HAKSÖZ-HABER
Kenan Alpay, bugünkü yazısında, Türkiye veya İslam coğrafyasının herhangi bir bölümünün ayrılamayacağını ifade ederken, Kudüs'ün elinin buradaki direniş ile birebir ilintili olduğunu ve birlikte yükseliş gibi birlikte çöküşün de kader olduğunu dile getirdi.
***
28 Şubat Mütalaası ve Kudüs Oylaması
28 Şubat post-modern darbe sürecinin askeri kanadını yargılayan mahkemenin savcısı tarafından verilen mütalaa nedense kamuoyunda yeterli ilgiyi bir türlü göremedi. Aksine birkaç yazı ve hemen hepsi ajans tarafından geçilen neredeyse tüm gazetelerde aynı vurgularla yayınlanan kısa haberlerden öteye olumlu ya da olumsuz ciddi bir değerlendirmeye rastlayamadık. Ne mağdurları ne de sahipleri dava sürecinin seyrine ama özellikle de yaklaştıkça yaklaşan finalin hukuki, siyasi ve toplumsal karşılığını konuşmaya hazır gibi bir iklim gözükmüyor. Bir yorgunluk belki de bir bıkkınlık göstergesi gibi mi değerlendireceğiz bu durumu?
28 Şubat post-modern darbe sürecinin askeri kanadını yargılayan mahkeme finale yaklaşıyorken darbe suçunun diğer paydaşları için nasıl ve ne zaman harekete geçilecek? Sendikalar, üniversiteler, sermaye grupları, medya ve sokağı hareketlendiren ‘sivil’ unsurların 28 Şubat sürecini hedeflerine ulaştıran suçların yargılanmaması hukuki açıdan onulmaz bir zaaf, siyasal ve toplumsal açıdansa ileriye dönük ciddi bir tehdit olacaktır. Evet, Türkiye gerilim düzeyi son derece yüksek günlerden geçiyor. Ancak tehdidin FETÖ ve PKK’dan ibaret olmadığını, onlarla mücadele etme zaruretinde daha az olmamak üzere Kemalist cuntacılık tehdidiyle de mücadele etmek gerektiği gerçeğini hafife alamayız.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.