Dilipak açıklamasında, yargının gaspa alet olduğunu belirterek, "Dava, 28 Şubat sürecinde, Erkaya hakkında, bugün Ergenekon davası iddianamesine yansıyan gerekçelerle ilgili olarak 'Hakkımı helal etmiyorum', 'Toprağı bol olsun' dediğim için açılmıştır" diye konuştu.
Esasen aynı gerekçe ile, hakkımda, aynı taraflarca İstanbulda ceza davası için suç duyurusunda bulunulmuş, Ankarada ise Tazminat davası açılmıştır.. İstanbuldaki davanın davetiyesi tarafıma ulaştı ve davaya girdim ve adresim mahkeme dosyasında mevcutken, Ankarada adresim bulunamadığı gerekçesi ile ilanen tebliğat yoluna gidilmiş ve karar da ilanen tebliğ edilmiştir. Kararın kesinleşmesinden sonra ise hemen evimin adresi bulunarak icra işlemi başlatılmıştır. Öncelikle de evimin eşyası haczedilmiştir.
Esasen ceza davası bir bekletme sebebi iken bu konuda da usul hatası yapılmıştır. Benim gazeteci olmam sebebiyle Basın Kartımda adresim olmasına rağmen, Basın Yayın'a da, Gazeteciler Cemiyeti'ne de, Basın Konseyi'ne de adresim sorulmamıştır.. Kaldı ki, ceza davasından da mahkumiyet kararı çıkmamıştır. Daha sonra Yargıtay'a vaki itirazımız reddedilmiş, kanun yararına bozma talebi, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda kabul görmesine rağmen ilgili Yargıtay dairesi talebi reddetmiştir. Halen dava dosyası AİHM'dedir ve AİHM hükümetten dava konusu ile ilgili savunma talep etmiştir. Ortada bir hukuk skandalı vardır.. Nasıl hukuka uygun olmayan yasa suç aleti ise, adaleti sağlamayan yargı da suç aletine döner. Onun için yargının bağımsızlığı ilkesi, adil yargılanma ilkesinin esası sayılmıştır. Ortada bir hukuk skandalı vardır. Türk Hukuku için bu yaşananlar bir kara lekedir.. Bu sonuçta payı bulunanlara hakkımı helal etmiyorum."
28 Şubat sürecinin devam ettiğini dile getiren Dilipak, şunları kaydetti: "Bu bir gasptır. Yanlış hesap Bağdat'tan döner.. Bizim geleneğimizde 'Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste' denmiştir.. Bizim inancımıza göre, bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir... Bir insana yöneltilen bir haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir.. Bu sonuç bu anlamda bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir. Bu bir gasptır. Aynı durumun bir başkasının başına gelmemesi için sonuna kadar mücadele edeceğim. İlk olarak da satışın iptali için başvuruda bulunacağım.. Hukuk mücadelem devam edecek.
28 Şubat sürecinin aktörlerinden ve illegal Batı Çalışma Grubu'nun kurucusu eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'nın ölümünün ardından yazdığı bir yazıdan dolayı hakkında tazminat davası açılan yazarımız Abdurrahman Dilipak'ın evi 9 yıldır süren dava neticesinde dün satıldı. Dilipak'ın, Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'nde satışa çıkarılan ve 230 bin TL değer biçilen evini, 180 bin TL'ye Muhammed Resuloğlu satın aldı. Dilipak, Güven Erkaya hakkında 26 Haziran 2000 tarihinde yazdığı köşe yazısı nedeniyle 167 bin TL'lik tazminata mahkum edilmişti.

