Kenan Alpay’ın yorumu:
Define meraklıları için eskisi kadar olmasa bile hemen her gazetede dedektör ilanları yayınlanıyor, altın arayanlar için garantili ve son teknoloji cihazlar pazarlanıyor hala. Ancak bu tür dedektörler konunun uzmanı olan mühendisler tarafından değil de zenginlik ve hayal uzmanları tarafından tercih ediliyor hemen her yerde. Elden ele dolaşan kaynağı belirsiz kroki ve haritalara, rivayet ve söylencelere eğer yeterli teknolojik destek temin edilebilirse sandıklar dolusu altın, küpler dolusu mücevher çıkarmak işten bile değil sanılır. İşte bu ve benzer sebeplerle insanoğlunun kolay ve hızlı zengin olma hırsının tezahür ettiği alanlardan biri olan define avcılığı bir yönüyle gülünç diğer yönüyle dramatik hikâyelerin de kaynağıdır.
Dudaklarında ‘define bulma duası’, elde son teknoloji dedektörle dağlar bayırlar aşan, Roma ve Bizans dönemi kalıntıları arasında uzun yıllar boyunca mekik dokuyan define avcılarına gülüp geçmek kolay. Ancak eline geçirdiği son teknoloji dedektörle kimi mürteci, kimi bölücü kimi Fetöcü arayan avcıların son derece yüksek prim yaptığı bir ülkede yaşadığımızı hatırlayınca buruk bir tebessüm gelip yapışıyor simalara. Çünkü hukukun aşındırılmasıyla bu kez canını sıkan siyasi kimlikleri, tehdit addettiği muhalif kesimleri tasfiye etmek için rakiplerin üzerine doğrultulan bir namlu gibi kullanılan ithamlar, yaftalar devreye girebiliyor.

