
Amerikan büyükelçisi üzerinden Evangelist ideolojinin okunması
İbrahim Karataş, Evangelizmin teolojik bir inançtan çok İsrail yanlısı politikaları meşrulaştıran bir güç aracı haline geldiğini ve son zamanlarda yaşanan sorgulamaların bu yapıyı sarsabileceğini aktarıyor.
İbrahim Karataş / Fokusplus
ABD’li Elçi Huckabee Üzerinden Bir Evangelizm Analizi
ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee -ki kendisi eski bir rahiptir- ünlü Amerikalı gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajda İsrail’in Nil’den Fırat’a kadar olan alanda yani Yahudi teolojisi tabiriyle ‘vaat edilmiş topraklarda’ yayılmaya (işgale) hakkının olduğunu söyledi. Ona göre İsrail isterse (ki istiyor ve neden istemesin) Lübnan’ı, Suriye’yi, Sina çölünü, Doğu Şeria’yı, Hatay’ı, Gaziantep’i ve daha nice yerleri işgal edebilir, orada yaşayan insanları Gazze’de yaptığı gibi katliam yaparak katledebilir ve canı istediğinde İran, Türkiye, Suudi Arabistan (buna Kabe de dahil) üzerine bombalar yağdırabilir.
Bu sözleri ABD büyükelçisi ve Hristiyan bir Siyonist olarak söylediği için Amerika’nın da İsrail’in emellerine sınırsız destek vereceğini anlayabiliriz. Özellikle Trump yönetimi içinde Huckabee gibi İsrail’i Amerika’ya önceleyen bir siyasi ve bürokratik güruhun en etkili koltuklarda durduğu bir dönemde desteğin daha da artması sürpriz olmayacaktır. ABD öyle bir İsrail/Yahudi etkisi altında ki, geçtiğimiz günlerde Netanyahu Washington’u ziyaret ettiğinde Trump’la görüşme öncesi Amerikalı yetkililerle yaptığı görüşmedekilerin tamamı Yahudiydi. Bir bakıma İsrailli Yahudilerle Amerikalı Yahudiler İran’ın kaderini tayin edecek görüşme için bir araya gelmişlerdi. Şayet içlerinde Yahudi olmayan varsa onlar da Huckabee gibi Hristiyan Siyonistlerdi.
Hristiyan Siyonistlerin çoğunluğu Evangelisttir. Evangelistler Hz. İsa’nın tekrar dünyaya gelmesi için İsrail’in kurulması gerektiğine inanırlar. Aslında İncil’de böyle bir kehanet Samuel Untermeyer isimli Yahudi avukat bir başka papaz olan Cyrus Scofield’e Scofield Referans İncil’ini yazdırıp 1909 yılında yayınlatıncaya kadar yoktu. O günden beri Evangelistler için en önemli dini vazife İsrail’i savunmak olmuştur. Evangelistlere göre şayet bir Hristiyansanız ve İsrail’i savunmuyorsanız büyük bir günah içindesiniz demektedir.

Hristiyanlığı İsrail fanatizmine dönüştüren ve indirgeyen bu yeni akıma İncil’in bu kez Yahudi eliyle tahrifi de denilebilir. Tahrifin ürünü olan Evangelistlerin ABD’de siyaset üzerinde etkili olması ise Ortadoğu’nun bundan önceki ve şimdiki ve dahi sonraki tahrif ve tahribatı neticesini vermiştir.
Gazze ve Evangelizmin sorgulanması
Aslında Gazze’deki katliam Evangelizmin de sorgulanmasına neden oldu. Samimi Evangelistler İsrail’in katliamlarını görünce inandıkları değerleri sorgulamaya başladılar ve ilk olarak neden Hz. İsa’yı sevenlerin ve gelişini bekleyenlerin katliamcı bir ülkeyi desteklemek zorunda olduğunu sorguladılar. Hz. İsa tekrar geldiğinde iyi insanlara sahip çıkacağına göre neden bebekleri öldüren bir millete destek vermek iyi Hristiyan olmanın gereği olsun? Bir peygamber neden kötülüğün tarafını tutsun? Hem İsrail’in Hristiyanlara olan menfi tavrı da malum. Dahası Hristiyanlar da Hz. İsa’yı Yahudilerin öldürdüğüne dair yaygın bir kanaate sahip. Şayet bu doğruysa neden Hz. İsa’nın gelişi için onun katillerinin torunlarıyla işbirliğine gidilsin?
Bu ve benzeri soruları soran birçok Evangelist taraf değiştirdi ve bugüne kadar bekledikleri kehanetlerin doğru olmadığını İsrail’in katliamları üzerinden akıl yürüterek teyit etmeye çalıştılar. Ancak halen İsrail’e sınırsız destek veren Huckabee gibi çok sayıda Evangelist var. İsrail/Yahudi lobisi en azından onları kontrolünde tutmak için amansız bir mücadele veriyor. Medyadaki haberlere göre 1000 Amerikalı rahip İsrail’e giderek eğitim almaya başladı. Bu 1000 rahip Amerika’ya döndüğünde 100 bin Hristiyan elçi yetiştirip İsrail’in propagandasını yapacaklar. Bu tür bilgiler komplo gibi gelebilir ama Epstein belgeleri aynı güruhun komplo gibi görünen birçok suçu işlediğini ortaya koydu. Dolayısıyla İsrail’in Evangelist desteği kaybetmemek için elinden geleni yapacağını beklemek gerek.
Yukarıda bazı Evangelistlerin İsrail’e verilmesi gereken desteği sorguladıklarını ve Evangelizmi terk ettiklerini yazmıştık. Ancak halen İsrail’i destekleyen çok sayıda Evangelist var ki bunun iki sebebi var. Birincisi, bazıları hala Evangelist apokalipsisine inanıyor. Bu yüzden İsrail’i desteklemeye devam ediyorlar. Diğer bir kesim ise inancını siyasete alet ediyordur. Evangelizm aynı zamanda dünyevi makam demektir. Huckabee’yi büyükelçi, kızını vali yapan ana sebep Evangelizm üzerinden İsrail/Yahudi lobisine yakınlaşarak siyasette basamakları tırmanmalarıdır. Bunun delili Huckabee’nin AIPAC’tan bağış alanlar listesinde üst sıralarda olmasıdır.

Hal böyleyken Huckabee gibi önde gelen Evangelistlerin Hz. İsa sevgisi nedeniyle İsrail’e destek verdiğine inanmak çok zordur. Evangelizmin kehanetlerini İsrail’e destek vermek için bir perde olarak kullandıkları daha gerçekçi bir teoridir. Şayet AIPAC’ın destek verdiği kongre adayları önümüzdeki seçimlerde kaybederse Evangelist kehanetler seçim yoluyla hurafeye dönecektir. Huckabee gibi siyasetçiler de siyaset sahnesinden silineceklerdir.
Çünkü İsrail yanlısı Evangelistler her ne kadar vites yükseltseler de İsrail’in açığa çıkan gerçek yüzü azıcık vicdanı olan herkesin bu ülke ve destekçileriyle arasına mesafe koymasına neden oluyor. Anti-İsrailci Evangelist kesim sayıca çok olmasına rağmen güç bağlamında zayıftırlar. Ancak ABD’deki seçimler onların elindeki en büyük koz olacak ve muhtemelen İsrail’in ABD siyaseti üzerindeki etkisini oylarıyla kıracaklardır.
İsrail’in hesabı Yahudi lobisiyle siyasetçileri, medya ile de (özellikle sosyal medya ile) Amerikan halkını kontrol altında tutabilmekti. Ancak Epstein dosyalarından akan pislik o kadar fazla ki İsrail ne kadar çok temizlenirse temizlensin ortaya çıkan her yeni dosya İsrail’i daha da kirletti. Yükselen Yahudi düşmanlığı sadece sıradan Amerikalıları değil Evangelistleri de etkilemiş görünüyor. Evangelistlerin kaybedilmesi demek nerdeyse tüm Amerika’nın kaybı demektir. Çünkü onlar kadar İsrail dostu başka bir Amerikalı grup yoktur. Özetle İsrail’in katliamları Amerika’da da uyanışa sebep olmuş durumda ve gidişat böyle devam ederse en büyük dostlarını da kaybetmiş olacaklar.
Bu aynı zamanda İsrail’i savunmayı ibadet gibi gören Evangelist inancının da sarsılması demektir. Çünkü Evangelistler için kehanetler inancın temelidir. Söz konusu kehanetlerin siyasi bir kurgu olduğunun ortaya çıkması Evangelistleri sarsacaktır. Hatırlanırsa DEAŞ da Suriye’nin Dabıq mevkiinde Melhame-i Kübra (Armageddon) savaşını bekliyordu. Ancak ne savaş oldu ne de DEAŞ ayakta kaldı. Şiilerin beklediği Mehdi de gelmedi. Görünen o ki insan kurgusu bir kehanet daha yani Evangelistlerin Armageddon savaşı da olmayacak veyahut Evangelistler o savaşa dahil olmayacak.
Orta Doğu’da her şey hızlı değişiyor. Ancak bu sefer değişim Amerika’yı da etkiliyor. Özellikle de Evangelist mezhebini derinden sarsıyor.




HABERE YORUM KAT