Akyazı’da 83. Başörtüsü Eylemi

Akyazı’da 83. Başörtüsü Eylemi

Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu’nun düzenlemiş olduğu başörtüsüne özgürlük eylemlerinin 83.ü gerçekleştirildi.

Basın açıklamasının metni:

Akyazı başörtüsüne özgürlük platformu olarak bugün direnişimizin 83ncü haftasındayız.83 haftadır bu toprağın çocuklarının sorunlarıyla ilgileniyor, dertleriyle dertleniyoruz. Biz yerliler hiçbir zaman yerli insanların acılarına asla kayıtsız kalmadık, bundan böylede kalmayacağız. Zira biliyoruz ki, sessizlik ve zulümlere tepkisizlik zulmün ve zulümlerin doğurduğu acıların katmerleşmesini sağlamaktadır. Hem bizler yüce önderin ölümsüz emrinin de idrakinde olan kutsal direnişçileriz. Ne diyordu yüce önder, göz bebeğimiz Hz. Muhammed Mustafa sav "zalimler karşısında susanlar dilsiz şeytanlardır'' Allah bizleri dilsiz, elsiz ve gönülsüz şeytanlar olmaktan azade kılsın. Amin.

Biliyorsunuz sevgili mücadele arkadaşlarımız bugünlerde birer ilim mabedi olması gereken üniversitelerde açılmaktadır. Bu ülkenin istiklalini şekillendirmede aktif rol oynayacak olan genç dimağlar, biricik evlatlarımız yüksek öğretime mukaddeme yapacaklardır. Ama ne hazin ki, birer ilim fidanı olup çoraklaştırılmış yurdumuza şifa olacak bu genç dimağlar daha bu ilim mabetlerinin kapılarında soldurulmaktadır, nazik gönülleri kırılmakta ve aşk ateşleri söndürülmektedir. Bu insana ve insanlığa ihanettir. Çok vahim ve acı bir durumdur. İnsanlığın bu acılara duyarsız kalması ise daha da acı ve acıtıcıdır. İlim üretmesi gereken mabetler terör üretmektedir. Teröriste yapılmayan muamele ilim çiçeklerine reva görülmektedir. Uzun yıllardır bu ülkenin evlatlarını ve insanlarını yürekten yaralayan ve bu güzel ülkenin gerilemesine sebep olan bu soysuz uygulamalar bir an önce son bulmalı ve özgürlük güneşi bu ülkenin ve insanlarının karabahtını sonlandırmalı, bütün anayurdu bir uçtan bir uca tenvir etmelidir.

Bu arada henüz tazeliğini koruyan derin ve vahim bir soruna da değinmek gerekmektedir. Hiç kimse bu toplumun ortak malı olan ve bütününü temsil eden ve gencecik vatan çocuklarının mukaddes görevlerini icra ettikleri aziz bir yuva olan Türk Silahlı Kuvvetlerini bireysel arzu ve hırslarına alet edemez, etmemeli ve ettirilmemelidir. Bu ülkenin bu devletin bu toplumun huzuruna kast edenleri taltif etmede bu mukaddes kurum alet edilmemelidir. Bu çok yaralayıcıdır. Bu ülkeyi karanlığa mahkum etmeye tevessül edebilecek raddeye gelmiş kişilerle iş yapmak ya da bu tür şahısları taltif etmek bu mukaddes kurumun işi olamaz, olmamalıdır. Vatan için kurban olanların ruhların inciten bu durumlar gönülleri de yaralamaktadır. Ve vuku bulan bu olumsuz durumdan dolayı sorumlular ya istifa etmelidirler ya da toplumdan özür dilemelidirler. Bu durumlar hep toplumsal kayıplara ve ülke bazında gerilemelere ve devlet olarak ta zafiyete yol açmıştır. Hiç kimse bu ağır sorumluluğun altından kalkamaz. Artık bu minvalde şehadet kavramında istismarına bir son verilmesi gerekmektedir. Bir tarafta şehit olan evlatların aziz anne ve bacıları diğer tarafta terörist muamelesi görüyorsa burada bir sakatlık vardır. Artık acıların son bulduğu, Anadolu'nun güldüğü, özgürlük güneşinin ufku kapladığı devirlerin gelmesini bekliyoruz. Ama hiçbir şeyde bedelsiz elde edilmeyecektir.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir