
Aile Umudu: Değerin, bağın ve sevginin izinde
"Aile, bireyi anlamla, değerle ve kökle buluşturan bir mekân olarak yaşatıldığında, sekülerleşmenin aşındırıcı etkilerine karşı da güçlü bir direnç noktası hâline gelecektir."
ZEHRA TÜRKMEN / HAKSÖZ-HABER
Celalettin Vatandaş, aile olgusunu fıtri ve İslami boyutuyla, tarihi süreçte evrildiği biçimler ve karşılaştığı çağdaş riskler olarak, daha birçok açıdan son olarak da ümmetin yeniden zindeleştirilmesinin ilk basamağı olarak ele aldığı çalışmasını dört ayrı kitapta işlemiş. Bu yazımızda üçüncü kitabını ele alıyoruz. Konuyla ilgili son kitabı: Aile Yorgunluğu. Konuyla ilgili son kitabını da inşallah son yazımızda ele alacağız.
Bu yazımızda aileyle ilgili ilk ve ikinci kitaplarından sonra Celalettin Vatandaş’ın konuyla ilgili üçüncü kitabı Aile Umudu’nun kısa bir değerlendirmesini yapmaya çalışacağız.
Aile Umudu adlı eserin "Ailenin Ontolojik Zorunluluğu ve Evrenselliği" başlıklı ilk bölümü, aileyi sadece tarihsel bir gelenek veya toplumsal bir ihtiyaç olarak değil; insanın biyolojik, psikolojik, sosyolojik ve ilahi kodlarına işlenmiş vazgeçilmez bir hakikat olarak tanımlayarak başlar. Yazar, modernleşme, kentleşme ve dijitalleşmenin yarattığı tüm sarsıntılara, ailenin ekonomik bir üretim birimi olmaktan çıkıp bir tüketim alanına dönüşmesine rağmen, bu kurumun insanın aidiyet ve sevgi ihtiyacına cevap veren "fıtri bir direnç" alanı olduğunu vurgular. Bölümün temel tezi, ailenin sadece bir tercih değil, insanın varoluş hikayesini anlamlı kılan temel bir zorunluluk olduğudur.




