HAKSÖZ HABER
“Kur’an’ın aydınlığına doğru” şiarıyla aylık yayınını sürdüren Haksöz’ün Eylül 2026 tarihli 426. sayısı çıktı. Derginin kapağında “İnkâr Bataklığı ve Şiddet Sarmalından Çıkma Yolunda Ciddi Bir Adım: Terörsüz Türkiye” manşetine yer verildi.
Gündem yazısında yaklaşık yarım asırlık çatışma sürecinin sona ermesiyle Türkiye’nin önünde oluşan yeni dönemdeğerlendiriliyor. “Terörsüz Türkiye” olarak ifade edilen bu önemli adıma dair süreç analiz edilirken silahların susmasının tek başına yeterli olmayacağı; adalet ve kardeşliğin sahici biçimde tahkim edilmesinin gerekliliğine dikkat çekiliyor.
M. Hasip Yokuş, kapak konusunu ele aldığı yazısında yeni süreci ve bu sürecin arka planındaki gelişmeleri ve ulusalcı itirazlara karşı yeni imtihan alanını ele alıyor. Yazının temel vurgusu, güvenlik eksenli yaklaşımın ötesine geçilerek kalıcı toplumsal barışın adalet ve kardeşlik zemininde inşa edilmesi gerektiği yönünde.
Rıdvan Kaya, Süleymancılar ve Kuytulculara yönelik operasyonlar üzerinden hukuk, adalet ve devlet-toplum ilişkisini sorguluyor. Dinî yapıların sevilmeyen veya sorunlu görülen yönlerinin, hukuki takibat için gerekçe oluşturamayacağını belirterek somut suç ile siyasi/itikadi kanaatin birbirinden ayrılması gerektiğini savunuyor.
Musa Üzer, Türkiye’de iktidarların muhalifleri sindirme pratiklerini modernleşmeden bugüne uzanan siyasal ve yargısal zihniyet üzerinden değerlendiriyor. Yazı, iktidarların hukuk ve yargı mekanizmalarını muhalefeti etkisizleştirme aracı olarak kullanmalarının sürekliliğine dikkat çekerken, Müslümanların siyasal kültüründeki tutarsızlıkları da sorguluyor.
Oktay Altın, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nı bölgesel güvenlik dengeleri açısından inceliyor. İttifakı, Müslüman ülkelerin dış güçlerin güvenlik şemsiyesine bağımlılığını azaltma ve kendi savunma mimarilerini oluşturma arayışının önemli bir işareti olarak değerlendiriyor.
Eyüp Togan, İsrail’in Suriye’deki saldırıları ve özellikle Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur saldırısı üzerinden Türkiye-İsrail geriliminin yeni boyutlarını ele alıyor. Yazı, İsrail’in bölgesel yayılmacılığını ve Türkiye’yi uzun vadeli bir nüfuz mücadelesiyle yıpratma ihtimalini mercek altına alıyor.
Ramzy Baroud, Batı Şeria’daki Qusra kasabasında yaşananları İsrail’in daha geniş çaplı ilhak ve yerinden etme planının bir örneği olarak değerlendiriyor. Küçük bir kasabada uygulanan yöntemlerin Batı Şeria’nın tamamına yayılabilecek bir model oluşturduğu uyarısında bulunuyor.
Hamza Türkmen, Seyyid Kutub’un şehadetinin 60. yılında onun düşünsel mirasını, güçlü ve tartışmaya açık yönleriyle birlikte yeniden ele alıyor. Kutub’un asıl öneminin değişmez cevaplar bırakmasından ziyade Kur’an merkezli düşünme, ıslah ve inşa çabasını yenileme yönteminde aranması gerektiğini vurguluyor.
Murat Kurt, güven kavramını iman, emanet, doğruluk ve ahde vefa ilişkisi üzerinden Kur’anî bir perspektifle ele alıyor. Bireysel ve toplumsal güven erozyonunun temelinde ahlak, adalet ve sorumluluk alanındaki aşınmaların bulunduğunu ortaya koyuyor.
Fevzi Zülaloğlu, Kâria Suresi’ndeki “ateşin etrafında uçuşan kelebekler” benzetmesini Kur’an’daki anlam dünyası içerisinde inceliyor. Mesel üzerinden yönünü ve şuurunu kaybeden insanın dünyadaki savruluşu ile ahiretteki akıbeti arasında dikkat çekici bir ilişki kuruyor.
Cündüllah Avci, İslam dünyasının yeniden medeniyet kurucu bir özne olabilmesinin şartlarını tartışıyor. Medeniyeti yalnızca ekonomik, teknolojik veya siyasi güçle açıklamayan yazı; tevhid, adalet, hikmet ve ahlak merkezli yeni bir insan ve toplum tasavvurunun gerekliliğine dikkat çekiyor.
Ahmet Akif Özkul, Ali Emre’nin Baybars / Şark’ın Kalkanı romanını tarihî roman türü ve direniş fikri üzerinden değerlendiriyor. Kölelikten Memlûk Sultanlığının zirvesine uzanan Baybars’ın hikâyesini, yalnızca bir fetih ve başarı anlatısı değil, çöken bir medeniyeti savunma mücadelesi olarak okuyor.
Mustafa Öztanrıkulu, Filistinli Âmir’in hikâyesinden hareketle Gazze’de yaşanan çocuk katliamını şiirsel bir dille anlatıyor. Mehmet Şirin Yavuz’un şiiri ise 7 Ekim sonrasında Gazze’de yaşanan yıkım ve direnişi merkeze alıyor.

İRTİBAT: 0212 524 10 28
