Basın açıklamasının metni:
Özgürlükleri sınırsız olan ülkelerin, toplumların ve milletlerin ekonomisi, eğitimi ve sanayisi gelişmiş, halkı refah ve huzur içinde yaşamlarını sürdürmektedirler.
Ne gariptir ki benim ülkemde 21. yüzyılda, insanların inançlarına, ibadetlerine ve kendi tercihleri olan giyim kuşam-başörtülülerine karşı engeller konulmaktadır. "12 Eylülcüler, 28 Şubatçılar, 27 Nisancılar, Ergenekoncular ve Masonlar", bu konuda plan ve projeler geliştirerek kafa yormaktadırlar.
Bir yanda "İnsanlar inançlarında özgürdür, Allah (cc) ile kulun arasına girmeyin" diyeceksiniz. Sonra da cehalet örneği sergileyerek "kişi ile inancı arasına kendiniz gireceksiniz". Böylece insanların inancını yaşamasına engel olacaksınız. Bizim istediğimiz kadar inancınızı yaşayacaksınız. Buna kimseleri inandıramazsınız. Haydi, Kızlar okula diye kapayalar başlatacaksınız, kendi tercihleriyle inancını yaşayanları okuldan atacaksınız. Başörtülülere ikna odaları kurarak zülüm edeceksiniz. Bu bağnazlığınızı unutup "inanç özgürlüğü vardır" diye tekrarlayıp duracaksınız. Böyle çelişki kabul edilemez.
Buradan feminist hanımlara da sesleniyorum: Siz feministler, kendi hem cinslerinizle birlik sağlayarak, ortak noktada anlaşmanız gerekirken, ne gariptir ki, feministlerinde başörtülülerinde sorunlarına çözüm arama görevini erkeklere bıraktınız. Bu böyle devam etmemelidir. Kendi haklarınızı hiçbir erkeğin keyfiyetine bırakmadan, birliktelik sağlayarak kendi sorunlarınızı kendiniz sahiplenerek çözünüz. Siz birlik sağlayamasanız bu gün başörtülülere kurulan Ergenekon tezgâhları yarın sizlere de dönebilir.
Ey karanlıktan yararlanmaya çalışanlar, (Ergenekoncular, Batı Çalışma Grubular, Masonlar, İhtilalciler, İslam Düşmanları) bu emelinize ulaşamayacaksınız! Yaradılış gayesi ile yaşayanlara ve insanın fıtratında olan inançlara engel koyamayacaksınız. Bunu böylece bilesiniz.
Bizleri de, sizleri de yoktan var edip, bir damla sudan yaratan "RABBİM" yarattıkları insanların Özgürlüklerine her hangi bir kısıtlama getirmemiş, kişileri kendi iradesiyle baş başa bırakmıştır. İsteyen inanır isteyen inanmaz; isterse ibadetini yapar isterse yapmaz. Kişinin kendi tercihine bırakmıştır.
Ey İslam karşıtları! Sizler kim oluyorsunuz da kişinin kalbinden inancını söküp atmaya kalkışıyorsunuz. Buna gücünüzde yetmez. Gelin bu ülkede farklı fikirleri, inançları yaşatalım.
Kişilerin kendi tercihleri olan kıyafetlerini özgürce giyebilmelerine tahammül gösterelim.
Birlikte yaşamanın yollarını bulalım. Dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de özgürlüklere sınır koymayalım, aykırılıklarla birlikte yaşayarak insanlık örneği sergileyelim.
Buradan % 47 oy alan hükümete de sesleniyorum. Milletin sesine kulak verin, vermiş olduğu emanete sahip çıkın, bu milletin inançlarına saldıranları durdurun.
Yeni düzenleme yaparak inançlı insanların üzerindeki baskılara son verin. Aksı halde sizleri de geçmiştekilerin akıbeti beklemektedir.
Haftaya inanç özgürlüğünün 141. basın açıklaması burada yapılacaktır. Hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.


