1. YAZARLAR

  2. Mümtazer Türköne

  3. Bir cenaze kaç oy eder?
Mümtazer Türköne

Mümtazer Türköne

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir cenaze kaç oy eder?

25 Haziran 2010 Cuma 12:03A+A-

Bu hesabı yapanlar gerçekten var mı? Hem de çok. Artan terörü, tüccar kafası ile siyasî hesaba dökenler köşe başlarını tutmuş durumdalar.

Kaldırılan şehit cenazelerinin, öldürülen PKK'lıların çetelesini tutanlar, bir insan hayatının kaç oya tekabül ettiğini virgülüne kadar hesap ediyorlar.

Terör, dengemizi bozuyor. Dengeyi bozmanın da bir usulü var. Terör, siyasî iradeyi dolaylı yoldan etkileme yöntemidir. Halk önce öfkeye kapılacak, sonra endişeye. Bu öfkenin de endişenin de siyasette geniş bir karşılığı olacak. Terörü engelleyemediği için siyasî iktidar suçlanacak. Hükümet, mecburen sertleşecek. Endişeleri giderme vaadi ile muhalefet, öfkeyi de temsil edecek. Duygusal tepkiler siyasete egemen olacak. Korku, duygulara hitap eden içi boş retoriklere konu edilecek. Demagoji, aklı bir kenara bırakıp sadece duyguları etkilemek için yapılır. Terör, verimli bir demagoji alanı oluşturacak ve akıllar iptal edilecek. Halkın dengesini bozan terör, siyaseti zorlayarak doğal mecrasından çıkartacak.

Terör sorununu gündelik siyasete konu ettiğimiz için çözemiyoruz. Çünkü terör, gündelik siyasete konu olacağını bildiği için artıyor. Terör eylemini planlayanlar tek tek, kimin bu eyleme ne tepki vereceğini biliyor. Siyasetin bütün aktörlerine sormak lâzım: Hanginiz teröristi şaşırtıyorsunuz? Hanginiz beklenenden, umulandan farklı bir tepki gösteriyorsunuz? Terör eylemlerini önüne koyup bunlardan siyasî sonuçlar devşirmeye çalışanlar, sadece bu eylemi yapan teröristler mi? Bu öfke ve korku atmosferinde kendine biçilen rolü kimler reddetmiyor? Terörün tezgâhına kimler gönüllü olarak düşüyor?

Daha açık soralım: Cami avlularında, şehit cenazelerinde toplanan kalabalığı kimler doğal seçmeni olarak görüyor?

Kimler terör dışındaki çareleri, çözümleri peşinen "ihanet" olarak mahkûm ediyor?

"Şiddet mi yoksa siyaset mi?" diye sorulduğu zaman "siyasallaşma daha tehlikeli" diye kimler ayağa kalktı? Son bir yıl içinde gösterilen çabaları, atılan adımları var güçleriyle baltalayanlar kimin elini rahatlattılar?

Ağır bir sorunumuz var. Kazan kaynıyor. Basınç artıyor. Birileri ateşten medet umuyor. Siyaset, biriken basıncı emniyet supabından boşaltmak demek. Terör ise kazanın patlaması. Kimler emniyet supabını kapatıp basıncı artırmak için her yolu denedi? Kimler bu ağır sorunun akıl ve mantık çerçevesinde konuşulmasını, tartışılmasını ve ülkenin huzura kavuşmasını engelledi?

Hâlâ akıl sınırları içinde bu zorlu sorunun üstesinden gelebilmek için, birinin kalkıp "bölücülüğün siyasallaşması"nın ne anlama geldiğini açıklaması lâzım. Hangisini tercih ediyorsunuz? Eline silah alıp siyaset yapanla, sadece siyaset yapan arasında fark yoksa, terörü nasıl engellersiniz? Terör, adı üzerinde "silahlı siyaset"tir. Kan üzerinden siyaset yapmaktır. Öfke ve dehşet yaratarak siyasî hedeflere ulaşmaktır. Sadece bu ülkeyi böleceğini söyleyerek siyaset yapana bizim söyleyecek sözümüz yok mu? Siyaset yaparak bu ülkeyi bölmeye kalkanın peşine kaç kişi düşer? Biz ne güne duruyoruz? Ülkenin batısında kalkan cenazeler üzerinden siyaset yapanlar varsa; Güneydoğu'da ailelere teslim edilen PKK'lı cenazeleri üzerinden siyaset yapanlar yok mu? Bugüne kadar toprağa verdiğimiz 40 bin canın kaç oy ettiğini hesaplayıp istikamet belirleyenler kimler?

"Bir cenaze kaç oy eder?" hesabı, terörün tırmanmasının en büyük sebebi. Terör eyleminden şu veya bu şekilde sonuç devşirenler, siyasî gelişmeler bekleyenler, medet umanlar terör cehennemine odun taşıyanlardır. Herkes aklını başına almalı. Terör örgütü ile aynı safa düşmemeye, onun değirmenine su taşımamaya dikkat etmeli.

Siyasetin bütün tarafları "bir cenaze kaç oy eder?" hesabını bir kenara bırakıp kanla siyaset tanzim etmekten vazgeçtikleri an, bu konuda sağlam bir mutabakatın parçası haline geldikleri zaman terör iflas bayrağını çekmiş olacaktır. [email protected]

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum