İşgal mahkemesi E1 Projesi’ne 1234 yeni konut eklenmesi ihalesinin dondurulması talebini reddetti

İşgal mahkemesi E1 Projesi’ne 1234 yeni konut eklenmesi ihalesinin dondurulması talebini reddetti

İşgal altındaki Kudüs’teki Siyonist Merkez Mahkemesi, işgal altındaki Kudüs’ün doğusundaki E1 yerleşim planının güney bölümünde 1.234 yerleşim birimi inşa edilmesine yönelik ihalenin dondurulması talebini reddetti.

Mahkeme ayrıca planın uygulanmasına ilişkin işlemlerin durdurulması talebini de reddederek, yerleşim projesinin idari sürecinin devam etmesine imkân tanıdı.

Mahkeme, projede fiili çalışmaların başlamasının hâlâ uzak olduğunu ve projeye karşı sunulan itirazların, uygulama aşamasına gelinmeden karara bağlanmasının muhtemel olduğunu değerlendirdi; bununla birlikte plana ve ona bağlı işlemlere yargı önünde itiraz edilebilmesi imkânını saklı tuttu.

Karar, “İr Amim”, “Bimkom – Planlama ve İnsan Hakları” ve “Şimdi Barış” gibi yerleşim karşıtı İsrailli derneklerin, Filistinli sakinlerle birlikte geçen ağustos ayında sunduğu ortak itirazların ardından geldi. İtiraz sahipleri, ihalenin önceden bildirim yapılmaksızın açılmasının daha önce verilmiş bir taahhüde aykırı olduğunu belirterek ihalenin dondurulmasını talep etmişti.

İtiraz sahiplerine, ihaleden doğacak her türlü hakkın mahkeme kararına tabi kalacağı bildirildi. Bu da son kararın projenin akıbetini kesin biçimde belirlemediği, ancak şimdilik projeye ilişkin işlemlerin sürdürülmesine izin verdiği anlamına geliyor.

İşgal organları geçen ağustos ayında, E1 planının güney bölümünde 1.234 yerleşim birimi inşası için ihale açmıştı. Bu adım, planlama ve onay aşamalarından; arazi pazarlaması ve yerleşim birimlerinin inşasına hazırlık anlamına gelen daha ileri bir aşamaya geçiş olarak değerlendirilmişti.

İhale, Kudüs ile Batı Şeria toprakları üzerinde kurulu Maale Adumim yerleşimi arasındaki bölgede toplam yerleşim kapasitesi yaklaşık 3.400 birime ulaşan daha geniş bir planın parçası olarak gündeme geldi.

E1 planı, Kudüs’ün doğusundaki stratejik konumu nedeniyle Siyonist yerleşim projesi içinde özel bir öneme sahip. Zira plan, Kudüs ile Maale Adumim yerleşimi arasında kentsel ve yerleşimsel bir süreklilik kurmayı ve böylece ikisi arasında kalan bölge üzerindeki Siyonist hâkimiyeti pekiştirmeyi hedefliyor.

Planın etkileri yerleşim birimi sayısının artmasıyla sınırlı değil; çünkü E1 bölgesi, işgal altındaki Batı Şeria’nın farklı bölümleri arasındaki bağlantı açısından son derece hassas bir coğrafi koridorda yer alıyor.

Daha önceki Filistinli ve uluslararası uyarılara göre planın uygulanması ve bu bölgede yerleşimin genişletilmesi, Kudüs’ün Filistin çevresinden koparılmasını derinleştirecek ve Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasında kesintisiz bir coğrafi bütünlük ihtimalini daraltacak.

Bölge, Kudüs ile Eriha arasındaki yol üzerinde bulunması açısından da ayrıca önem arz ediyor ve üzerinde kurulacak hâkimiyetin, Batı Şeria’daki Filistin yerleşim alanları arasındaki her türlü coğrafi bağlantının geleceğini etkileyebileceği en kritik bölgelerden birini oluşturuyor.

Bu nedenle E1, en hassas yerleşim projelerinden biri olarak görülüyor. Zira mesele yalnızca yeni konut birimleri inşa etmek değil, Kudüs’ü çevreleyen coğrafi haritayı yeniden şekillendirmek.

Son ihalenin açılması, projenin artık planlar ve haritalarla sınırlı kalmadığını; süregelen itirazlara ve yargı başvurularına rağmen, sonraki geliştirme ve inşaat aşamalarına geçişe hazırlık olarak arazi pazarlaması evresine girdiğini gösteriyor.

E1’de işlemlerin sürdürülmesi, Kudüs çevresinde ve Batı Şeria’da yerleşimi genişletmeye yönelik daha geniş bir güzergâhın parçasını oluşturuyor. Bu, işgal altındaki kenti çevreleyen stratejik bölgeler üzerindeki hâkimiyeti kalıcılaştırmaya dönük Siyonist baskının arttığı bir dönemde gerçekleşiyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir