Ergenekoncu Olmayan Hasta Mahpuslar Ölüme!

Ergenekoncu Olmayan Hasta Mahpuslar Ölüme!

Türkiye'de siyasi muhaliflerin yalnız özgürlükleri değil, yaşam hakları da tutsak! Son olarak kanser hastası olan İsmet Ablak, morga bitişik mahkûm koğuşunda can verdi. Ergenekoncular ise "sağlık sorunları" iddiasıyla "paşa" muamelesi görüyorlar!

Adlî Tıp Kurumu'nun aylardır tahliye edilmesi için rapor vermediği kanser hastası mahkûm İsmet Ablak, tedavi gördüğü hastanenin bodrum katındaki mahkûm koğuşunda yaşamını yitirdi. Ailesinin "Son günlerini bizim yanımızda geçirsin" taleplerine rağmen tahliye edilmeyen Ablak, son nefesini, doktorların "Bu koşullarda iyileşmesi mümkün değil" dediği güneş görmeyen ve havalandırma sistemi olmayan koğuşta verdi. Gözler şimdi ağır hasta olan ve mahkûm koğuşlarında ölümü bekleyen kanser hastası Erol Zavar, Güler Zere ve A. Samet Çelik'e çevrildi.

Çığlığını duymadılar

Durumu kritikleşen İsmet Ablak, son günlerde bireysel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak duruma gelmişti. Ablak'ın tedavi gördüğü hastane morgunun yanında bulunan koğuştan "Burada nefes alamıyorum, boğuluyorum. Beni buradan çıkarın" çığlığını, 11 Temmuzda "Merhamet et Gül" başlığıyla Taraf kamuoyuna duyurmuştu. Bütün çabalara rağmen tedavisine hastanenin bodrum katındaki mahkûm koğuşunda devam edilen ve ölüme terk edilen Ablak, önceki gün yaşama veda etti. Otopsi için 37 gün boyunca yaşam mücadelesi verdiği hastaneden dün sabah Erzurum Aziziye Araştırma Hastanesi'ne gönderilen Ablak'ın cenazesi, daha sonra ailesi tarafından Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesindeki köyünde toprağa verildi.

Ablak'ın son günlerini evinde geçirmesi için çabalayan ve gece gündüz hastanede nöbet bekleyen kardeşi İslam Ablak da ağabeyinin durumunun son günlerde iyice kötüleştiğini söyledi. Kanser hastası İsmet Ablak'ın son gününü Taraf'a anlatan İslam Ablak, ağabeyinin tek başına tuvalete bile gidemeyecek hale geldiğini belirtti. İhtiyaçlarını karşılaması için günde üç defa ağabeyinin odasına girmesine izin verilen İslam Ablak, kanser hastası mahkûmun son gününü şöyle anlattı: "Tek başına tuvalete gidemiyordu. Ben götürdüm. Ayakta duramadı, yığıldı kaldı. Yatağına götürdüm. 'Ben biraz dinlendikten sonra kendim giderim' dedi. Akşamüzeri durumu daha da kötüleşmiş. Ben orada değildim ancak lavaboda yine yığılıp kalmış. Askerler müdahale ederek yatağına kaldırmış. Başka bir hastaneye götürdük. Her ihtimale karşı beyin tomografisini çektirdik. Kan verdik. Gece saat 23.00 gibi ben doktorlarla görüşmeye gittim. Yirmi dakika sonra bana ağabeyimin öldüğünü söylediler."

Ağabeyinin çok kötü koşullarda tedavi edildiğini ifade eden Ablak, "Kan bulamadığımız günler oldu. Kan için millete yalvardığımız oldu. Çok sıkıntı yaşadık. Aynı durumda olan diğer mahkûmlar ölmesin. Onların ailesi bizim çektiğimizi çekmesinler" sözleriyle diğer hasta mahkûmların tahliye edilmesini istedi.

Her gün kan veriliyordu

PKK üyesi olduğu iddiasıyla 1994 yılında tutuklanarak müebbet hapis cezasına çarptırılan Ablak, üç yıl önce Erzurum H Tipi Cezaevi'ndeyken cilt kanserine yakalanmıştı. Durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye sevk edilen Ablak'ın tedavisi askerlerin gözetiminde yapılıyordu. Ablak'a her gün dört ünite kan veriliyordu. Albak için her gün bir kişi Iğdır'dan Erzurum'a gelerek kan veriyordu.

Aileler tedirgin

Ablak'ın yaşamını yitirmesinin ardından gözler aylardır Adli Tıp'tan tahliye raporu bekleyen kanser hastası Güler Zere, Erol Zavar ile A. Samet Çelik'e çevrildi. Zere, Zavar ve Çelik'in aileleri, her an yakınlarının ölüm haberini alma kaygısıyla yaşıyor.

Kulağı telefonda

Erol Zavar'ın eşi Elif Zavar eşinin üç defa Adlî Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu'na sevk edilmesine rağmen tahliyesi için raporun bir türlü verilmediğini hatırlattı.  Ablak'ın ölümünden derin üzüntü duyduğunu söyleyen Zavar, "Adlî Tıp'a nasıl güvenebiliriz ki? Sağlıklı dedikleri insanlar ölüyor. Cezaevine telefon numaramı bile bırakmıyorum. Çünkü her an 'eşiniz öldü gelin' demelerinden korkuyorum. Cumhurbaşkanı bunları nasıl görmüyor? Bunun hesabını kim verecek? 'Hastaydı öldü' diyerek ailesine rahmet mi dileyecekler? Bu kadar basit midir" dedi. 

'Sesimizi duymuyorlar'

Güler Zere'nin babası Haydar Zere ise "Sürekli hastanedeyim. Her an kızımın ölüm haberini alacağım diye çok korkuyorum" derken, A. Samet Çelik'in kardeşi Abdurrahman Çelik ise, şunları söyledi: "Yetkililer sesimizi duymuyor. İki yıldır uğraşıyoruz. Netice alamıyoruz. İsmet Ablak benim ağabeyim olabilirdi. Ağabeyimin de ölmesini mi bekliyorlar? Cumhurbaşkanı'nın bu konuda duyarlı olması gerekiyor."  

Devletin ayıbı

Ablak'ın ölüme terk edildiğini söyleyen TUHAD-FED Başkanı Melikşah Teke de "Ablak, serbest bırakılsaydı, sağlıklı bir şekilde tedavi edilseydi, şimdi ölmemiş olacaktı. Bu devletin ayıbıdır. Temennimiz diğer hastaların kurtarılması" dedi.

Öte yandan Ablak ile son bir yılda ölen hasta tutuklu sayısı 9'a yükselirken, "Sıra kimde?" sorusunu da bir kez daha akıllara getirdi.

Ailesinin Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı'na yaptığı başvurulara rağmen serbest bırakılmayan Ablak'ın bir ay önce midesinin yarısı alınmış, kanserin kemiklere sıçraması üzerine de 37 gün önce Erzurum Araştırma Hastanesi'ne sevk edilmişti.

SIRADA KİM VAR?

Ergenekon sanıkları "sağlık sorunları" iddiasıyla bir bir serbest bırakılırken, diğer tutuklular, ağır hastalıklarına rağmen tahliye edilmeyerek, ölüme terk ediliyor. Son bir yılda 8 tutuklu ve hükümlü, hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi. İsmet Ablak ile son bir yılda yaşamını yitiren hasta tutuklu sayısı 9'a yükseldi. Bu sayının daha da artması an meselesi.... Çünkü yüzlerce hasta tutuklu cezaevlerinde ölüme terkedilmiş durumda. Bunlardan birkaçının durumu ise çok ağır.

Güler Zere: Elbistan Cezaevi'nde. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi, üniversite hastanesi raporlarına rağmen "cezaevinde kalabilir" dedi. Ancak kanser hastası Zere'nin hastalığı dördüncü evrede. Bir sonraki adım ise ölüm...

Aynur Epli: Kan kanseri. Siirt Cezaevi'nde. Daha önce Diyarbakır'da tedavi gördü. Ancak şu an tedavisi yapılmıyor.

Erol Zavar: Sincan 1 Nolu F Tipi'nde. Mesane kanseri. Otuza yakın tıbbi müdahale ya da ameliyat geçirdi.

Abdussamet Çelik: Kırıklar 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde MDS kan kanseri.

Nizamettin Akar: Muş E Tipi Cezaevi'nde. Gırtlak kanseri. Hastalığı ölümcül.

Halil Güneş: Diyarbakır D Tipi'nde. Kemik kanseri.

İsmet Ayaz: Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi'nde. Yaklaşık 10 yıldır "Çölyak" hastası ve kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor, bedeni 10 yaşında çocuk gibi.

Behçet Yılmaz: Tekirdağ 1 Nolu F Tipi. Ağır astım hastası.

Gazi Dağ: Antalya E Tipi Kapalı Cezaevi'nde. Belden aşağısı felçli, iyileşme şansı bulunmuyor.

Gülezar Akın: Adıyaman E Tipi'nde, Hipofizde tümör var. Üç yıldır tedavi oluyor. Yumurtalıklarda kist, belde fıtık, belde yırtılma ve düzleşme ve mide ülseri var.

Halil Yıldız: Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi. 82 yaşında yaşlı ve sağlık sorunları var.

İnayet Mete: Kısa bir süre önce kalp ameliyatı geçirmiş, sık sık kriz geçiriyor, ayrıca siroz hastası, sinir tahripleri, damar tıkanıklığı, bel fıtığı ve dönem dönem vücudunun her tarafından derin yaralar açılıyor.

İzzet Turan: Diyarbakır D Tipi Kapalı Ankilozon, mide ülseri, kemik erimesi, böbrek yetmezliği, bel fıtığı var.

İsmi burada anılmayan sol ve Müslüman örgütlenmelerle irtibatlı çok sayıda tutuklu ve hükümlü hasta da hapishanelerde ölüme terk edilmiş durumda.

Hiçbiri Kuddusi Okkır Değil! Arif Doğan Hiç Değil!

Ergenekon tutuklusuyken kansere yakalanan ve tahliye edildikten 5 gün sonra yaşamını yitiren Kuddusi Okkır'ın ölümü sonrası kartel medyası ortalığı ayağa kaldırmıştı. Öyle ki Okkır, diğer siyasi tutuklu/hükümlüler gibi senelerce değil; birkaç ay hasta kalmış ve ölümü tahliyesi gerçekleştikten sonra olmuştu. Milliyet gazetesi bir sene önce ölen Okkır için halen sütunlarında yer verirken yaşamını yitiren İsmet Ablak'ı görmedi bile. Ülkede darbe planlayan, yeraltını cephaneliğe çevirenler GATA'dan çıkmazlarken; muhalif siyasilerin ya da haklarının takipçisi olamayan adli mahkumların feryatları ise hiç duyulmuyor. Bu ülkede insanca tedaviyi hak edebilmek için "paşa" mı olmak gerek?

Taraf / Özgür Radyo / Haksöz-Haber

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir