ŞÜKRÜ UZUN / HAKSÖZ HABER
İki aylık periyotla yayın hayatına başlayan Tashih dergisi, Temmuz-Ağustos 2026 tarihli ilk sayısıyla raflardaki yerini aldı. Genel Yayın Yönetmenliğini Halil Kurbetoğlu'nun üstlendiği dergi, ismini de taşıdığı iddiayı önsözünde açıkça ortaya koyuyor: "Küresel Siyonist tahrifata karşı" bir düzeltme, bir hakikat arayışı.
Tahrif Edilene Karşı: Tashih
Dergi, açılış yazısında popüler kültürün sığlığına ve bilginin hızla tahrif edildiği günümüz medya ortamına açık bir eleştiri yöneltiyor. Kurbetoğlu, Tashih'in "hataları düzelten bir merci değil, düşüncenin en rafine hâlini sunan entelektüel bir köprü" olma iddiasında olduğunu vurguluyor. Uluslararası Siyaset, Tarih ve Sosyoloji alanlarından yetkin bir kadronun yönetiminde, sadece basılı sayfalarla değil aktif bir web sitesiyle de okuruyla buluşacağını duyuruyor.
İlk Dosya Konusu: Gazze
Derginin ilk sayısının kapak dosyası, "Gazze: İnsanlığın Son Çıkışı" başlığını taşıyor. Dosyada Zahide Tuba Kor'un kaleme aldığı "Gazze Soykırımı" başlıklı ana yazı, Siyonist rejimin Gazze'de uyguladığı zulmü hafıza-kırım, mesken-kırım, sağlık-kırım gibi kavramlarla sistematik biçimde belgeliyor. Peren Birsaygılı Mut, Gazze'nin kültürel mirasının nasıl planlı biçimde yok edildiğini ortaya koyarken; Yasin Aktay, Gazze'de yaşananları Agamben'in "çıplak hayat" kavramı üzerinden felsefi bir zemine taşıyor.
Dosyada dikkat çeken bir diğer başlık ise İsrailli tarihçi Avi Shlaim ile yapılan röportaj. Shlaim'in "Siyonist yerleşimci kolonyalizm, 1948'de ve 1967'de olduğu gibi, etnik temizlik ve soykırımla ilerliyor" sözleri, derginin kapağına da taşınıyor.
Direnişin Tarihî Kökleri
Dergi, meseleyi sadece güncel bir kriz olarak değil, asırlara yayılan bir mücadelenin son halkası olarak ele alıyor. Turan Kışlakçı'nın kaleme aldığı yazıda, 19. yüzyılda Fransız sömürgeciliğine karşı direnen Emir Abdülkadir el-Cezâirî'nin mücadelesi anlatılırken; Ahmet Arkan, Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'ndaki Filistin Cephesi'nde yaşadığı yenilgiyi ve bunun imparatorluğun çöküşündeki yerini kaleme alıyor.
Halil Kurbetoğlu'nun "Türkiye'nin Proto-Siyonistleri: Nasi ve Mendezler" başlıklı yazısı ise 16. yüzyıl Osmanlı sarayında Filistin'de bir Yahudi yurdu kurmaya girişen Doña Gracia Mendes ve Joseph Nasi'nin, Theodor Herzl'den asırlar önceki bu cüretkâr planını gözler önüne seriyor.
Direniş Kültürü ve Sanat
Siyasi ve tarihî analizlerin yanı sıra dergi, direnişin kültürel boyutuna da geniş yer ayırıyor. Mahmud Derviş'in şiirinden Filistin'in geleneksel nakış sanatı tatreez'e, direniş temalı on filmlik bir seçkiden halkların yasını ve umudunu taşıyan şarkılara kadar zengin bir kültürel bölüm sayfalarda yer buluyor. Ayrıca Mavi Marmara'da yer alan oyuncu Sinan Albayrak ile yapılan röportaj, on altı yıl önce yaşanan o kanlı saldırıyı bizzat tanıklık eden birinin ağzından yeniden hatırlatıyor.
Okura Çağrı
Zahide Tuba Kor, Peren Birsaygılı Mut, Selçuk Türkyılmaz, Yasin Aktay, Cuma Obuz, Selman Emre Gürbüz, Seda Özalkan Alsanad, Enis Doko ve Selim Sezer gibi isimlerden oluşan yayın kurulunun imzasını taşıyan Tashih, ilk sayısıyla sıradan bir dergi olma iddiasında değil. Mazlum bir halkın sesini susturmaya çalışan küresel medya ablukasına karşı, hakikati ısrarla gündemde tutmayı kendine dert edinmiş bir duruşla çıkıyor okurun karşısına.
Dergi, sayfalarında yalnızca bilgi vermekle yetinmiyor; okuru da bu davanın bir parçası olmaya çağırıyor. Zulmün karşısında sessiz kalmayı reddeden, kelimenin ve kalemin de bir direniş biçimi olduğuna inanan herkesi bu yolculuğa ortak ediyor. Filistin meselesini geçici bir gündem maddesi değil, ümmetin ortak bir davası olarak gören Tashih, Eylül-Ekim sayısında “Güneşi Çalınan Topraklar: İngiliz Kolonyalizmi” başlığı ile okurun karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
