TBMM'de 1993'te kurulan Meclis Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu'nun RP'li üyesi Hüsamettin Korkutata, Güneydoğu'da devlet görevlilerinin kanunsuz işlere karıştığını dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e ilettiğini kaydederek Demirel'in, "Ne yapalım, bölgede yangın var. Yangını söndürmek isterken bazen başka yangınlar da çıkıyor" diye yaşanan hukuksuzlukları savunduğunu söyledi. Korkutata, "Bu anlayışı gören yöneticiler de 'Demek ki devlet bunu istiyor' diye devam etti. Ancak artık mızrak çuvala sığmıyor" şeklinde konuştu.
Hükümetin Kürt sorununa ilişkin "demokratik açılım" çalışmalarını Vakit'e değerlendiren Saadet Partisi GİK üyesi Korkutata, hükümetin korkusuzca sorunun üzerine gitmesi gerektiğini kaydederek, Türkiye'de açık bir tartışma ortamının oluştuğunu, bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Korkutata, şöyle konuştu: "Milletvekilliğim sırasında bir konuşmamda, 'Yeşil Genelkurmay'la görüştü' dediğim için TCK'nın 159. maddesinden Türk Silahlı Kuvvetlerine, devlete hakaretten aleyhime dava açıldı. Dava milletvekilliğim düştükten sonra görüldü. O zaman hakim anlayış, 'devletin valisi, askeri, polisi suç işlemez' anlayışıydı. Bunun için de devlet görevlilerinin suçları örtbas ediliyordu. Bizim komisyonun çalışmasını engellemek için DGM Başsavcısı Nusret Demiral savcılara yazı yazmış, 'bunlara bilgi, belge vermeyin' diye. Bize yardımcı olan savcı ve emniyet müdürleri de görevden alındı. Komisyondaki arkadaşların bazıları korkularından hazırladığımız raporu imzalamadılar. O rapor hâlâ Meclis'te bekliyor, bir türlü görüşülemedi. Devletin kendi vebalini alıp önüne koyduğu ilk rapor odur."
Terör örgütünün Güneydoğu'da bu kadar güçlenmesinde devlet görevlilerinin açık suçunun bulunduğunu kaydeden Korkutata, "Daha dün Kıbrıs davasında Doğu ve Güneydoğu insanı batı bölgelerinden daha çok gönüllü gitmek için kuyruğa giriyorlardı. Ne oldu da bu günlere gelindi? Bunun ortaya çıkarılması ve sorunun çözülmesi lazım. Bu amaçla yeni bir komisyon kurulmalı. Türkiye'de kolluk kuvvetlerinin maalesef soruşturma yetkisi yok. Ergenekon savcılarının bile yetkileri bir yere kadar. Biz o zaman tek tek evlere gittik, insanları cesaretlendirdik. İnsanlar korkuyorlardı. Bölgede demokratik açılım olacaksa bölge insanına güven vermek için Meclis'teki tüm partilerden üyelerin oluşturduğu bir komisyon olayları yeniden yerinde incelemeli" dedi. (vakit)