1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Gençlerin gözünden yeniden yazılan Ortadoğu
Gençlerin gözünden yeniden yazılan Ortadoğu

Gençlerin gözünden yeniden yazılan Ortadoğu

Ersin Çelik, ABD’de genç kuşakların İsrail algısını tersine çevirerek Filistin lehine yeni bir toplumsal ve siyasi kırılma oluşturduğunu ifade ediyor.

29 Nisan 2026 Çarşamba 16:47A+A-

Yeni Şafak / Ersin Çelik

“Boomerlar ölürken” geride kalanlar…

Dedeleri ve babaları İsrail yanlısı olan genç Amerikalılar Filistin’i savunuyor.

Birkaç yıl evvel böyle bir cümleyi kurmak akla bile gelmezdi. Ancak Amerikan medyası bir süredir, anketlere de yansıyan kuşaklar arasındaki derin çatlağı tartışıyor.

Dünyadaki eğilimleri ölçen önde gelen kuruluşlardan Pew Araştırma Merkezi ile Amerikan halkının nabzını tutan NBC News’in kamuoyu yoklamaları, İsrail’e bakışın tersine döndüğünü gösteriyor.

Amerika’daki değişim çarpıcı. Fakat asıl dikkat çekici olan, her iki araştırmanın da kırılımları… Veriler, İsrail’i ve ona koşulsuz destek veren siyasi aklı yönetenlerin görmediği ya da görmek istemediği “dip dalgayı” işaret ediyor.

Pew’in içinde bulunduğumuz nisan ayında yayımladığı araştırmaya göre Amerikalıların yüzde 60’ı İsrail’e “olumsuz” bakıyor. Bu oran, katılımcıların yaşları düştükçe daha da yükseliyor.

NBC’nin geçtiğimiz günlerde ekranlarında detaylı grafiklerle analiz ettiği araştırmaya göre Amerika’da yaşayan 18-29 yaş arasındaki gençlerin dörtte üçü Filistinlilere İsraillilerden daha fazla sempati duyuyor.

Genel olarak Amerikalıların yüzde 50’sinin İsraillilere, kalan yüzde 50’sinin ise Filistinlilere kendilerini yakın hissettiği tam bölünme söz konusu. Eşit ayrışma, Amerikan halkının İsrail’e mesafe koyduğunun en belirgin işareti.

NBC’nin verilerinde “particilik” detayı da dikkat çekiyor. Cumhuriyetçiler, meselelere Trump çizgisinde bakıyor ve yüzde 81 ile İsrail’i destekliyor. Demokratlar’da ise büyük bir kırılma yaşanıyor. Yüzde 75’i Filistinlilere daha çok sempati duyduğunu söylüyor.

NBC anketinin en önemli bulgusu, genç seçmenlerin siyasi ve insani meselelere bakışındaki netliği. Batı’da Z kuşağı olarak kodlanan; 1990-2010 yılları arasında doğanların yüzde 74’ü, siyasi görüşlerini bir kenarda tutarak Filistin’i destekliyor. Financial Times yazarı Edward Luce, her iki araştırmayı ele aldığı yazısında Amerika’daki politik kırılma için, “Baby boomers kuşağı sahneden çekildikçe ABD’deki İsrail karşıtı eğilim daha da sertleşecek gibi görünüyor” diyor.

Ülkemizde “Ben Nesli” kitabıyla bilinen Amerikalı psikolog ve akademisyen Jean Twenge, Baby Boomer (Bebek Patlaması) kuşağının (1946-1964 yılları arasında doğanlar) dünya görüşünün televizyonun evlere girmesi ile şekillendiğine dikkat çeker. Özellikle de Hollywood’un etkisine, film örnekleriyle değinir.

İşte bu “Baby Boomer” kuşağı televizyonda anlatılan İsrail ile büyüdü. Şimdinin 50 yaş altı ise cep telefonlarının gösterdiği Gazze’yi anlık olarak izliyor ve dünyanın geri kalanı ile sürekli etkileşim hâlinde bulunuyor.

Peki anketlere de yansıyan toplumsal tavır nelerin habercisi?

Amerika ve İsrail’in silah üstünlüğüne rağmen İran karşısında fiziki ve siyasi üstünlük elde edememesinin tartışıldığı düzlemde, toplumsal desteğin de belirgin şekilde düşmesi; ülkeleri, liderleri ve diplomasiyi aşan “sivil cepheleşmeyi” işaret ediyor.

Şu artık çok net: Toplumların “hafızası” yenileniyor.

Amerikan emperyalizminin medeniyetleri köklerinden koparma ve ülkeleri köylerine kadar küreselleştirme politikası, bugün ironik bir biçimde kendi kurdukları iletişim ağları aracılığı ile vicdanıyla kararlar veren nesillerin iradesini ortaya koymasına zemin hazırladı.

Bu sosyal hizalanma, siyasetin değişeceğinin en belirgin göstergesi. Baby Boomerlar sahneden çekildikçe, üzerlerine inşa edilen tarihsel refleksler zayıflayacak, bugünü geçmişte yaşananlar değil, görülen, izlenen gerçekler inşa edecek.

Dünya aslında ülkeler arasındaki çatışmalardan, giderek yalnızlaşan bir Siyonist İsrail düşüncesi ile “biz o zalimlerden değiliz” diyenler arasındaki daha büyük ve çetin savaşa sürükleniyor.

HABERE YORUM KAT