Salih Duran, Ali Macit ve Tahir Yıldız ise köylerinde yaşanan inek hırsızlığından sorumlu tutularak gözaltına alındıkları askerî karakolda günlerce işkenceye maruz kaldı. Duran akıl sağlığını, Ali Macit hayatını kaybetti. Yaşadıklarının telafisi olmadığını söyleyen işkence mağdurlarının tek beklentisi; devletin Engin Ceber olayında olduğu gibi kendilerinden özür dilemesi.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in Metris Cezaevi'nde gördüğü işkence sonucu ölen Engin Ceber için devlet ve hükümet adına özür dilemesi, diğer işkence mağdurlarını da umutlandırdı. Haklarını aramak için yıllardır bürokrasi çilesi çeken mağdurlar, davalarının hızlandırılmasını bekliyor. İşkence mağdurlarından biri İbrahim Yılmaz. İstanbul'da katıldığı miting sonrasında gözaltına alınan Yılmaz, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Kadıköy'de mitingden çıktıktan sonra alışveriş için Carrefour'a gittim. Bir reyona bakarken yüzüme bir yumruk indi. Neye uğradığımı anlamadan birkaç polis başıma çullanarak beni tekme tokat dövmeye başladı. Aynı dayak polis merkezinde de sürdü. Yaşadığım travmayı atlatmak hiç de kolay olmayacak. Doktor bir haftalık rapor verdi. Ön dişlerim döküldü. Gözüm yüzüm vücudum morardı."
Cüneyt Yılmaz ise tam bir 'hiç' kurbanı. Suçu, Beyoğlu Adliyesi'nde tutuklama kararı verilen bir gencin arkadaşı olmak: "Mahallemizden bir genç polisin elinden kaçmış. Biz olaydan habersiz evimizin önünde otururken birkaç polis gelip üzerimize saldırdı. Beni ve 4 arkadaşımı dövdü. Sadece bir suçlunun arkadaşıyız diye gösterilen muamele götürüldüğümüz polis merkezinde de sürdü. Feci şekilde dövülen arkadaşımızın biri 18 yaşının altındaydı. Olay beni ve ailemi kötü etkiledi. Özellikle eşim kendini uzun süre toparlayamayacak. Yaşadıklarımız için en azından özür bekliyoruz."
Jandarmanın yılan işkencesi delirtti
Mart 2000'de Burdur'un Bucak ilçesine bağlı Karaaliler köyünde Korkmaz ailesinin 26 ineği çalındı. Jandarma olaydan sonra farklı köylerden 17 kişiyi gözaltına aldı, bazılarına ağır işkence uygulandı. Köylülerin savcılıkta şikayetçi olmaları üzerine yeniden alınan sağlık raporuyla işkence resmî evraka işlendi. Köylülerin 9'unun başlattığı hukuk mücadelesi, 8 yıl sonra tamamlandı. Burdur Ağır Ceza Mahkemesi Bucak Karakol Komutanı Hikmet M. ile görevli subaylar Sedat Şükrü A. ve Mustafa T., 2 yıl birer ay cezaya çarptırdı. İşkence mağdurlarından Tahir Yıldız kararın kendilerini memnun etmediğini söylüyor: "Bucak Jandarma Karakolu'nda 8 gün kaldım. Aç, susuz bırakıldım. Başımdan ve cinsel organımdan elektrik verildi. Çırılçıplak soyup tazyikli su sıktılar. Coplarla tecavüz ettiler. İşkencelerden kurtulduktan sonra 2 yıl tedavi görsem de hâlâ o günlerin etkisindeyim." Salih Duran'ın koynuna yılan koyulmasından ötürü akli dengesini kaybettiğini bildiren Yıldız, Ali Macit'in ise işkence sebebiyle başlayan sağlık sorunları yüzünden öldüğünü iddia ediyor. Bakan Şahin'den özür bekleyen Yıldız, maddi ve manevi tazminat davası açacaklarını söylüyor. Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden raporu bulunan Salih Duran da, her gün ilaç alarak ayakta durabildiğini dile getiriyor. Duran, suçlulara gereken cezanın verilmesini istiyor.
Cezaevine attılar, 24 gün sonra 'pardon' dediler!
İzmir'de inşaat işlerinde çalışan Aydın Almış (36), suçsuz yere 24 gün hapse atılmanın üzüntüsünü yaşıyor. Batmanlı Almış, Edirne 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı 6. Bölük'te 1992 yılında askerliğini yaptığı dönemde babasının hastalığı nedeniyle izin alarak memleketine gitmiş. İzin süresini 3 gün geçirdikten sonra birliğine teslim olmuş. İzin ihlalinin cezasını, askerliğini tamamlamasının ardından 69 gün hapiste yatarak çekmiş. Almış, yaklaşık 1 ay önce Konak'ın Basmane semtinde polisin kimlik kontrolü sırasında gözaltına alınmış. Askerlikteki izin ihlali cezası kayıtlarda gözüken genç adam, önce polis karakoluna, ardından Merkez Komutanlığı'ndaki askerî savcılığa götürülmüş. Askerî savcının polislere herhangi bir suçunun olmadığını söylemesine rağmen, Edirne 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne sevk edilmek üzere tutuklanmış. Şirinyer 1. Sınıf Askerî Cezaevi'ne götürülen Almış, burada 24 gün hapis yatmış. Cezaevi görevlileri 24. gününde talihsiz adamı çağırarak, "Senin suçun yokmuş, dosyada yanlışlık olmuş, kusura bakma." diyerek serbest bırakmış. Hapis cezası yüzünden işsiz kalan Almış, suçluların cezalandırılmasını istiyor.
(Zaman)

