
"Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et"
"Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden rızık istemiyoruz; seni biz rızıklandırıyoruz. Güzel akıbet takva sahiplerinindir."

Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden rızık istemiyoruz; seni biz rızıklandırıyoruz. Güzel akıbet takva sahiplerinindir. (Taha: 132)
Sen namaza devam et ve ehlinin de ilk problemi, tek problemi namaz olsun. Ne kendin için, ne de ehlin için dünyanın zevk-ü sefası dert olmasın, problem olmasın. Çünkü seni de aileni de, oğlunu, kızını da kurtaracak olan güzel bir namazdır. Hepinizi kurtaracak olan Allah’la diyalogdur. Unutmayasın ki bir vakit namaz dünya ve üzerindekilerden, dünya mülklerinden daha hayırlıdır. Bir vakit namaz oğlun, kızın için hazırladığın bir dünya geleceğinden çok daha hayırlıdır.
“Yakınlarına namaz kılmayı öğret.” Müslüman erkeğin başta gelen görevlerinden biri evini müslüman bir eve dönüştürmesidir. Hem onları, hem de kendisini Allah’a bağlayan görevleri yerine getirmek için yönlendirir. Böylece onların hayattaki yüce amaçları bütünleşmiş olur. Her ferdin Allah’a yöneldiği bir evin havası içinde, hayat ne güzeldir…
“Kendin de onu sürekli olarak kıl.” Onu eksiksiz bir biçimde kılmaya ve gereklerini gerçekleştirmeye çalış. Çünkü namaz insanı aşırılıklardan ve kötülükten alıkoyar. İşte namazın en sağlıklı etkisi de budur. Duygularında ve hayatta, bu ürünlerini verene kadar namaza devam etmek gerekir ki, bu sonuçlar alınsın. Böyle olmadıktan sonra namaz kılınmış olmaz. Sadece hareketlerden ve kelimelerden ibaret kalır.
Bu namazın, ibadetin ve Allah’a yönelişin başlıca görevlerindendir. Bu senin ibadetlerinden Allah’ın hiçbir yararı yoktur. Yüce Allah’ın sana ve diğer kulların ibadetlerine ihtiyacı yoktur: “Senden geçim peşinde koşmayı istemiyoruz. Biz geçimini sağlarız.” Bu ibadetler takva duygusunu uyandırırlar. “Mutlu son, kötülüklerden sakınanların olacaktır.” Buna göre kulluk yapan insan hem dünyada , hem ahirette kazanç elde etmiş olur. Kulluk yapar. Hoşnut olur.
Huzura kavuşur ve rahatlar. Kulluk yapar, bundan sonra da bol mükafata kavuşur. Yüce Allah ise, bütün alemlerden zengindir.
FİZİLALİL KUR’AN
Zemahşerî’nin bu ayete getirdiği temel yorumlar ve vurguladığı nüanslar şunlardır:
1. "Ailene Namazı Emret"
Zemahşerî, buradaki "ehl" (aile) kavramını hem dar hem de geniş anlamıyla ele alır:
Özel Anlamı: Hz. Peygamber’in (s.a.v.) kendi ev halkı, hanımları ve çocuklarıdır (özellikle kızı Hz. Fatıma ve damadı Hz. Ali). Nitekim nüzul rivayetlerine atıfta bulunarak, bu ayet indikten sonra Efendimiz'in aylarca her sabah onların kapısına gidip "Namaz vakti!" diye seslendiğini hatırlatır.
Geniş Anlamı: Peygamber'in "inanç ailesi", yani tüm ümmetidir. Zemahşerî'ye göre bir lider veya aile reisi, sadece kendinden sorumlu değildir; tebaasının ve yakınlarının ibadet hayatını gözetmekle de yükümlüdür.
2. "Kendin de Ona Sabırla Devam Et"
Bu kelime sıradan bir katlanma değil; zorluklara göğüs gererek, büyük bir sebat ve titizlikle namaza devam etmek anlamına gelir.
Zemahşerî der ki: "Başkasına bir şeyi emreden kişinin, önce kendisinin o konuda en yüksek titizliği ve sebatı göstermesi gerekir ki emri tesirli olsun." Dolayısıyla Hz. Peygamber'in şahsında tüm müminlere, namazı hayatın merkezine sabırla yerleştirme ödevi verilmiştir.
3. "Biz Senden Rızık İstemiyoruz"
Zemahşerî bu ibareyi iki açıdan yorumlar:
Kulluk Psikolojisi ve Teselli: Allah Teâlâ adeta şöyle buyurmaktadır: "Sen ve ailen namaz kılmak, ibadet etmekle meşgul olun. 'Geçimimi nasıl sağlayacağım, çoluk çocuğun rızkı ne olacak?' diye endişe edip kafirlerin elindeki dünya malına özenmeyin. Çünkü sizin rızık peşinde koşarak ibadeti aksatmanızı istemiyorum.
4. "Seni Biz Rızıklandırıyoruz"
Burada vurgulamak istediği şey şudur: Rızkı veren mutlak surette Allah'tır. Kul, ibadetle meşgul olurken Allah onun maddi ve manevi rızkını garanti altına almıştır. İbadet, rızkın kesilmesine değil, aksine bereketlenmesine vesile olur.
5. "Güzel Akıbet Takva Sahiplerinindir"
Zemahşerî’ye göre dünya hayatındaki geçici zenginlikler, kafirlerin elindeki meta aldatıcıdır. Gerçek ve kalıcı olan "hayırlı son" (cennet ve Allah'ın rızası), namazını sabırla kılan ve günahlardan titizlikle sakınan takva sahiplerinin olacaktır. Ayetteki "takva" kelimesini direkt "muttakiler" (takva üzere yaşayan insanlar) olarak tefsir eder.
Özetle Zemahşerî der ki:
Ey mümin! Dünyalık rızık ve geçim endişesini bir kenara bırakıp asıl vazifen olan namaza ve ailene sahip çık. Çünkü seni besleyen ve yaşatan güç zaten Allah'tır; O'nun senin ibadetine ihtiyacı yoktur, senin O'na ve namazın kazandıracağı temiz bir akıbete ihtiyacın vardır.
EL KEŞŞAF TEFSİRİ


HABERE YORUM KAT