Bir simitçi her vakit endişelidir
Çünkü zaman en çabuk onu bağışlamaz
Oysa umut saçar önce güvercinlere
Sonra halkalar halinde halka
Günü susam taneleri teker teker aydınlatırken
Unutulur sıra beklemenin hikmeti
Ekmeği ilkin kim buldu, kim taşıdı
Kim getirdi aklına kuşun, hamurun rahmetini
Kış gelir, simitçiler kenara çekilir
Hepsi ıssız ve solgun birer şair oluverir
Susamdan dizeler kurup insanı ararlar
Beyaz hep kutsaldır onlara, hamur ve kar
Hadi kalk araba, uyan, yollara düşelim
Sokak lambalarına hal hatır soralım
Çıkalım ince bir sokağa çocukları çağırıp
Güzel anıların sofrasını kuralım
Bir simitçi her vakit endişelidir
Asırlık çeşme önünde tarihe gülebilir
Gün batarken para sayıp selam verebilir
Dönerken ekmeğin yanında susmayı getirir
