Basın açıklamasının metni:
Bu Yüksek Askeri Şura toplantısında Türk Silahlı Kuvvetlerinden Disiplinsizlik ve ahlaki nedenlerle personel ihracı olmamıştır.
Yıllardır süren bu uygulama anayasanın 2, 6 ve 10 ncu maddelerine aykırıdır.
Bu işlemler için dayanak olan TSK Personel kanununun 50/c ve 94/b maddeleri Anayasanın 2. Maddesine aykırıdır.
Bu uygulamalar ile anayasanın 2 nci maddesi 1982 yılından beri atılmış olan personel sayısı kadar ihlal edilmiştir.
Anayasanın 125. maddesinde düzenlenmiş olan YAŞ kararları ve Hakimler ve savcılar Yüksek Kurulunun Kararları Yargı denetimi dışında bırakan hükmü Anayasamızın ikinci maddesinde zikredilen Hukuk devleti ilkesine de aykırıdır. Bu uygulamalar Ortaçağ değil ilkçağ uygulamaları ile karşılaştırılamayacak kadar ilkel bir zihniyetle hazırlandığı hepinizin malumudur.
Bugüne kadar Anayasa mahkemesi açılış törenleri , Yargı yılı, Yargıtay, Danıştay Kuruluş yıl dönümlerinde pek çok başkan, hukukçu ve devlet adamı Anayasanın yargı denetimi konusundaki bu istisnasını, yargı denetimi yasağını hukuk devleti ilkesine aykırı bulmakta ve mutlaka değiştirilmesi konusunda görüş bildirmelerine, Siyasetçilerin hemen tamamı bu konuda hemfikir olmalarına rağmen bu çağ dışı uygulamaya son toplantıya kadar devam edilmiştir.
Yargı denetimi dışında işlem yapmaya yetkili kılınan kişi ve kurumlar bu sorumsuzlukla kedilerini hukukun ütünde hissetmekte ve pek çok hukuka aykırı işleme taraf olmaktadırlar.
Hukuk devleti ilkesine aykırı bu uygulamanın düzeltilmesi için bir an önce özgürlükleri genişleten ve yargı denetimi yasağı getiren Anayasanın 125 maddesi değiştirilmelidir. Bu zaman alacaksa yapılması düşünülen diğer acil işlemlerle birlikte bu çağ dışı uygulama düzeltilmelidir.
Bu arada son askeri şurada personel ihraç edilmemesini eleştirenlere
Genelkurmay başkanlığınca verilen cevapta şöyle denilmiştir.
'Haklarında tekemmül etmiş, yeterli şekilde delillendirilmiş dosyalar bulunan ve suçlu oldukları şüphe götürmeyen kişilerin, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesilmesi doğaldır ve bunda hiç bir tereddüt yoktur. Ancak, hukuki yeterlilik ve dayanaklar açısından, ayırma kararına esas teşkil eden tutum ve davranışların tespiti ile ilgili inceleme ve araştırmalar çoğunlukla uzun süre alabilmektedir.'
Denilmektedir. Ancak YAŞ kararları ile ihraç edilen personel hakkında bugüne kadar yapılan uygulamalar hiç de söylediği gibi olmamıştır. Hemen bütün uygulamalarda değil tekemmül etmiş ve yeterli şekilde delillendirilmiş dosya, haklarında tek bir belge dahi olmadan ihraçlar son toplantıya kadar devam ede gelmiştir. Bu konuda ASDER olarak bir çok kitap ve yazı ile kamuoyu bilgilendirilmiş hatta yargılanma isteklerimiz her vesile ile dile getirilmiş, 'Bağımsız Türk mahkemelerinde yargılanmak istiyorum' adıyla bir kitap yazılmasına rağmen bu konuda aksi hiçbir inandırıcı bilgilendirme yapılmamış susmak tercih edilmiştir.
YAŞ kararıyla personel ihracı olmaması memnuniyetle karşılanmış ancak yapılan açıklama inandırıcı bulunmamıştır.
Söylendiği gibi bilgi ve belgeye dayalı ihraç yapmışlarsa hodri meydan diyoruz Anayasanın 125. maddesi değiştirilsin bu kararlar yargı denetimine açılsın. Açılsın da kimin doğru söylediği meydana çıksın.
YAŞ kararları herkesin malumu olduğu üzere son yılların en büyük tasfiye hareketidir. Bu tasfiye hareketinin ERGENEKON yapılanmasıyla da ilgisinin olduğu anlaşılmaktadır.
Temennimiz odur ki. Anayasaya aykırı olarak yapılan bugüne kadarki uygulamalardan vaz geçilmiş olsun. Ardından da Yıllardır yapılan bu zulüm ile açılan yaraların sarılması için gerekli olan yasal düzenlemeler yapılsın ve son yüz yılın hukuk cinayetlerine bir son verilmiş olsun.
Yine temennimiz odur ki; son yüz yılın ve belki gelecek yüz yılın de gündemi olacak ERGENEKON Susurluğun akıbetine uğramaz ve yakın tarihimiz yeniden yazılır.

