Basın Açıklamasının Tam Metni:
Bugün, Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu olarak eylemlerimizin 133. haftasındayız.
Kural gereği zahmetsiz rahmetin olmayacağı düşüncesi ile haftalar, aylar ve şimdi de yıllara dönüşen İnanç Özgürlüğü'ne yönelik direnişimiz, mücadelemiz ve azmimiz devam etmektedir.
Bu tavrımız ve duruşumuz hiç kuşkusuz yakın ya da uzak ölçekte mutlaka sonuç verecektir. Çünkü biz inanıyoruz ve "Sabredenlere müjdele" mesajına muhatabız.
Ulusal ölçekte, genelde İslam inancına, özelde ise başörtüsüne dair suskun kalanlar ve sorunları yok sayanlar, bununla da yetinmeyip manevi tahribata yönelik özel çalışmalar yapmaktadırlar. Mevcut statüko, hükümet üzerinde oluşturduğu etkiyle kumara, içkiye ve zinaya yönelik özel düzenlemeler yaptırıp, toplumsal hastalıkları zirveye taşımaktadır. Bu çabalar, diğer yandan küresel işgal ve büyük Ortadoğu projesi ve en vahimi de ılımlı İslam projesinin tüm dünyaya yayılmasına dayanak olmaktadır.
Bununla beraber, büyük ortadoğu projesinin getirmiş olduğu zulmü, geçtiğimiz haftalarda gün yüzüne çıkan bir olayı aktararak tekrar hatırlatmak isteriz.
Dr. Afiyet Sıddiki, Pakistan kökenli bir kadın, 1972 yılında Karaçi'de doğdu. Tıp okudu, nöroloji alanında çalışmalar yaptı.
Yakın çevresi tam beş yıldır onu arıyor. Kaçırıldığında en küçüğü bir aylık, en büyüğü dört yaşında üç çocuğu da kendisiyle beraber kayboldu. Nerede? Pakistan'ın Karaçi kentinden İslamabad'a gidecek uçağa binmek için havaalanına giderken. Sonradan, Pakistan polisi tarafından gözaltına alındığı ve para karşılığı ABD'ye 'satıldığı' ortaya çıktı. O da, Pakistan güvenlik güçlerinin ABD yönetimine sattığı 750 kişiden biri oldu. Ya sonrası?
Tam beş yıl, Afganistan'da bilinmeyen bir yerde, gizli bir işkence evinde kaldı. Nerede olduğu bilinmiyordu gerçekten. Neler yaşadı, çocukları nerede, hâlâ tam olarak bilinmiyor. Dr. Sıddiki hakkında bilgi verenler kirli ticaretin diğer kurbanları oldu. Bagram'daki meşhur esir kampında kalan, Guantanamo'ya götürülenler onu biliyordu. ABD'ye satılan, Bagram ve Guantanamo'da işkenceler gören sonra serbest bırakılan Muzzam Beg, kendisine işkence yapılırken,duyduğu çığlıklardan kendi acısını unuttuğunu, çığlığın sahibinin Dr. Afiyet Sıddiki olduğunu söylüyor.
Şimdi düzmece bir senaryo ile New York'ta yargılanıyor. Yaralı, çökmüş. Bir kadın, tam beş yıl o meşhur işkence merkezlerinde kalıyor.
Ortaya çıkan bu ve benzeri olaylar gösteriyor ki zulüm ve işkence tüm hızıyla devam etmekte. Gün yüzüne çıkan olayların bu derece vahim ve insanlık dışı olması ise ortaya çıkmamış olanların neler olabileceği konusunda tahmin sınırlarını zorluyor.
Bizler Sivil Toplum Kuruluşları olarak insana dair yapılan her zulmün karşısında ve her mazlumun yanında yer almaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu adına İnsan Hakları ve Hizmet Derneği



