Bu yönde hazırlanan araştırma önergesinde, TSK içindeki bazı unsurların darbe girişimi içinde bulunduğu iddia edildi. Önergede, "Planlar dehşet verici. TSK'nın bazı unsurlarının, siyaset yasağını çiğneyerek TCK'nın 300 ve devamı maddelerindeki ağır cezalık suçları işlemeleri, darbe girişim ve tertipleri karşısında Meclis, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine sahip çıkarak, halkın kayıtsız şartsız egemenliğini tesis etmek zorundadır." denildi.
Kamuoyunda büyük tepki toplayan 'kirli tezgâh' TBMM'nin de gündeminde. DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve arkadaşları, Meclis Başkanlığı'na sundukları araştırma önergesinde, son belgenin ve TSK içinde olduğu ileri sürülen benzer faaliyetlerin araştırılması amacıyla bir komisyon kurulması talebinde bulundu. Anayasa'nın 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' hükmüne işaret edilen önergenin gerekçesinde, Meclisin ve halkın iradesi üzerinde hiçbir güç olmayacağının açık olmasına rağmen Türkiye'nin 1960, 1970, 1980 askerî darbelerini yaşadığı kaydedildi.
Son yıllarda gündeme gelen andıç ve darbe girişimi iddialarının sıralandığı gerekçede, "27 Nisan e-muhtırası, İHD Genel Başkanı Sayın Akın Birdal'a düzenlenen suikastin zeminini hazırlayan ve gazetecileri hedef gösteren 1998 andıcı, farklı isimler altında gündeme gelen, Batı Çalışma Grubu, 2004 yılı darbe günlükleri, Sarıkız, Yakamoz, Ayışığı, Eldiven darbe girişimleri gibi adlar altında TSK bünyesinde bazı yasadışı yapılanmaların olduğu ve irtica, bölücülük, komünizm gibi tehlikeler karşısındaki suç organizasyonlarına dönüştüğü görülmektedir." denildi. Bu oluşumların sivil toplum örgütlerini, AB yanlılarını, iş çevrelerini, aydınları, sanatçıları, gazetecileri, 'sosyetik fişleme' adı altında farklı kesimleri, azınlıkları, andıçlayan kurum ve kişileri hedef gösteren yasadışı çalışmalar yaptıklarına dikkat çekilirken demokratik bir hukuk devletinde askerlerin böyle işlerle uğraşmasının hem Cumhuriyet'e hem ülkeye hem de demokratik sisteme zarar vereceği vurgulandı.
Andıç çalışmalarını ortaya çıkarmak, hukuk karşısında üniformalı-üniformasız eşitliğini sağlamak ve yargıyı etkin kılmanın Meclis'in en başta gelen görevleri arasında olduğu belirtilen gerekçede, şu görüşlere yer verildi: "Meclis bu kararlı tavrı gösteremediği sürece 12 Eylül askerî darbesi ile getirilen anayasayı değiştirme iradesini de gösteremez. TBMM savaş yıllarında kurulan gazi bir meclis olmasına ve savaş dönemlerinde bile açık olmasına rağmen, darbeler sürecinde kapatılmıştır. 12 Eylül'de Atatürk'ün kurduğu parti CHP başta olmak üzere AP, MSP ve MHP dahil tüm partiler kapatıldı. Son günlerde ortaya çıkan planlar dehşet vericidir. Bu nedenlerle bir meclis araştırması açılması ve araştırma komisyonu kurulmasında yarar bulunmaktadır." (Zaman)