HAKSÖZ HABER
Kassam Tugayları'nın şehitlerine ilişkin duyurular yapan “Ecmad eş-Şüheda” sayfası, “Ebu Atıyye” olarak da bilinen Ebu Ubeyd'in şehadetini duyurdu. Açıklamada Ebu Ubeyd, “Kassam Tugayları Refah Tugayı Komutanı” olarak duyurdu.
.https://t.co/w40ZzhUeFe pic.twitter.com/Nq33mxPOas
— Haksöz Haber (@HaksozHaber) September 16, 2026
Ebu Ubeyd'in şehadeti, Kassam Tugayları komutanlarından Ahmed el-Batş'ın şehadetinden yalnızca bir gün sonra gerçekleşti. El-Batş, Kassam Tugayları bünyesindeki Cibaliya el-Beled Taburu'nun komutanı ve Kuzey Tugayı'nın silah sorumlusu olarak görev yapıyordu. Gazze kentinin kuzeybatısındaki Sıftavi Mahallesi'nde aracının işgal rejimi tarafından hedef alınması sonucu şehit olmuştu.
Bundan önce, 10 Eylül'de, Kassam Tugayları'nın Han Yunus Tugayı Komutanı ve Genel Askerî Konsey üyesi Muhammed Abdüsselam el-Yezuri de şehit olmuştu. “Ebu Heysem” olarak bilinen el-Yezuri, Han Yunus'un batısındaki Mevasi bölgesinde işgal rejiminin düzenlediği hava saldırısında hedef alınmıştı.
Kassam'ın açıklamasında Ebu Ubeyd'in 1993 yılında, henüz gençlik döneminde Kassam Tugayları saflarına katıldığı ve sonraki yıllarda Gazze'deki direniş faaliyetlerinde farklı görevler üstlendiği belirtildi.
Ebu Ubeyd'in özellikle tünel operasyonlarında görev aldığı, bunlar arasında Kassam tarafından "Burç Hirdun'un patlatılması", "Gazap Volkanları" ve "Mahfuz operasyonu" olarak adlandırılan operasyonların öne çıktığı kaydedildi.
Ebu Ubeyd'in kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri de 7 Ekim 2023'te başlayan "Aksa Tufanı" operasyonu oldu.
Kassam Tugayları, Ebu Ubeyd'in "Aksa Tufanı" operasyonunun komutanlarından biri olduğunu ve Refah Tugayı'nın sorumluluk alanı kapsamında operasyonun planlama ve sevk çalışmalarına katkı sunduğunu açıkladı.
Açıklamada, operasyon kapsamında gerçekleştirilen sınır geçişinin planlanması ve yürütülmesi sürecinde Refah Tugayı'nın sorumluluk alanına ilişkin çalışmalarda Ebu Ubeyd'in de yer aldığı belirtildi.
İşgal rejimi, Kassam Tugayları komutanlarının ateşkes anlaşmasının dışında tutulduğunu ve hâlâ “İsrail” için tehdit oluşturduklarını öne sürerek ateşkes anlaşmasını ihlal etmeyi sürdürüyor.
İşgal rejimi yalnızca kağıt üzerinde kalan ateşkes süresi boyunca, saldırılarına bir zemin aramak için çeşitli bahaneler öne sürmeye devam etse de, saldırılarda yüzlerce sivil şehit olurken binlerce insan da yaralandı.


