Sinan Ön’ün yorumu:
İslam coğrafyasında yaşadığımız sorunları tespit etmek ve sorunlarımızın içsel yönünü ortaya koymak son derece önemli, bu doğru! ‘İğneyi kendimize batırmak’ lazım tamam, ancak şu ‘çuvaldızı’ da unutmasak olmaz mı?
Uzun bir dönemdir Batı ile Doğu değerlendirmelerinde, üretilen fikirlerin; yazılan, çizilen, dillendirilen söylemlerin hatırı sayılır bir kısmı, tarihsel gerçekliği atlayıp, çuvaldıza gözünü kapatmış durumda.
Oysa çok uzaklara gitmeye gerek yok, 20.yüzyılda bu dünya iki büyük savaş yaşadı ve bunların müsebbibi Batı’nın doyumsuz ve hazımsız oburluğu değil miydi?!
14.yy’da başlayıp 19.yy’da zirve yapan emperyalizmin doğurduğu sömürgecilik ile dünyanın neredeyse Batı dışında kalan bölümü köleleştirilmedi mi? İşgücü, hammadde ve pazar olarak kullanılmadı mı?
Şimdi birileri kalkıp; ‘Batı; insan hakları, özgürlük, eşitlik, adalet gibi konularda çok ileri, Doğu’da ise kan ve gözyaşından başka bir şey yok, bir türlü adam olamadılar’ dese, ki bu fazlasıyla dillendirilen bir söylem! Hadi oradan demek gerekmez mi?

