
Kassam’ın ikinci lideri Raid Saad’ın 35 yıllık takibi
Redhwan Al-khutabi, Kassam Tugayları’nın üst düzey komutanlarından Raid Saad’ın hayatını, askeri kariyerini, şehadetini ve İsrail tarafından yürütülen 35 yıllık takibin seyrini ele alıyor.
Redhwan Al-khutabi/Fokusplus
35 Yıllık Takibin Sonu: Kassam’ın İkinci Lideri Raid Saad Kimdir?
Geçtiğimiz günlerde İsrail ordusu, Gazze kentinin güneybatısında sahil yolunda ilerleyen sivil bir araca yönelik suikast düzenlediğini duyurdu. İsrail tarafı, saldırıda Kassam Tugayları’nın önde gelen isimlerinden Raid Saad’ın öldürüldüğünü öne sürdü. Operasyonu ateşkes ihlaline verilen yanıt olarak gerekçelendirmeye çalışan İsrail, öte yandan kendi medyası tarafından yalanlandı.
İsrail’in önde gelen kanallarından Kanal 12, suikastın sahadaki herhangi bir gelişmeyle bağlantılı olmadığını, tamamen uygun bir istihbarat fırsatının değerlendirilmesi sonucu gerçekleştiğini aktardı. Bu durum, 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasının açık bir ihlali olarak yorumlandı.
İsrail ordusu operasyonu Hızlı Lokma adıyla tanımladı. Bu isimlendirme, saldırının ani ve hedef odaklı yapısını yansıtırken, hedef alınan ismin İsrail açısından en karmaşık ve uzun süredir takip edilen Filistinli askeri liderlerden biri olduğunu da ortaya koydu.
Şati Kampı’ndan örgütlü mücadeleye
Raid Hüseyin Saad, 15 Ağustos 1972’de Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dünyaya geldi. İçinde büyüdüğü koşullar, erken yaşlarda siyasi ve ulusal bilincinin şekillenmesinde etkili oldu.

Genç yaşta Hamas’a katılan Saad, 1987’de Birinci İntifada’nın başlamasıyla birlikte İsrail tarafından takibe alındı ve bu süreçte defalarca gözaltına alındı.
Tutuklu bulunduğu dönemlerde eğitimini sürdüren Saad, 1993 yılında Gazze İslam Üniversitesi’nde İslami Şeriat alanında lisans eğitimini tamamladı. Aynı dönemde Hamas’ın öğrenci yapılanması olan İslami Blok’ta aktif rol aldı. Daha sonra 2008 yılında yine aynı üniversiteden yüksek lisans derecesi aldı.
Uzun soluklu askeri kariyer
Raid Saad, erken yaşlarda silahlı mücadeleye dahil oldu ve Kassam Tugayları’nın İsrail tarafından uzun yıllar aranan isimleriyle birlikte çalıştı. 2000 yılındaki Aksa İntifadası sırasında askeri bilinci şekillenen son kuşak komutanlar arasında yer aldı. Zamanla hem sahadaki deneyimi hem de örgütsel yetkinliğiyle üst kademelere yükseldi.
2007 yılında Kassam Tugayları’nın Kuzey Gazze Tugayı’nın komutanlığını üstlenen Saad, aynı zamanda örgütün deniz gücünün kurulması ve eğitilmesinde rol oynayan isimler arasında yer aldı. Bu dönem, direnişin askeri kapasitesini çeşitlendirmeye ve çatışma alanlarını genişletmeye çalıştığı bir süreç olarak öne çıktı.
Askeri konsey ve kritik görevler
2015 yılında Raid Saad, Kassam Tugayları’nda operasyonlardan sorumlu en kritik birimlerden biri olan Operasyonlar Dairesi’nin başına getirildi. Bu görev kapsamında çatışma planlarının hazırlanması, sahadaki operasyonların yönetilmesi ve askeri koordinasyon onun sorumluluğundaydı.

Ayrıca 2012-2021 yılları arasında, Muhammed ed-Dayf ve Mervan İsa’nın da bulunduğu dar kapsamlı askeri konseyin üyesi olarak görev yaptı. İsrail kaynakları, Saad’ı savaş planlarının geliştirilmesinde kilit rol oynayan isimlerden biri olarak gösterdi. Tel Aviv yönetimi, özellikle elit birliklerin kurulması ve İsrail ordusunun Gazze Tümeni’ni felç etmeyi amaçladığı öne sürülen Eriha Duvarı planını onun denetiminde hazırlandığını iddia etti.
Kassam’ın ikinci ismi
Savaş sürecinde Kassam Tugayları’nın üst düzey kadrolarına yönelik suikastların ardından, Raid Saad ismi askeri hiyerarşide ikinci adam olarak öne çıktı. İzzeddin Haddad’dan sonra gelen Saad, askeri çevrelerde en deneyimli, sahadaki ayrıntılara en hakim ve Gazze’de uzun süren savaşın ardından zayıflayan askeri yapının yeniden toparlanmasında kilit rol oynayan isimlerden biri olarak değerlendiriliyordu.
35 yıllık takip ve başarısız suikast girişimleri
Otuz yılı aşkın bir süre boyunca Raid Saad, İsrail istihbaratının öncelikli hedefleri arasında yer aldı. Birçok suikast girişiminden sağ kurtuldu. Bunlar arasında 2006 yılında Kassam Tugayları askeri konseyine yönelik saldırı ve Mayıs 2024’te Şati Kampı’nda düzenlenen, çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği geniş çaplı saldırı da bulunuyor.

Son savaş sırasında İsrail, Mart 2024’te Şifa Hastanesi kompleksine düzenlenen baskın sırasında Saad’ın yakalandığını iddia etmiş, hatta ona ait olduğunu söylediği fotoğrafları paylaşmıştı. Ancak daha sonra bu bilgilerin yanlış olduğu kabul edildi. Bu olay, İsrail istihbaratının Saad’ın akıbeti konusundaki belirsizliğini ve kafa karışıklığını gözler önüne serdi.
Öte yandan İsrail, kendisine ulaşılmasını sağlayacak bilgiler için 800 bin dolarlık ödül de ilan etmişti.
Suikasttan sonra ne olacak?
Raid Saad’ın öldürülmesiyle birlikte İsrail, kendi anlatımına göre Filistin direnişiyle yaşanan çatışmaların en uzun soluklu takiplerinden birinin sona erdiğini duyurmuş oldu.
Ancak gözlemcilere göre, ateşkes döneminde bu denli önemli bir ismin hedef alınması, İsrail’in ateşkesi savaşın bitişi olarak değil, farklı bir aşaması olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Bu yaklaşımda seçici suikastlar, Gazze’deki güvenlik ve askeri dengeleri yeniden şekillendirmenin kalıcı bir aracı olarak kullanılmaya devam ediyor.




HABERE YORUM KAT