Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri cezaevinin kapatılmasını olumlu bulurken, okula dönüştürülmesine karşı çıkıyor. Meşhur cezaevinin okul yerine insan hakları ve işkence müzesine dönüştürülmesi öneriliyor.
Diyarbakır Cezaevi'nde 4 yıl yatan avukat İsmail Erdem Gencan, cezaevinin müze yapılması için bir yıldan bu yana çalışma yürüttüklerini söylüyor. Diyarbakır Cezaevi'nde yatan Gencan, "Oradan 10 binden fazla insan geçmiştir. Orası, tutuklu ve hükümlülerin mektupları, günlükleri ve cezaevi ile ilgili yazıların yayınlanacağı bir hesaplaşma müzesine dönüştürülmeli." diyor. 1981 Şubat'ında Diyarbakır Cezaevi'ne girip, 1982 sonlarında çıkan avukat Sabahattin Korkmaz da eğitimin hayırlı bir iş olduğu ancak vahşetin unutulmaması için oranın müzeye dönüştürülmesinin daha faydalı olacağı görüşünü dile getiriyor. Cezaevinin kaldırılması bölgeye önemli bir mesaj iletiyor. Diyarbakır Baro Başkanı Emin Aktar, cezaevinin taşınacak olmasını bu açıdan olumlu bir gelişme olarak niteliyor. Toplumun geçmişini unutmadan ileriye bakması için oranın bir okul olmaması gerektiğini düşünüyor. Müze yapılmasını istiyor. Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Sezgin Tanrıkulu ise cezaevinin Kürt meselesinin dönüm noktalarından biri olduğu düşüncesini taşıyor. Çocukların 'Burada insanlar öldürülmüş, ben okuyorum' algısına kapılmaması gerektiğini belirten Tanrıkulu, "Fikir güzel ama tatbiki farklı olması lazım. Burası bir müze, bir araştırma merkezi haline getirilmeli." ifadesini kullanıyor.