Abdurrahman Güner / HAKSÖZ HABER
Günümüzde her Müslüman şunun kabulüyle doğarak hayata başlıyor: Dünya, Müslüman için çeşitli tahakküm araçlarıyla güçlendirilerek hapishaneye dönüştürülmüş bir şeydir. Dünyanın "şeyliği" sadece modern tasallutun gücünden de kaynaklanmıyor. Bu, panoptikon misali iş görerek insanı iç yıkıma uğratmayı amaçlayan, tanımlaması güç bir şey. Üstelik dünya hiçbir zaman Müslüman zihninde murat edilen bir arzu nesnesi de olmadı. Netice olarak “Dünya mü’minin zindanı, kâfirin de cennetidir.” (Müslim, Zühd 1) Yine de maruz bırakıldığımız bu kuşatmayı her Müslüman, farklı seviyelerde de olsa bir şekilde hissediyor.

