1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. KAZAKİSTAN

  4. Kazakistan'da zam protestoları: Halk neden sokağa çıktı, göstericiler ne istiyor?
Kazakistan'da zam protestoları: Halk neden sokağa çıktı, göstericiler ne istiyor?

Kazakistan'da zam protestoları: Halk neden sokağa çıktı, göstericiler ne istiyor?

​​​​​​​Kazakistan'da bu hafta akaryakıt fiyatlarına zam yapılması sonrası başlayan protesto gösterileri bir anda ülkenin tüm bölgelerine yayıldı.

06 Ocak 2022 Perşembe 21:42A+A-

Protestoların hızla şiddete dönüşmesi, hem ülkede hem de bölgede birçok kesimi şaşırttı. Yaşananlar aynı zamanda tepkinin sadece zamla ilgili olmadığının da göstergesiydi.

Peki Kazakistan'daki protestolar neden önemli?

Halk neden sokağa çıktı?

Petrol zengini eski Sovyet Cumhuriyeti'ndeki protestolar, araçlarda kullanılan sıvı gazda tavan fiyatın kaldırılması ve bunu izleyen zam üzerine başladı.

Pazar günü sadece bir bölgede olan protestolar, Salı gününe gelindiğinde tüm ülkeye yayılmış, kitlesel gösteriler ve polisle çatışmalar çıkmaya başlamıştı.

Gösteriler hızla şiddete dönüştü, polis Kazakistan'ın en önemli şehirlerinden eski başkent Almatı'da binlerce kişiye göz yaşartıcı gaz ve sersemletici el bombası ile müdahale etti. Hem protestocu hem polis yüzlerce kişi yaralandı.

Çarşamba günü olağanüstü hal ilan edildi ancak binlerce kişi sokağa çıkmaya devam etti. Ülkenin birçok kesiminde internetin çöktüğü bildirildi.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev hükümeti görevden aldı ve "ülkede istikrarı sağlamak için" akaryakıt fiyatlarını indirme sözü verdi.

Protestocuların yanıtı, Almatı'da belediye başkanının ofisine saldırmak, dükkanları yağmalamak ve araçları ateşe vermek oldu.

Bu kez protestolar neden farklı?

Petrol ve doğal gaz açısından zengin olan Kazakistan, Orta Asya'nın en nüfuzlu ülkesi. Bölgenin gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 60'ına sahip. Otoriter bir devlet olarak tanımlanıyor.

Yüzölçümüne bakıldığında dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesi ancak nüfusu sadece 18,8 milyon.

Kazakistan 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığını ilan etti. Yıllarca, 1984'te ülke daha hala bir Sovyet cumhuriyetiyken ilk kez başbakan olan Nursultan Nazarbayev tarafından yönetildi.

Nazarbayev daha sonra fiilen karşısına rakip çıkmadan cumhurbaşkanlığına seçildi ve her yere heykellerini dikip, yeni başkente adını vererek ülkede bir tür şahıs kültü yarattı.

Nazarbayev sonunda 2019'da, ülkede pek sık rastlanmayan hükümet karşıtı gösterileri durdurmak için istifa etti.

Kendi elleriyle seçtiği halefi Tokayev, uluslararası gözlemcilerin eleştirdiği bir baskın seçimle işbaşına geldi.

Nazarbayev iktidarda olmamasına rağmen yönetim üzerindeki etkisi sürüyor. Gözlemciler protestoların öncelikle bu yüzden olduğunu söylüyor.

Nazarbayev'in istifasından sonra geçen yaklaşık üç yıl içinde ülkede fazla bir değişiklik olmadı. Halk reform yapılmamasından, yaşam standartlarının düşük, özgürlüklerin de sınırlı olmasından şikayetçi.

İngiltere'de, Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden (Chatham House) Kate Mallinson, BBC Rusça Servisi'ne yaptığı açıklamada, "Nazarbayev, Kazakistan halkıyla bir tür sosyal sözleşme yapmıştı. Halk rejime sadıktı, çünkü ekonomik durumun düzeldiğini görüyordu" dedi.

Ancak Mallinson'un da söylediği gibi, 2015'ten itibaren ekonomi kötüye gitmeye başladı ve son iki yıl içinde Covid pandemisi sırasında enflasyon çok arttı.

Kazakistan'da yapılan seçimlerin çoğunu, kullanılan oyların neredeyse yüzde 100'ünü alan iktidar partisi kazanıyor ve etkili bir muhalefet bulunmuyor.

Kazakistan'da toplu taşımacılık ve özel araçlarda kullanılan ve genelde ucuz bir yakıt olarak görülen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) fiyatlarındaki artış, bardağı taşıran son damla oldu.

Protestocular ne istiyor?

Hükümetin görevden alınması ve akaryakıt fiyatlarının eski düzeylerine çekilmesine rağmen, göstericiler sokaklardan çekilecek gibi görünmüyor.

2019'da Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in istifasından aldıkları derse bakarak, yönetim değişikliğinin her zaman istenilen sonuçları getirmediğini anlamış durumdalar.

Şu anda sokaklarda ve sayısız kent meydanında sorulan soru, "Yetkililer son 30 yıldır bizim için ne yaptı?"

Kazakistan'ın güneybatısında Mangistau bölgesindeki Canaozen kenti, protesto merkezlerinden biri haline geldi.

Burası, daha önce de büyük gösterilere sahne olmuş, 2011'de polisin ücretler ve çalışma koşullarını protesto eden petrol işçilerine müdahalesinde en az 14 işçi ölmüş, 100'den fazlası da yaralanmıştı.

Canaozen şimdi bir kez daha protesto merkezi ve buradaki göstericiler beş talepte bulunuyor:

-Gerçek hükümet değişikliği

-Valilerin doğrudan seçilmesi (Şu anda valiler cumhurbaşkanı tarafından atanıyor)

-Cumhurbaşkanının görev süresini ve yetkilerini kısıtlayan 1993 Anayasası'na dönülmesi

-Yurttaşlık hakları için mücadele eden aktivistlere zulmedilmemesi

-Mevcut rejimle bağlantısı olmayanların yetkili konumlara gelmelerine izin verilmesi

Protestocuların öne çıkan bir liderleri bulunmuyor. Analistlere göre, muhalefet yıllardır daha ilk aşamalarında susturuluyor ve Kazakistan'da fiilen demokrasi yok.

St. Petersburg Avrupa Üniversitesi'nden siyaset bilimci Grigorii Golosov, BBC Rusça Servisi'ne yaptığı açıklamada halkın sokağa çıkarak sesini duyurmaya çalıştığını söyledi.

Golosov, "Otoriter koşullar altında, sokak protestoları istenmeyen ekonomik önlemlere tepki göstermenin normal bir yolu" dedi.

Bundan sonra ne olabilir ve bu neden önemli?

Başlangıçta, Kazakistan yetkilileri krizi ağır bir müdahale yapmadan çözmeye çalışıyor gibi görünüyordu.

Ancak Cumhurbaşkanı Tokayev'in protestocuları "yabancıların eğittiği terörist çeteler" diye nitelemesi ve Rusya da dahil bazı eski Sovyet Cumhuriyetlerinin oluşturduğu Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nden yardım istemesi üzerine durum hızla değişti.

Örgüt, Tokayev'in yardım çağrısı sonrası "istikrar sağlanmasına" yardımcı olmak için Kazakistan'a barış gücü gönderdi. Güce Rus birlikleri öncülük ediyor.

Moskova Carnegie Merkezi'nden Alexander Baunov, BBC Rusça Servisi'ne yaptığı açıklamada, Kazakistan'ı Batı'nın geleneksel bir müttefiki olarak görmediğini, bu nedenle Batılı liderlerin olayları "baskıcı bir hükümete karşı demokratik bir kalkışma" olarak yorumlamayı tercih edeceklerini söyledi.

Baunov, "Batılı liderlerin protestocuları desteklememesi, Kazak yetkililerin de buna karşılık vermemesi güç olur. Protestolar uzun vadede Kazakistan'ı Moskova'ya doğru iter" diye konuştu.

Resmi Rus medyasında şimdiden protestoların "batılı güçler tarafından teşvik edildiği" yolunda görüşler dile getirildi.

Büyük bir doğalgaz, petrol ve maden ihracatçısı olan Kazakistan için yatırımcıları güveni önemli. Siyasi istikrar bu nedenle büyük önem taşıyor.

Ancak çok sayıda Kazak, eski Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev'in gölgesinde yaşamaktan bıkmış ve gerçek bir değişim için mücadeleye hazır görünüyor.

HABERE YORUM KAT

3 Yorum