Filistinli aktivist Kordia, ICE gözaltısının ardından nöbetlerle mücadele ediyor

Filistinli aktivist Kordia, ICE gözaltısının ardından nöbetlerle mücadele ediyor

Filistinli aktivist Leqaa Kordia, ICE gözaltısında başlayan nöbetlerin serbest bırakılmasının ardından da sürdüğünü ve son olarak beşinci kez nöbet geçirdiğini açıkladı. Kordia’nın yaşadıkları, ABD göçmen gözaltı merkezlerinde sağlık hizmetlerine erişim ve olası tıbbi ihmal tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Filistinli aktivist Leqaa Kordia, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından gözaltında tutulduğu dönemde başlayan nöbetlerin, serbest bırakılmasının üzerinden altı ay geçmesine rağmen devam ettiğini açıkladı.

33 yaşındaki Kordia, mart ayında ICE gözaltısından serbest bırakılmasından bu yana beşinci kez nöbet geçirdiğini söyledi.

Kordia’nın aktardığına göre son nöbet, pazar günü New York’taki Riverside Church’te katıldığı bir panelin ardından evine döndükten kısa süre sonra yaşandı. Namazını kıldığı sırada, hâlâ ibadet kıyafetlerini üzerindeyken aniden nöbet geçirdi.

Kordia, pazartesi günü Instagram’da yayımladığı açıklamasında, “Korkmuş, bitkin, başım dönmüş ve kafam karışmıştı” ifadelerini kullandı.

Filistinli aktivist, ICE tarafından hapsedilmeden önce hayatında hiç nöbet geçirmediğini vurguladı.

“ICE beni ifade özgürlüğümü ve protesto hakkımı kullandığım için hapse atmadan önce hiç nöbet geçirmemiştim.”

368 gün gözaltında tutuldu

Kordia, 2016 yılında işgal altındaki Batı Şeria’dan Filistin Yönetimi pasaportuyla ABD’ye geldi. Başlangıçta ziyaretçi statüsünde bulunan Kordia, daha sonra İngilizce öğrenmeye başlamasıyla öğrenci statüsüne geçti.

ICE yetkilileri, Kordia’yı Mart 2025’te, hayatı hakkında tanıdığı kişilerin sorgulandığını ve ajanların evine de geldiğini öğrendikten sonra göçmenlik görevlileriyle görüşmeye kendi isteğiyle gitmesinin ardından gözaltına aldı.

13 Mart 2025’te New Jersey eyaletinin Newark kentindeki görüşme sırasında kendisine mahkemeye çıkması için tebligat verildi ve ardından Teksas’taki bir tesise götürüldü.

Kordia, bir yıl üç gün boyunca gözaltında tutuldu. Göçmenlik hâkimi, 13 Mart 2026’da serbest bırakılmasına karar verdi.

İlk nöbet ICE gözaltısında yaşandı

Kordia’nın kamuoyuna yansıyan ilk nöbeti, henüz ICE gözetimindeyken Şubat 2026’da Teksas’taki Prairieland Gözaltı Merkezi’nde meydana geldi. Olayın ardından hastaneye kaldırıldı.

Kordia, nisan ayında Middle East Eye’a yaptığı açıklamada, yüksek ateş nedeniyle hastalandığı gece aynı bölümde tutulduğu kadınların gardiyanlardan kendisine ibuprofen veya Tylenol verilmesini istediğini söyledi.

Kordia’ya göre gardiyanlar bu çağrıları dikkate almadı ve daha sonra nöbet geçirdi.

“Yemin ederim, o gece öleceğimi düşündüm.”

Kordia’nın destekçileri, gözaltında tutulduğu süre boyunca yeterli sağlık hizmeti alamamasından duydukları endişeyi kamuoyuna taşıdı. Kordia, ateşi geçtikten günler sonra hastaneye kaldırıldı.

Ancak sağlık sorunları bununla sınırlı kalmadı. Kordia, serbest bırakılmasının üzerinden altı ay geçmesine rağmen nöbetlerin devam ettiğini belirtiyor.

Instagram paylaşımında, “Benden çalınan 368 günü geri alamam. Tam anlamıyla normal bir hayat sürdüremiyorum” diye yazdı.

Kordia ayrıca, “Bu travmadan ve hastalıktan tamamen iyileşip iyileşemeyeceğimi bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

ICE gözaltı merkezlerinde sağlık ihmali endişesi

Kordia’nın yaşadıkları, ICE gözaltı merkezlerindeki sağlık hizmetlerine ilişkin daha geniş kapsamlı endişelerin gündeme geldiği bir dönemde yaşanıyor.

Middle East Eye, daha önce ICE tarafından New Jersey’nin Mount Laurel kentinde gözaltına alınan 65 yaşındaki Suriyeli baba Iemad Saifo’nun durumunu da haberleştirmişti.

Saifo’nun ailesi, ICE tesisine giriş sırasında bazı ilaçlarının personel tarafından doğru şekilde kayda geçirilmediğini ve düzenli ilaçlarına ulaşamaması nedeniyle iki haftalık gözaltı sürecinde sağlık durumunun kötüleştiğini söyledi.

Kordia da daha önce MEE’ye, aynı odada tutulduğu bir başka kişinin ICE tarafından gözaltına alınırken ilaçlarını yanında getirdiğini, ancak görevlilerin ilaçları kayda geçirmediğini anlatmıştı. Kadının çantası da tüm itirazlarına rağmen elinden alınmış ve ilaçları çantanın içinde kalmıştı.

Açlık grevleri ve kötü koşullar

ICE tesislerindeki sorunlar yalnızca ilaç ve sağlık hizmetlerine erişimle sınırlı değil.

New Jersey’nin Newark kentindeki özel işletilen Delaney Hall ICE gözaltı merkezinde tutulan göçmenler, bu yılın başlarında kötü koşulları protesto etmek amacıyla açlık grevine gitmişti.

Tutuklular, yetersiz beslenme ve sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere çok sayıda sorundan şikâyet etmişti.

Mayıs ayında tesisi ziyaret eden bazı milletvekilleri, tutukluların kendilerine küçük porsiyonlarda yemek verildiğini anlattığını aktardı. Kongre üyesi Jerry Nadler ise bazı yemeklerde kurtçuk bulunduğuna ilişkin iddiaları gazetecilerle paylaşmıştı. ABD İç Güvenlik Bakanlığı ise kötü koşullara ilişkin suçlamaları reddetti.

‘Tıbbi ihmal’ raporu

Arizona merkezli göçmenlik hukuku kuruluşu Florence Project, Mart ayında ICE gözaltı merkezlerinde “tıbbi ihmal” yaşandığına ilişkin bir rapor yayımladı.

Raporda, ICE gözetimindeki kişilerin ciddi sağlık sorunları ve kronik hastalıklarla karşı karşıya kaldığı, bazı durumlarda ise yaşamı tehdit edebilecek düzeyde tıbbi ihmal yaşandığı belirtildi.

Raporda, gözaltına alındıktan sonra nöbet benzeri kasılmalar yaşamaya başlayan bir kadından, uygun doğum öncesi sağlık hizmetine erişemeyen hamile kadınlardan ve gözaltına alınmadan önce kırık ayak bileği için ameliyat olması gereken başka bir kadından söz edildi.

‘Hiç kimse sağlığını kalıcı olarak kaybetmemeli’

Mami Chelo Foundation’ın genel direktörü Sally Pillay, Kordia’nın yaşadıklarını “son derece endişe verici” olarak nitelendirdi.

Pillay, bunun ICE gözaltısındaki insanların sağlık hizmeti taleplerinin geciktirilmesi veya görmezden gelinmesine ilişkin kuruluşlarına “tekrar tekrar anlattığı” tabloyla örtüştüğünü söyledi.

“Hiç kimse, zamanında ve yeterli sağlık hizmetine erişemediği için sivil göçmenlik gözaltısından sağlığı kalıcı biçimde zarar görmüş halde çıkmamalı.”

Kordia ise nöbetlerin yalnızca gözaltına alınmasından sonra başladığını ve serbest bırakılmasının üzerinden altı ay geçmesine rağmen devam ettiğini söylüyor.

Filistinli aktivist, Instagram paylaşımında yaşadığı travmayı ve Filistin davasına yönelik mücadelesinin bedelini şu sözlerle anlattı: “Şimdi halkımın ve ailemin acısını göğsümde taşıyorum; sesimi yükseltmenin sonuçları ise beynimde ve bedenimde yaşıyor.”

Kordia sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Sesimi yükselttiğim için bunun bedelini hayatımın geri kalanı boyunca ödeyeceğim.”

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir