Şam’daki Adalet Sarayı‘nda bulunan 4. Ceza Mahkemesi, devrik rejim döneminde şiddete teşvik ve öldürmeyi meşrulaştırma suçlarıyla itham edilen Ahmed Hassun’un beşinci duruşmasını Perşembe günü gerçekleştirdi.
Hakim Fahreddin El-Aryan başkanlık ettiği duruşmaya, ulusal ve uluslararası insan hakları örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Mahkeme, duruşmanın sonunda bir sonraki oturumun inceleme ve hüküm için 24 Ağustos’ta yapılmasına karar verdi.
Dördüncü duruşma, 30 Temmuz’da yapılmış; mahkeme bu oturumda Ahmed Hassun’un mali şantaj ve nüfuzunu kötüye kullanmasına ilişkin ayrıntıları açıklayan kamu davası tanıklarını dinlemişti.
Tanıklardan biri, kız kardeşinin güvenlik birimlerince tutuklanması nedeniyle kendisinin ve ailesinin defalarca şantaja maruz kaldığını anlattı. Tanık, kendisinden yaklaşık 65 bin ABD doları talep edildiğini; ayrıca “İranlılar için” 20 aba satın alınması, “Ruslar için” 100 kilogram lüks tatlı ile mazot sağlanması ve Hassun’un ofisine yönelik günlük taleplerde bulunulduğunu ifade etti.
Duruşmaya bir grup davacının iki vekili de katıldı. Vekillerden biri, sanığın öldürme fetvası vermesi ve makamını kötüye kullanması nedeniyle mahkum edilmesini talep eden yazılı bir muhtıra sundu.
Sanık Hassun’un ilk duruşması 25 Haziran’da yapıldı. Hassun’a yöneltilen suçlamalar şunları kapsıyor:
Cumhuriyet müftüsü olarak görevini kişisel çıkarları için kullanmak; devrik rejimin başı Beşar El-Esed, Genel İstihbarat Dairesi Başkanı Ali Memluk, üst düzey ordu subayları ve Suriye’de savaşan mezhepçi milislerin liderleriyle resmi ilişki çerçevesinin dışında geniş ilişkiler kurmak.
Devrik rejim ordusunun mensupları ve subaylarını, rejimin muhalifleriyle mücadelesinde rejime destek vermeye teşvik etmek.
Özellikle Doğu Halep ve İdlib’de, ayaklanan bölgelerdeki sivillere ve rejimin baskısından kaçan mültecilere yönelik kışkırtma içeren medya açıklamaları yapmak; ayrıca rejim ordusundan bu bölgeleri yok etmesini istemek.
Cumhuriyet müftüsü sıfatıyla ve sembolik konumuyla, aralarında İsam Zehreddin ve Kasım Süleymani’nin de bulunduğu savaş suçlarına karışmış subay ve şahsiyetleri açıkça desteklemek; bu güçler ve milislerin Suriyelilere yönelik ihlaller ve katliamlar gerçekleştirmesine rağmen, Rusya ve İran’ın Suriye’ye müdahalelerini desteklemek.
Suriye yargısı, geçiş dönemi adaletinin sağlanması amacıyla devrik rejim döneminde Suriye halkına karşı savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlemekle itham edilen kişilere yönelik yargılamalarını sürdürüyor. Bu yargılamalar, gerçeğin ortaya çıkarılması, mağdurların haklarının teslim edilmesi ve sorumluların yargı usulleri uyarınca hesap vermesi amacıyla yürütülüyor.
Ahmed Hassun kimdir?
Ahmed Hassun, 1949 yılında Halep'te doğdu.
Ezher Üniversitesi'nde eğitim gördükten sonra 2002'de Halep Müftüsü, 2005'te ise Beşar Esed tarafından Suriye Büyük Müftüsü olarak atandı.
2011'de başlayan halk ayaklanmasının ardından rejimin en önde gelen savunucularından biri olan Hassun, muhaliflere yönelik sert açıklamaları ve rejimin askeri operasyonlarını meşrulaştıran fetvalarıyla öne çıktı.
İnsan hakları kuruluşları, Hassun'u rejimin işlediği savaş suçlarına dini meşruiyet sağlayan isimlerden biri olarak gösterirken, hakkında Seydnaya Cezaevi'ndeki infaz sürecinde rol aldığı yönünde iddialar da bulunuyor.
Büyük Müftülük makamı, 2021 yılında Beşar Esed tarafından kaldırılarak Hassun'un görevine son verildi. Ancak Hassun'un rejim ile ilişkileri, rejimin devrilmesine kadar devam etti.
Suriye makamları Hassun'u, başsavcılık tarafından çıkarılan yakalama kararının uygulanması kapsamında 27 Mart 2025'te Şam Uluslararası Havalimanı üzerinden ülkeden ayrılmaya çalışırken gözaltına aldı.

