Selahaddin E. Çakırgil’in yazısı:
Bize o kadar uzaklar ki, o uzaklığı hissettirmek için hele de son 100 yılı aşkın zamandır yapmadıkları hıyanet kalmadı. Akıllarınca milleti, kendileri gibi yabancı dünyaları kuklası ve uşağı yapacaklardı. Bunun içindir ki, 150 sene öncelerde, ‘İslâm imiş devlet’e, pâ-bend-i terakkî, (ilerlemeye ayakbağı) / Evvel yoğ idi, işbu rivayet yeni çıktı..’ diyen Ziyâ Paşa’dan bugüne, asırlarımız tam bir aşağılık duygusuna kapılmışlık hâlet-i rûhiyesi içinde geçti..
Aşağılık kompleksi içinde, güce göre yön değiştiren, ‘lider tapıcılığı limanı’na demir atmış kadroların, İslâm’ı kendilerine baş düşman bildiklerini tekrara bile gerek yok.. Onlar, imanımızla oynamaya kalkıştılar, inancımızın hazinesinin anahtarları mesabesinde olan her neyimiz varsa onları yok etmeye çalıştılar, sosyal hâfızâmızın DNA’sıyla oynadılar, ihanetin, hıyanetin her türlüsünü yaptılar.
Bu hıyanetleri, emperial güçler bizzat yapmaya o kadar cesaret edemezlerdi. Ama, kendi içimizden çıkan ve kalbleri, kafaları ve kasaları emperial- şeytanî güçlere göre indekslenmiş, kendi halkının aslî değerlerine karşı mankurtlaştırılmış tipler, hem de ‘kurtarıcılık’ iddialarıyla, İslâm Milleti’ni birbirine bağlayan maddî ve manevî bağları kopardılar; asırlardır var olan ıslahı mümkün nice tarihî ve temel sosyal kurumlarımızı havaya uçurdular.

