Diyanet Takvaya Tam Not Vermiş!

Diyanet Takvaya Tam Not Vermiş!

Yeni Şafak Gazetesinde bugün yer alan bir haberde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödülleri toplayan “Takva” filmini överek, “dini ve dindar insanları aşağılamayan, gerçekçi bakan önemli

Yeni Şafak Gazetesinde bugün yer alan bir haberde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödülleri toplayan “Takva” filmini överek, “dini ve dindar insanları aşağılamayan, gerçekçi bakan önemli bir film” değerlendirmesinde bulunduğu belirtilmekte.

Diyanet dergisinin Ocak sayısında yer alan değerlendirmede Türk sinemasında genel olarak dindar insanı ve dini değerleri aşağılayan bir tutumun hakim bulunduğu, doğunun geri kalmışlığı, kadının ezilmişliği ve törelerden kaynaklana kimi trajik durumların İslam’a mal edilmeye çalışıldığı belirtilmekte.

Takva filminin ise bu çerçevenin dışında kalmayı başardığı söylenmekte. Takva filminin “sinematografik anlamda kusursuz” ifadeleriyle övüldüğü yazıda, “filmde yer alan bir iki dakikalık rüya sahnelerinin ise bazı mütedeyyin insanları rahatsız edebileceği” notu düşülmüş.

Yine gazetede yer alan haberde Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem’in de görüşlerine yer verilmiş. Saim Yeprem de filmi geleneksel Türk sinemasının örneklerine kıyasla çok başarılı bulduğunu belirtmiş. Tartışma konusu olan erotik sahnelerle ilgili olarak Yeprem şunları söylüyor: “... Üniversitede öğrencilerimden de biliyorum; ikileme düşen insanlar arasında akli dengesini kaybedenlerle çok karşılaştım. Erotik denebilecek bir rüya sahnesine de bu açıdan bakılmalı. Çünkü cinsellik de insanı ikileme düşüren konulardan biridir ve baskı altına alınan bir konu rüyada dışa vurabilir. Sırf reyting için, seyirci toplasın diye yapılırsa yanlış. Ama bütün olark değerlendirdiğimde bu filmde rahatsız edici bulmadım. Çok muhafazakar bir çevre böyle bir sahne görmek istemez.”

Ne kadar açıklayıcı değil mi? Diyanet dergisinde “bazı mütedeyyin insanların rahatsız olabileceği” şeklinde dile getirilen ihtirazı kayıt Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Profösörümüzün ifadesiyle “çok muhafazakar bir çevre”nin takıntısı şeklinde algılanabilecek bir hatırlatmaya dönüşebiliyor.

Öncelikle adı geçen filmi bahse konu mahzurları dolayısıyla izlemediğimizi belirtelim. Ama basında gündeme geldiği kadarıyla bu filmde yer alan ve “erotik” sahne diye ifade edilen görüntülerin rahatsız ediciliği, kabul edilemezliği için mütedeyyin ya da çok muhafazakar olmanın gerekmediğini, Müslüman olmanın hatta sıradan ahlaklı bir insan olmanın yetip de artacağını biliyoruz. Bu durumda şu açıkça görülüyor: Din adına konuşan bu “devlet memurları” tam manasıyla halt etmekteler!

Ortada basite alınabilecek, geçiştirilebilecek bir durum yok, bilakis tam bir ifsad çabası var. Aslında objektif tutum övgüsüne konu olan bu filmin içerik itibariyle baştan sona çirkinlik, saçmalık ve sahih İslam’dan uzak bir din kurgusu üzerine temellendiği görülmekte. Bu durumda kim neyi bu kadar övüyor doğrusu anlamak zor, çok zor. Ama daha da garibi, hadi bu yönüyle bu filmin verdiği mesajın, tasvir ettiği kişiliklerin, dünyanın sahih İslam ile bir alakasının olmadığını anlamadınız diyelim. Peki, haram olduğu açık bu müstehcen görüntüleri nasıl mazur görebiliyorsunuz? Filmin yönetmenin ya da oyuncularının mezhebi, meşrebi, niyeti bizi ilgilendirmiyor. Ama birileri İslam adına bu saçmalığa, ifsada fetva verme misyonuna soyunuyorsa bu rezalete hayır demek elzem bir görev olarak görülmeli. Yozlaşmaya, harama, fahşaya cevaz veren bir tutum sergileyenlere ateş azabını hatırlatıyoruz.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir