Hasan Karakaya'nın yorumu:
Bir gazete, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün sözünü manşete çekmiş... Türk, demiş ki; "Eski Baykal'ı arıyorum!"
Habere göre, Ahmet Türk; 12 Eylül'den sonra cezaevinden çıktığında ziyaretine gelip "hesap sorma" sözü veren dostu Baykal'ı özlediğini şöyle ifade etmiş;
"1983 yazıydı... Deniz Baykal Diyarbakır'a gelmişti... O da yasaklıydı... Üstümüzde yıldızlar... Rakılar açıldı... Çektiklerimizi konuştuk... Söz, Diyarbakır Cezaevi'ne geldi. Ben anlattım, o dinledi... Ağlama noktasına geldik... Deniz Bey dedi ki; 'Bir daha Meclis'e girersek, bunların hesabını soracağım!..' Ben, o duyguları paylaştığım Baykal'ı görmek istiyorum!"
O iş, biraz zor... Öyle ya; "içki" içerken söylenen sözleri daha sonra kim hatırlamış ki, Baykal hatırlasın!?!..
Hem sonra, Bay Baykal; hangi "açılım"ın arkasında durmuş ki, "şişe açılımı"nın arkasında dursun!..
Açmış şişeyi, dökmüş kadehe, içmiş de içmiş!.. "
Zom" olup da o lâfları söylediyse, ayıldığında hatırlar mı hiç?..
O halde, Ahmet Türk'e düşen iş; "o gece"nin üzerine, "bir bardak su içmek" olsa gerek!.. Yani, o da unutsun!.. (vakit)