Aşırı sağcı partilerle göçmen karşıtı siyasi hareketlerin de öncemli kazanımlar elde ettikleri seçimlere katılım ise Avrupa Parlamentosu seçimleri tarihinin en düşük düzeyinde gerçekleşti.
Avrupa Halk Partisi adı altında birleşen Hristiyan Demokrat ve muhafazakar partiler 264 sandalye elde ederken, Sosyalistler 185, Liberaller 83, Yeşiller 50 milletvekili çıkarmış görünüyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, seçmenlere teşekkür ederken, mesajlarına kulak verileceğini söyledi.
Sosyalist lider Martin Schulz ise, yaşadıkları yenilginin nedenlerini analiz edeceklerini belirterek, ''Avrupa'da sosyal demokrasi için üzücü bir gece, hayalkırıklığına uğradık, acı bir sonuç bizim için'' dedi.
Seçimlere küresel ekonomik krizle mücadelede mevcut hükümetlerden duyulan memnuniyetsizliğin yansıması bekleniyordu, ancak Fransa, Almanya ve İtalya'da iktidardaki muhafazakar partilerin başta geldiği gözleniyor.
Buna karşılık İngiltere, İspanya, Letonya'daki sol iktidar partileri bozguna uğradı.
Göçmen karşıtı İngiltere Ulusal Partisi BNP ise Avrupa Parlamentosu'nda ilk kez bu seçimlerde sandalye kazandı.
Seçimin bir başka sonucu ise, Hollanda, İngiltere, Avusturya ve Macaristan gibi ülkelerde aşırı sağcı partilerin oy oranlarını artırıp Avrupa Parlamentosunda temsil hakkı kazanmaları.
Brüksel'deki BBC muhabiri Şirin Weela merkez sağ partilerin başarısının bir sürpriz olarak değerlendirildiğini söyledi.
Weela'nın aktardığına göre, Avrupa'daki merkez sağ partiler, özellikle de iktidarda olanlar, kendilerini seçmenlerin vereceği cezaya hazırlıyorlardı.
Böyle düşünmelerinin nedeni de , pek çok insanın içinde bulunduğumuz ekonomik krizi, kapitalizmin kendisinin ürettiği bir sorun olarak görmesiydi.
Oysa, Fransa, Almanya, Polonya, İtalya gibi ülkelerde bunun tam tersinin gerçekleştiği görüldü.
Kriz nedeniyle sandalye kazanmaları beklenen Sosyalistler ise, örneğin Fransa'da yüzde 10 oy kaybına uğradılar.
Yeşillerin ise İngiltere, Yunanistan ve Fransa'da beklenenden iyi bir sonuç kaydettikleri görülüyor.
Seçimlerin, pek çok kesimi endişelendiren sonucu ise aşırı sağın da seçimden kazanç sağlayarak çıkması.
Bazı ülkeler parlamentoya ilk kez aşırı sağ adaylar gönderdiler ve kimi ülkelerde aşırı sağ partiler grup kuracak kaday aday çıkarabildi.
Bu da, bu partilerin para yardımı alması ve Avrupa Parlamentosunda temsil ve söz hakkı kazanmaları anlamına geliyor.
AP'nin 736 üyesinin belirleneceği seçimlerde 375 milyondan fazla seçmenin oy kullanma hakkı vardı.
Seçimlere katılım ise yüzde 43 ile tarihinin en düşük oranında gerçekleşti.
2004 yılında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılım oranı da yüzde 45'te kalmıştı. (BBC)