftasına giren “Başörtüsüne Özgürlük” eylemini gerçekleştirdi. Eylemde platform adına basın açıklamasını MAZLUMDER Kocaeli Şube gönüllüsü Esra SARAÇ yaptı.

Basın açıklamasının metni:

Bu meydanlarda özgürlük taleplerimize karşılık verilinceye kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bizleri bu onurlu mücadelede yalnız bırakmayan dostlarımıza da teşekkür ederiz.

Geçen hafta içerisinde Boğaziçi Üniversitesinde başörtüsü yasağı uygulamaya konuldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın atadığı rektör Boğaziçi Üniversitesinin 145 yıllık özgürlükçü geleneğini birden bire bozdu. Üniversite kendi koyduğu etik kurallardan çark etti. Fakat yasağa açığı ve kapalısıyla gösterilen tepkiler, rektörün kısmen de olsa geri adım atmasına sebep olmuştur.  Yasaklarla hiçbir yere varılamaz, hiçbir şeyde elde edilemez. Tepkilerin daha da artması lazım ki diğer üniversitelerde kendi koydukları etik kurallarını özgürlükten yana değiştirsinler.

Amerika'da İslam'a saldırı içeren 28 milyon DVD dağıtılmış. İslam'ı faşizm'le, Müslümanları Nazilerle bir tutan Anglo-Amerikan ırkçılar ve İsrail aşırı sağı tarafından projelendirilen çirkin bir propaganda malzemesi kullanılmış. Karikatür krizi dahil, son üç beş yıl içinde Batı'da tezgahlanıp İslam dünyasını tahrik etmeye, aşağılamaya dönük hemen her çalışmanın altından aynı çevreler çıkıyor. İslam dinine yönelik yapılan tüm saldırıların karşısında olacağız.

Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik eder, Bayramın tüm insanlığa barış getirmesini temenni ediyoruz.

 

 

Kocaeli'de İntifadaya Destek

İntifadasının başlamasının 8.yılı dolayısıyla Filistin halkıyla beraberiz mesajı verildi. Eylemde MAZLUMDER Kocaeli Şube Başkanı Çetin TAHTACI aşağıdaki metni okudu. Eyleme  destek vermek için gelen MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk GERGERLİOĞLU herkesin Filistin halkının yanlarında olmaları gerektiğini söyleyerek Rachel Corrie, Pipa Baca, ve İsrail katliamlarına karşı çıkan Siyonist olmayan Yahudilerden örnek vererek Müslüman, Sosyalist, Hristiyan, Yahudi herkesin insanlık adına İsrail'in katliamlarına dur demesi gerektiğini söyledi. Emekçi Hareket partisinden Burcu SİNCER, emperyalizm karşısında direnen halkların kazanacağını ve Filistin halkının yanında olduklarının mesajını verdi. Saadet partisi Kocaeli il Başkanı Mehmet ARAS zalimlere karşı direnmedikçe zulmün devam edeceğini Konya Türkiye semalarında İsrail ve Amerika uçaklarının uçmasını kabul edilemez olduğunu söyledi. Eylem "katil İsrail katil ABD, Ortadoğu'dan defol", "Biz biz hepimiz Filistinliyiz", "Filistin halkı yalnız değildir", "İsrail'e karşı küresel intifada" sloganlarıyla son buldu.yağmura rağmen yoğun bir katılım oldu.

Basın açıklamasının metni:

Filistin'deki son intifadanın sekizinci yıldönümünde burada olan herkese selam olsun.İlk olarak 1987 de İsrail askerlerinin 6 masum çocuğu öldürmesi karşısında isyan eden Filistin' li gençlerin başlattığı ayaklanma ile dünya gündemine intifada kelimesi girdi.Ve intifada , İsrail kuruluşunun ilanından bugüne kadar süren,tüm dünyanın gözü önünde yaşanan ve tüm dünyanın seyirci kaldığı insanlık dramının sembolüdür.

Tüm dünya bir avuç insanın sapanlarıyla, tanklara ve füzelere karşı onurlu  savaşına şahit oldu. Hatta Filistin'de yaşanan işgali,  yıllarca görmezlikten  gelen umursamayan batı medyası bile   yaşanan bu vahşeti gizleyemedi. Çünkü zulüm artık saklanamayacak, görmezden gelinemeyecek boyuttaydı.

Küçük çocukların attığı taşlara tank mermileriyle cevap veren, savaşan  savaşmayan tüm Filistinlilere saldırmaktan geri kalmayan, orantısız güç  kavramını bile orantısızlaştıran Siyonist zihniyet kendini artık saklayamıyordu.

28  Eylül  2000 yılında  " Beyrut Kasabı" olarak ünlenen Ariel Şaron'un  provokatif  Mescid'i  Aksa  ziyareti   ile    Filistinlileri   tahrik edene  dek. Böylece 2.  intifada  başlamış oluyordu. Bu sözde barış süreci ve sonrası göstermiş oldu ki zalimlerle uzlaşmak mümkün  değildir. Zalim zulmetmeyi bırakmadıkça,  barış sadece teslimiyet demektir.  İsrail'in zulmüne karşı Filistin halkının önünde iki seçenek vardı ya teslim olacak yada zulme karşı savaşacaktı.   Filistin halkı özgürlük savaşının bedelini hala vermeye devam ediyor.Filistin 60 senedir işgal altında ve Filistin'de savaş maalesef olağanüstü bir hal değil, yaşamın olağan hali olmuştur.

Yüreğinde vicdan taşıyan her insana düşen vazife , dini inancı ne olursa olsun ister Müslüman, ister Hıristiyan,ister Yahudi.Ve yine politik görüşü ne olursa olsun ister sağcı,ister solcu,ister İslamcı,ister liberal , insanlık onurunu ayaklar altına alan bu utanç verici zulme karşı birlikte mücadele etmektir.Bunun en güzel örneğini Rachel Corrie ve Pipa Baca, hayatları pahasına da tüm dünyaya gösterdiler.Ve tüm mazlumların barış güvercinleri oldular.

Yeryüzünde zulüm varsa bunun tek sorumlusu kötülük yapanlar değildir. En az onlar kadar onlara kötülük yapma cesaretini verenler yani zulüm karşısında susan ve zulme rıza gösterenledir. Filistin halkı yalnız değildir. Yeryüzünde zulüm var oldukça zulme karşı mücadele edenlerde var olacaktır. Çünkü Zulüm asla  payidar olmaz. Buradan herkese sesleniyoruz bu zulme ortak olmayın, ve zalime karşı bir seste siz verin  tüm mazlumlar için. Biz burada Zalime karşı mustazafların yanında olmaya devam edeceğiz, zulüm bitene kadar. Evrende tek bir mazlum kalmayıncaya kadar.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir