1. HABERLER

  2. HABER

  3. DÜNYA

  4. Dünyada 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor
Dünyada 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor

Dünyada 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, dünyada 2,2 milyar kişinin sağlıklı içme suyuna erişemediğine işaret ederek, güvenli suya erişimin temel insan hakkı olduğunu söyledi.

22 Mart 2026 Pazar 11:55A+A-

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Karaosmanoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel su krizinin her geçen gün derinleştiğini vurguladı.

Su krizinin yalnızca çevresel değil, sosyal ve ekonomik boyutları da bulunan çok katmanlı bir sorun olduğunu dile getiren Karaosmanoğlu, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" ve "Temiz Su ve Sanitasyon" hedeflerinin birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.

Güvenli su ve sanitasyon hizmetlerine erişimin insan onurunun ayrılmaz parçası olduğuna dikkati çeken Karaosmanoğlu, "Suya erişimde yaşanan eşitsizlikler giderek artıyor. Küresel su krizi herkesi etkiliyor ancak bu etki eşit dağılmıyor. En büyük yükü kadınlar ve kız çocukları taşıyor. Suyun aktığı yerde eşitlik büyür." dedi.

Karaosmanoğlu, kadınların dörtte birinden fazlasının, yani 1 milyardan fazla kadının güvenli içme suyuna erişiminin bulunmadığını vurguladı.

Dünya genelinde 1,8 milyardan fazla hanede içme suyu hizmeti bulunmadığını belirten Karaosmanoğlu, "Her üç haneden ikisinde su temininden kadınlar sorumlu. Veri bulunan 53 ülkede kadınlar ve kız çocukları, erkeklere kıyasla üç kat daha fazla zaman harcayarak günde toplam 250 milyon saat su toplama işi yapıyor." dedi.

Küresel ölçekte ciddi halk sağlığı sorunu

Prof. Dr. Karaosmanoğlu, güvenli olmayan su, sanitasyon ve hijyen koşullarının her gün 5 yaş altındaki yaklaşık 1000 çocuğun hayatını kaybetmesine yol açtığını, bu durumun küresel ölçekte ciddi halk sağlığı sorunu olduğunu dile getirdi.

Kadınların suyla ilgili karar alma süreçlerine katılımının da sınırlı olduğuna işaret eden Karaosmanoğlu, "Ülkelerin yaklaşık yüzde 14'ünde kadınların su yönetimine eşit katılımını sağlayacak mekanizmalar bulunmuyor. Bu da sürdürülebilir çözümlerin önünde önemli bir engel oluşturuyor." diye konuştu.

Karaosmanoğlu, evden okula, iş yaşamından tarıma kadar suyun olduğu her alanda kadınların aktif rol almasının sağlanması gerektiğini ifade etti.

Su kararlarında eşit söz hakkının sağlandığı yeni yaklaşımın şart olduğunu söyleyen Karaosmanoğlu, "Kadınların güçlendirilmesi, yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, aynı zamanda su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi açısından da kritik öneme sahip." dedi.

Karaosmanoğlu, su kaynaklarının yönetimi konusunda sivil toplum kuruluşlarının önemli paydaş olduğunu ve tüm kesimlerin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Yeryüzündeki suyun yalnızca yüzde 2,5'inin tatlı su olduğunu, bunun büyük bölümünün buzullarda ve yer altı sularında bulunduğu bilgisini paylaşan Karaosmanoğlu, tatlı su kaynaklarının çok küçük kısmının doğrudan kullanılabilir durumda olduğuna dikkati çekti.

HABERE YORUM KAT